YENİDEN REFAH PARTİSİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ SAYIN DOĞAN BEKİN’İN BASIN TOPLANTISI METNİ“
Hatırlanacağı üzere 30 Eylül 2026 tarihinde bir basın toplantısı ile Yeniden Refah Partisi milletvekili olarak yaşadıklarımı gündeme getirmiş; muhterem genel başkanım Sayın Dr. Fatih Erbakan’a ve Partimizin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’na bir çağrıda bulunmuştum.
Çağrımın esası; Yeniden Refah Partisi’nin ana direğini, kuruluş felsefesini oluşturan Millî Görüş hareketinin en önemli mihenk taşı olan, onun mayalanmasıyla kurulan ve 60 yıla yakın bir süredir Türkiye siyasetine damga vuran hareketin liderine karşı yapılan, acımasız olduğu kadar hakkaniyetle de bağdaşmayan bir yaklaşımdı.
17-25 Aralık sürecinde 25 Aralık 2013 tarihinde dönemin Başbakanı Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan tarafından bakanlık koltuğundan uzaklaştırılan zevatın Yeniden Refah Partisi’ne gelişinde nasıl bir hesap ve kitap olduğu, kaleme aldığı kitabında ortaya çıkmıştır.
Huzurlarınızda tekrar ifade etmek isterim ki; “Son Ispartalı” kitabında 28 Şubat sürecini anlatan bu zevat, Refah Partisi’ni din istismarının merkezi, muhterem liderimiz Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı da 28 Şubat’ın mimarı olarak göstermiştir. Söz konusu kitapta, Muhterem Erbakan’ı 28 Şubat’ta ilkesiz davranmakla suçlayan ve “28 Şubat’ta bile mazlum ve mağdur” rolünü iyi oynadığı için Hoca’nın yakasına yapışamayanlar, bu kez artık fazla olmaya başladığını yüzüne vurdular” şeklindeki iftira ve hakareti, kendini Millî Görüşçü olarak tanıtan, tanımlayan ve bu atmosferde yetişen her dava mensubunun yüreğine paslı bir hançer gibi saplanmış bir FETÖ retoriğinden başka bir şey olmadığının gayet aşikâr olduğunu ifade etmiştim.
FETÖ liderinin o dönemde 54.Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’a karşı sergilediği tutum, onu irticanın merkezi olarak kabul etmesi ve “Beceremediniz, artık bırakın ve gidin” açıklaması gazetelerde çarşaf çarşaf yayımlanmıştı.
Millî Görüş davasından aldığımız terbiye; Başbakanımız Necmettin Erbakan’ın dizi dibinde, merhum Devlet Bakanımız Fehim Adak Beyefendi’nin gözetiminde yetişen bir Millî Görüş neferi olmam gereği, haysiyet cellatlığı yapan bu hain iftira karşısında susmamı imkânsız kılmaktadır. 54.Hükümetin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın belirttiği gibi; “İman varsa imkân da vardır.” Bu iddialar karşısında susmamız; zalimlerin, Siyonistlerin ve küresel güçlerin tezgâhladığı 28 Şubat’ı kabullenmemiz demektir.
Tüm bu gelişmeler karşısında suskunluğu yeğleyen ve söz konusu basın toplantılarıma karşı doğrudan cevap veremeyenler ne yazık ki kaleme aldıkları “Dava Adamı Olmak ve Erbakan’ı Anlamak” başlıklı ilgisiz metin ile başkalarını aracı kullanarak cevap vermeye kalkışmaları tevilli ikrar niteliği taşımaktadır. Eğer ki Muhterem Erbakan Hocamız hayatta olsaydı, bu ilgisiz ve seviyesiz metne hiç şüphesiz en güzel cevabı kendisi verecekti.
Şöyle ki: ilgili zevatın “Son Ispartalı” kitabında Muhterem liderimiz Erbakan için sarf ettiği yakışıksız ve kabul edilemez ifadelerle ilgili yaptığım iki basın toplantısına doğrudan gerekli cevap vermek yerine tevil yolunu seçmesi üzerinde durulması gereken bir konudur.
29 Ekim merhum Başbakanımız Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızın 100. Doğum günü. Bugün de Erbakan’ı ve onun getirdiği Millî Görüş’ü anlama ve anlatma, ona sadakatimizin var olduğunu ve devam ettiğini belirtme günü olması gerekirken “Erbakan 28 Şubat’ın mimarı” gibi bir ihanet cümlesini, ifadesini kullananların hâlen yönetimde yer alması Yeniden Refah Partisi’nin içinde bulunduğu akıl tutulmasını göstermektedir.
Bizim mücadelemiz şahsi bir mücadele değildir. Parti yönetiminin işi “fikir ayrılığı” diyerek baştan savma ifadelerle geçiştirmek istemesi, güneşi balçıkla sıvamaya çalışmak kadar cahilce bir tutumdur. Doğan Bekin olarak mücadelem Millî Görüş davasına, onun muhterem lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamıza sadakat mücadelesidir. Bizler Necmettin Erbakan’a toz kondurmamak, Millî Görüş hareketine zerre-i miskal kadar leke bulaştırmamak için mücadele ediyoruz. Her kim Doğan Bekin’in bu mücadelesini hafife alarak, görmezden gelerek, erteleyerek, öteleyerek yürütüyorsa, Millî Görüş hareketine ihanet etmektedir.
Buradan Millî Görüş’ün içinde yetişen ve kendisinde Necmettin Erbakan’a vefa borcu olduğunu belirten herkese şu çağrıda bulunuyorum ki sesinizi gür çıkarın! Yeniden Refah Partisi, Millî Görüş rayından bu zevat tarafından çıkarılmak istenmektedir. Herkes bilmelidir ki Millî Görüş trenini sürükleyen vagon değil, lokomotiftir. Lokomotif de Muhterem Genel Başkanımız Fatih Erbakan’dır. Onun nezaketinden istifade ederek partiyi ana strüktüründen çıkararak omurgasızlaştırma girişimi bir utanç vesikası olarak karşımızda durmaktadır.
Yeniden Refah Partisi İstanbul Milletvekili Doğan Bekin

