tr usd
USD
0.15%
Amerikan Doları
47,34 TRY
tr euro
EURO
-0.06%
Euro
53,89 TRY
tr chf
CHF
0%
İsviçre Frangı
57,88 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
2.4%
Rus Rublesi
0,62 TRY
tr cny
CNY
0.24%
Çin Yuanı
6,99 TRY
tr gbp
GBP
0.06%
İngiliz Sterlini
63,16 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
-0.04%
Euro Amerikan Doları
1,14 TRY
bist-100
BIST
-0.95%
Bist 100
13.943,87 TRY
gau
GR. ALTIN
0.34%
Gram Altın
6.175,69 TRY
tr btc
BTC
0.8%
Bitcoin
3.052.806,00 TRY
tr eth
ETH
1.3%
Ethereum
89.102,00 TRY
tr bch
BCH
0.1%
Bitcoin Cash
9.987,88 TRY
tr xrp
XRP
0.7%
Ripple
52,17 TRY
tr ltc
LTC
0.8%
Litecoin
2.212,55 TRY
tr bnb
BNB
0.7%
Binance Coin
26.991,00 TRY
tr sol
SOL
1.3%
Solana
3.552,70 TRY
tr avax
AVAX
8%
Avalanche
320,59 TRY
  1. Haberler
  2. Genel
  3. istanbulda Adalet Çağrısı

istanbulda Adalet Çağrısı

featured

Demokrasi platformu tarafından yapılan 2. Bahar buluşması programı İstanbul da yapıldı.

Hüseyin Çelik’ten adalet ‘çıkışı’: Adeta çakılmış durumdayız

Eski AKP’li ve milli eğitim bakanı Hüseyin Çelik şöyle konuştu: “Dünya adalet raporuna göre Türkiye 143 ülke arasında 118’inci sırada. 2015’te Türkiye 80’inci sıradaydı. 10 yılda 38 basamak düşmüşüz adeta çakılmış durumdayız.”

Demokrasi Platformu’nun düzenlediği konferansta konuşan Çelik, şunları söyledi:

“Bizim memlekette ahlakı siz mercekte bulabiliyor musunuz? Biz ahlak deyince maalesef sadece kadın erkek münasebetini ve cinsi ahlak anlıyoruz. Ama ahlak çok daha geniş bir kavramdır. Maalesef o da bizde çok eksikliğini hissettiğimiz bir şey.

Bu Justice Project’in son yayınladığı dünya adalet raporuna göre Türkiye 143 ülke arasında 118’inci sırada. Honduras, Angola gibi ülkeler bile bizim önümüzdedir.

Bu çok hazin bir durum değil mi? 2015’te Türkiye 80’inci sıradaydı. 10 yılda 38 basamak düşmüşüz, adeta çakılmış durumdayız.

Bireysel özgürlükler açısından dünyadaki perspektife göre Türkiye 165 içerisinde 144’üncü sırada. Bizden sonra Papua Yeni Gine gibi ülkeler geliyor. Türkiye’de cezaevlerinin kapasitesi 300 bin civarındadır. Şu an cezaevlerimizde 420 bin insan var.”

Demokrasi Platformu’nun düzenlediği “Adalet hemen şimdi” başlıklı panelde konuşan Sevtap Yokuş, Türkiye’nin belirsizliğe sürüklendiğini belirterek “Bir mahkemenin verdiği kararı başka mahkeme tanımıyor” dedi.

Demokrasi Platformu'nda 'Adalet hemen şimdi' paneli

Demokrasi Platformu “Adalet Hemen Şimdi!” başlığı ile İstanbul Fatih ilçesinde Akgün Otelin Topkapı Konferans salonunda panel düzenledi. Panele çok sayıda iş insanı, akademisyen ve yurttaş katıldı. Panele konuşmacı olarak avukat Figen Çalıkuşu, Prof. Dr. İzzet Özgenç, Prof. Dr. Sevtap Yokuş ve Anayasa Mahkemesi eski başkanı Haşim Kılıç katıldı. Panelin kolaylaştırıcılığını Prof. Dr. Hüseyin Çelik yaptı.

