İSLÂM ve FIRSATÇILIK
Koşulları lehine dönüştürmek için, uygun zamanı bekleyen akbaba örneğinde olduğu gibi, acımasızca
avına çöken kişiye fırsatçı veya oportünist denir. Fırsatçılar içten pazarlıklı, kurnaz, haset, sinsi ve bilinçli
davranırlar. İnsanlara arkadaşça, dostça yaklaşarak güvenlerini kazanırlar avının çaresiz olduğu bir anda
üzerine çullanırlar. Fırsatçılar bahane üretmede, laf ebeliğinde, salaklığa yatmada yeteneklidirler, gözüne
kestirdiği avının gizli yönlerini, yaptığı yanlışları, işlediği suçları hataları teknoloji desteğiyle öğrenmeye çalışır
ve zamanı gelince de durumu istismar ederek şantajla menfaat temin ederler.
FIRSATÇILIK HARAMDIR
İslâm Dini, ihtiyaç sahiplerine “güzel borç-karz’ı hasen” vermeyi, diğergâm olmayı ve iyilikte yarışmayı
teşvik eder ancak fırsatçılara da dikkat etmelidir. Cenab’ı Allah Kur’an’ı Kerim Bakara Suresi, 280.Ayet’i
Celile’sinde “Eli darda olan borçlunun eli genişleyene kadar beklemek gerekir. Bağışlamanız, sizin için daha
hayırlıdır.” demektedir. İslam inancında karaborsacılık, tefecilik, fırsatçılık ve insan haklarına karşı gelmek
yasaklanarak haram edilmiştir. Yalnız kendi çıkarını düşünen egoist, ihtiraslı, acımasız, vicdansız, zalim,
ahlâk yoksunu fırsatçılar toplumun en büyük problemlerinden biridir. Örnek rol model Hazreti Muhammed’in
(S.A.V) “Aldatan bizden değildir.” Hadis’i Şerif’i ise kulağa küpe olmalıdır.
YAŞANMIŞ MANZARALAR
Mart.2020’de başlayan ve üç yıl süren Covid-19 Pandemi Dönemi’nde gıda maddeleri, korunma
araçları, seyahat giderleri fırsatçıların ekmeğine yağ sürmüş, 6.Şubat.2023 depreminde konut kiraları,
enkaz kaldırma ve buna benzer işler fırsatçıların cüzdanlarını şişirmiştir. Ekonomik krizler, savaş rüzgârları,
bayramlar, anmalar, kutlamalar, düğünler fırsatçıların dört gözle beklediği günlerdir. Mültecileri, garibanları
ve işsizleri ücretli köle mantığıyla çalıştırmak İslâm ahlâkıyla bağdaşmayan davranıştır. Dejenere olan
toplum çürümeye başlar ve daha sonra kokar, bu durumdan istisnasız herkes etkilenir.
BİR FIRSATÇI FIKRASI
Günlerdir işsiz kalan, aç gezen, ekmek parası bulmada zorluk çeken gariban, gözüne kestirdiği bir
işverene sigortasız, primsiz, tazminatsız boğaz tokluğu karşılığında çalışmak istediğini söyler.
Muhafazakâr, mütedeyyin patron fırsatı ganimet bilerek, pazartesi ve perşembe günlerinde oruç tutmasını
ve böylece sünnet sevabı kazanması koşuluyla işe alınacağını söyler. Çaresiz gariban da şartları kabul
ederek köleliğe ilk adımını atmış olur. Patron “Çalıştırdığınız işçinin hakkını ödeyiniz. Hizmetinizde
bulunanlara yediğinizden yediriniz giydiğinizden giydiriniz” Hadis’i Şerif’ini bildiği halde egosuna yenik
düşmüştür.
FIRSATÇILIĞIN ETKİLERİ
Kutsal değerlerin, büyük ideallerin önüne geçen menfaat ilişkileri arttığı vakit vefa, dürüstlük,
samimiyet, iyilik, dayanışma sona erer ve fırsatçılık başlar. Fırsatçılığın yansımaları ailede, iş yerinde ve
toplumda olumsuz etkileri görülür. Güven duygusu kaybolur, sadakat zedelenir, insani ilişkiler zayıflar,
güzel ahlâk anlayışı erozyona uğrar, eşitlik ve adalet yerini baskıya ve şiddete bırakır, hayaller ve umutlar
kırılır, herkes çıkarını korumakla, geçimini sağlamakla ilgilenir. Bencilleşen fırsat düşkünü insanlar “Dünya
yansa hasırının yanmasını istemez, altta kalanın canı çıksın, ölen ölür kalan sağlar bizimdir.” der.
İNSANI TANIMA KRİTERİ
İnsanı yakından tanımak mesleğini, memleketini, beğenilerini, yeteneklerini, endamını ve özgeçmişini
bilmek değildir. Dost ve arkadaş bilinen kişileri sofrada, cömertlikte, cimrilikte, öfkesinde, yolculukta,
zorlukta, alış-verişte, paylaşımda, menfaatinde, yoklukta, varlıkta, şöhret kazandığında, makama
geldiğinde, zayıflara, düşkünlere ve hayvanlara gösterdiği merhametinde tanırız. Kerim Nisa Suresi,
28.Ayet’i Celile’de “İnsan zayıf yaratılmıştır” denilmektedir. Yaratılış itibariyle insan acizdir, nankördür,
unutkandır, acelecidir, bencildir, cimridir, tembeldir, ihtiraslıdır, bahane üretir ve övülmeyi de pek sever.
FIRSATÇILIĞIN PANZEHİRİ
Cenab’ı Allah Kur’an’ı Kerim’de ben değil biz diye hitap etmesinin anlamı büyüktür. İslamî eğitim
almış, güzel ahlâk edinmiş, milli ve manevi değerleri benimseyen kişi ve toplumların önüne fırsatlar serilse de
dönüp bakmazlar. Erdemli insanlar diğergâmlık yapar, hoş görülü davranır, gereksiz israfa giden harcama
yapmaz, borç para vermeyi, iyilik yapmayı ibadetten sayar. Hadis’i Şerif’lerin ışığında empati yaparak
maddi yönden kendinden aşağıdakilere, manevi yönden yukarıdakilere ibretle bakarak dersler çıkarır, kendisi
için beğendiğini kardeşi için de beğenir, kendisi için beğenmediğini kardeşi için de beğenmez.




