İstanbul’da, Almanya’dan gelen bir gurbetçi ailenin yaşadığı talihsiz olay hepimizi derinden sarstı. Hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Böylesine acı bir hadise, dünyanın herhangi bir yerinde de yaşanabilecek bir durumdur; bu, acının gerçekliğini azaltmaz ama meseleyi daha sağduyulu ele almamız gerektiğini hatırlatır.
Ne var ki bu olayın ardından, gastronomi turizminde emek veren binlerce insanı zan altında bırakan genellemelerin yapılması, acının kendisi kadar üzücü. Çünkü bir sektör, birkaç istisna üzerinden yaftalanamaz. On binlerce şefin, üreticinin, esnafın alın teri ve emeği; bir cümlede yok sayılamaz.
Evet, denetimsizlik varsa konuşalım. Eğitim eksikliği, belge-yeterlilik sorunları, kontrol mekanizmasındaki boşluklar varsa masaya yatıralım. Ancak çözüm; suçlayarak, karalayarak, toplumu paniğe sürükleyerek değil, doğru yerlere odaklanarak gelir. Sorun nerede ise tedbir oraya uygulanır; sektörün tamamı hedef gösterilmez.
Unutmayalım ki gastronomi, bu ülkenin kültürel mirasıdır. Her tabağın arkasında bir hikâye, bir ustalık, bir yaşam mücadelesi vardır. Turizmin kalbinde yer alan bu sektör, özveriyle çalışan binlerce insanın emeği üzerine kuruludur.
Bugün bize düşen; genelleme yapmak değil, sistemi güçlendirmek, eğitimi yaygınlaştırmak, denetimi ciddiyetle ele almak ve hatayı kişide ararken sektörü töhmet altında bırakmamaktır. Çözüm odaklı bir bakış açısı, hem ülkemizin gastronomi değerini korur hem de gerçek sorumluların doğru tespit edilmesine katkı sağlar.
Son günlerde ülkenin dört bir yanında adeta bir kampanya başlatılmış gibi, turizmi ve gastronomiyi hedef alan toplu söylemler ise bir başka sorun. Zaten zorlu bir dönemden geçen turizm sektörü, bu tür yaklaşımlarla daha da kan kaybediyor ve dünya karşısında haksız yere küçük düşürülüyor. Oysa yapılması gereken çok açık: Denetimleri artırmak, ilaçlama ve hijyen süreçlerini ehil, sertifikalı, işinin uzmanı şirketlere teslim etmek ve kalite standartlarını tavizsiz şekilde uygulamak. Bu yaklaşım, sektörün güvenini yeniden güçlendirir; hem misafirin güvenliğini sağlar hem de ülkenin itibarını korur.
Gastronomi yazarı danışman chef Mehmet kudat