‘TÜRKİYE BELİRSİZLİK FIRTINASINA SÜRÜKLENİYOR’

Adaletsizliğin toplumu çürüttüğünü vurgulayarak sözlerine başlayan Figen Çalıkuşu şöyle devam etti: “Türkiye belirsizlik fırtınasına sürükleniyor. Yaralarımız derin. Bir mahkemenin verdiği kararı başka mahkeme tanımıyor. Selahattin Demirtaş, Osman Kavala hala tutsaksa, KHK’lıların hakları hala verilmiyorsa, takipsizlik kararı verilen KHK’lar hala işine dönemiyorlarsa, Cumartesi Anneleri 31 yıldır hiç yılmadan kaybolan yakınlarını arıyorsa, ülkede çocuklarımız öğretmenlerini, anne babalarını akranlarını öldürebiliyorsa, adalet bakanı çıkıp da 6 yıldır devletin içine çöreklenen uçların kanlı elleriyle üzeri kapatılmış genç bir kadın evladınız Gülistan Dokun’nun soruşturmasını açarken katilleri aramızda geziyorsa hala Narin yavrumuzu orada bırakan hukukun devletinin ruhu da rahmetli olmuş demektir.”

‘DEMOKRASİDEN TAMAMEN UZAKLAŞTI’

Panel devamında söz alan Anayasa Hukukçusu Sevtap Yokuş, Türkiye’nin cumhuriyet döneminin başından 2002 yılına kadar tam anlamıyla demokratik bir ülke olmadığını vurgulayarak, “AKP’nin gelişiyle birlikte ve ilk dönem AB uyum yasaları konusunda adımların da atılmasıyla bunun bir umut olacağını düşündük. Özellikle 2004 yılında ‘iç hukuk ve AİHM kararları birbirleriyle çakışıyorsa AİHM kararları bağlayıcıdır.’ Türkiye hükümetinin aldığı karardan sonra artık demokrasi yolunda ilerlendiğini düşündük ancak bugün gelinen noktada nasıl yanıldığımızı görebiliyorum. 2017 yılında başkanlık rejimine geçişle birlikte artık demokrasiden tamamen uzaklaşıldı. Dünyada başkanlık sistemiyle yönetilen ve demokrasi sayılabilecek sadece ABD örneği var. Yarı başkanlık sistemine örnek olarak da sadece Fransa örnek olarak gösterilebilir” dedi.

‘DARBELERİN GERÇEKLEŞMESİNDE YARGININ ETKİSİ VAR’

Haşim Kılıç ise 1990 yılından beri HSK içinde olduğunu uzun yıllar askeri vesayetin zorluğunu çok gördüğünden bahsederek şöyle devam etti: “2010 yılında referandum döneminde yeni bir anayasa için çok heyecanlandık. Ancak şimdi çok özür dileyerek söylüyorum, askeri vesayet dönemi adaletini çok özlüyorum. 2010’dan sonra parti kapatılmadı ama bu, demokratik bir ortamda yaşadığımız anlamına gelmiyor. Darbelerin gerçekleşmesinde yargının tarafsız olmamasının çok büyük bir etkisi var.”

Prof. Dr. Sevtap Yokuş

Diğerini dışlama diğerini reddetme diğerini intihar etme üzerine kurulu olmuşum ben kaynaklıdır yani biz aslında geçmişten günde anayasalarımız yoluyla demokrasiyi inşa ederken bu cumhuriyetin demokratikleşme fikrini bertaraf ettik bir tarafa bıraktık ve o yüzdendir ki türkiye’de anayasalar ve demokrasi ilişkin ilkeler hep yaralı bir şekilde ilerlemiştir bir türlü kurtulamamıştı 1961 anayasası örneğin evet özgürlükler bakımından çok geniş bir içeriğe sahiptir bütün anayasalardan daha özgürücü diye tanımlamak doğru biz de oldukça uzun besiner ama rejimi özgürlüklerle ilgili nedir 1960 km hızla ama 1961 anayasası aynı zamanda askeri vesayeti kurumsallaştıran bir anayasası olmuştur bürokratik vesayeti kurumsallaştır olmuştu ve evet demokrasinin inşasında yeterli olamamıştı ama ama bir bakır 82 anayasası aslında bugünkü felaketi hazırlayan başlangıç oldu

Ebedien ayakta kalacak şekilde hazırlanmış ve 12 eylül mantığıyla hazırlanmıştı biz bu anayasadan okula peki olmadı mı olumlu değişiklikler oldu eee aslında yasakçı inkarcı bir anayasa ama 2001’den itibaren türkiye başka bir atmosfer edildi nasıl bir atmosferdi o aslında o atmosferi hazırlayan 1982 anayasasının ortaya çıkardığı demokrasi açıklarıydı özellikle askıya alma rejimi yani olağanüstü yeşil yıllarca uygulandı ben konuşma bambaşlarken tarih en kötü noktada minerallerden yine öyle döndüm özellikle olağan tunay uygulaması türkiye’yi avrupa insan hakları mahkemesindeki çok kötü bir duruma düşürdü neydi o süreç türkiye’de giderilemeyen hak diplerde de türkiye’de bulunamayan adalet sıfat muhtaçtır avrupa insan hakları mahkemesi ve avrupa insan hakları mahkemesi türkiye’deki bu adaletsen iyi insan hakları ihlallerini çarpıcı bir şekilde ortaya koymuştur peki türkiye 2001’de ne da biraz daha pozitif bir atmosferlerdi çünkü avrupa birliği’ne üyelik süreciyle ilgili talepimiz vardı ve avrupa birliği katılım ortaklığı belgesi türkiye için hazırlanan katılım ortaklığı belgesiyle dedi ki avrupa insan hakları sözleşmesine uyum astar ilişkilerimizdir oysa bir nasıl tanımlıyoruz dünyada avrupa insan hakları mahkemesine insan hakları ihlali nedeniyle taşınan 1 fatih 2 sırada çok ülke yani insan hakları ihlal eden ülke konumunda işte bunun üzerine 2001’den itibaren türkiye’den demokrasi ve insan hakları adına ve anayasa değişikleri değişiklikleri bağlamında olumlu bir süreç başladı 2001 değişiklikleri önemliydi olumlu değişiklikler ama 2004 bence çok önemli bir şey bitirdi neydi o avrupa insan hakları mahkemesi kararları ile türkiye’de mahkemelerin kararları çatışıyorsa o mahkeme kararında yandığı sözleşme esas alanındadır değişiklik buydu yani bir aslında avrupa değerlerini avrupa ilkelerini avrupa’nın insan haklarına ilişkin geliştirdiği bütünleri iç hukuka dahil etti çok önemli bir değişikliktir bence 2004 yapılan değişiklikleri en önemlisi gibi bu olumlu değişiklikler onu izleyen uyum yasaları vardır 2002’den 2004’ten sonra bir dizi uyum yasası aslında türkiye’nin avrupa birliği hilmesiyle de olsa demokrasiye yüzünü dönmesi özgürlüklere yüzünü dönmesi için bir silah olmuştu 2010 anayasa değişiklikleri de önemliydi tarsus’un kılıç hani aşık kılıç yanında oturuyor evet bireysel başvurular yoluyla anayasa mahkemesine gidiş bence türkiye için çok önemli miydi biz artık türkiye’de hak arayış yollarını önünü açmıştık ama başka bir şey oldu işte bu bütün bu olumlu gidişat başka bir şekilde bozuldu gerçi bir noktada belki biraz sonra onunla bağlılarım 1.7’ye kadar bu olumlu anayasa değişikliklerine rağmen mahkemelerimizin insan hakları ihlalleriyle ilgili böyle çok da parlak bir sicili oluşmadı ama gidişat güzergah doğruydu

Krizleri sınırlı iktidardır yetkilerin paylaşılmasıdır yatay ve dikey yolda yetkilerin paylaşılmasıdır eee sınırlı iktidar ve demokrasi tanımı ama bu sistem yetkileri birleştirmek ne oldu başkanlık sistemi açmak istemi değil biz bunu derslerimizde de tartışıyoruz teknik olarak neye benzetiyoruz hangi hangi hükümet sistemine benzetiyoruz fakat demokratik işleyebilecek 4 ana hükümet sisteminden bahsedilebilir meclis hükümeti ki o ancak isviçre gibi ülkelerde demokratik işleyebilir başkanlık sistemi tekrar örneği var demokratik işlediği söylenen amerika birleşik devletleri yarın başkanlık sistemi tek örneği var demokratik işleyen fransa ve kral olarak parlaklar sistemde bizim gibi belirtileri ta osmanlıdan beri bulunduğum hükümet sistemi böyle ya da böyle ertel paylaşılmaktadır yasama ve yargı erkekleri arasında ama bizdeki sistem cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi olarak ismi belirlenmiş sistem aslında benim derinlikte bütün hükümet sistemlerinden en elverişli özellikler seçilerek belirlenmiş bir sistem örneğin başkanlık sisteminde başkan parlamento tabii başkan sisteminde parlamento demek doğru değil.

Meclis aynı gün seçime girmez aynı anda seçmelidirler farklı zamanlar bitecek birazdan bunun anlamı şudur meclis çoğunluğunun başkanın güdümünde olmaması ya da birbirlerinin görevlerini son veremezler oysa biz de burada mı istiyoruz üstelik cumhurbaşkanı koşuş bir şekilde seçime gitme imkanına sahip başkanlık sisteminde bütçe yetkisi her daim meclisin kongre’nin elindedir amerika birleşik devletleri örneğinde biz de bütçesi tanınmaz gerekirse önceki yıla değerlenerek eee bir şekilde uyguladı evet bütçe 13 mayıs haftadır başkanlık sisteminde bakanların ve yüksek yargı mensup

Işte bu nedenle sistem aslında iktidarı paylaşıp durmak yerine bir arada topar toplamak şeklinde tanımlanabilir ben bunu kendi çalışmalarımda şöyle tanımladım 1982 anayasası yürütmeyi güçlendirerek bunun yürütme içinde cumhurbaşkanı güçlendirerek başbakanı güçlendirerek otoriterleştirmeyi sağlamıştır otoriterliği sağlamıştır 2017 değişiklikleri ise bu otoriterliği derinleştirmiştir peki fırsat var mı çok kısa başka zamanım var mı yani bütün bu olumsuz eee manzaradan sonra biraz da fırsat var mı onlardan silmek istiyorum aslında bana kalırsak ilk fırsat var tam da bugünlerde nedir bu fırsat iktidar kanadının ismini terörden arındırılmış türki olarak sorduğu süreç bu bir fırsat olabilir mi bence olabilirim bence olabilir çünkü aslında ilk defa şöyle bir imkan doğuyor sayın bakanım konuşmasında dedi ya herkes için demokrasiyi talep etmek bu ülke ancak herkes için demokrasiyi talep ettiğinde demokrasi yapılacak buna inanıyorum bu da en kötü noktadan başlamalı şimdiye kadar anayasal yasak birlikte tartışırız gerekirse o kadar zamanımız yok ama esas olarak iki kırmızı çizgi üzerine oturup soğutuyla sakla biri laik cumhuriyetlere yine faaliyetlerdir diğeri bölünmez bütünlüktür.

ilkinde fiilen bazı aşmalar söz konusu ama bölümmez bütünlük bu ülkenin yasaklarla örülü hukuksal düzeninin temeli oluşturmuştu ve ne zaman demokrasi talep edilse bu ülkede karşınızdaki şu gerekçe sizi frenlemiştir amatör peki şimdi de o yok olmayacak o halde demokrasi talep için bunu fırsattır herkes için demokrasi talebi için bir fırsattı ben bu sürecin niyetleri sorgulamadan süreci küçümsemeden eee olumlu bir başlangıç yapılabileceğine inananlardan nitekim aramızda mehmet emin ekmen var komisyonda görevliydi türkiye büyük millet meclisi eee komisyonunda tam da onların çıkardığı rapordan bahsedeceğim özellikle 7 başlık aslında demokratikleşmeyi öngörüyor demokratikleşmeyi istiyor bu dışarıda bir sivil toplum örgütünün hazırladığı bir rapor değil türkiye büyük millet meclisi tarafından görevlendirilmiş ve komisyonun hazırladığı rapor bu rehber olabilir mi bence olabilir ama bunun sahiplenmek lazım tam da benim biraz önce söylediğim açmazları gidermeniz bence çok doğru başlıkları var orada neler var rapordan söyleyeyim o başlıkları avrupa insan hakları mahkemesi ve amerika mahkemesi kararlarıyla uyum uyumlu uygulama yargılama ve infazı ilişkin düzenlemeler ki bu demokratikleşmeye dönük düzenlemeler hak ve özgürlüklerin geliştirilmesiyle ilgili düzenlemeler ve yerel yönetimden ayrılma da bu ayınların bu şekilde uygulanmaması gerektiğine da çok var bunlara sahip olunmeli bence bu bence çok önemli bir adımdır eğer biz bu ülkeden herkes için demokrasi diyorsak bugüne kadar en çok ihmal ettiğimiz insan hakları alanında en çok mağdur ettiğimiz kesimlerin aslarıyla başlamak neden eğiliyor olması bir örnek sokağa çıkma yasakları döneminde diyarbakır’da tur olaylarının olduğu dönemde insanlar tokattaki cenazelerini anlatıyor kadın difrizde saklamak zorunda kaldığı çocuğunun ölüsünü ne oldu bunların hakları biz o gün neredeydik yani bence bir özeleştiriye de ihtiyacımız var o ne zaman ki yeterince belli bulamadı orada yani oysa her şey ayan beyan üzgünüm üzgünüm ama biz bu ülkede sadece kendimiz için değil herkes için demokrasiyi istemezsek hiçbir zaman demokrasi ulaşamayacak benim de kapanış bilmem bu olsun teşekkür ediyorum

istanbulda Adalet Çağrısı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

H24 Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.