Kur’an’ı Kerim’in yetmişten fazla Ayet’i Kerime’de sadaka ve yardımdan bahseder. Cennet’in bir kapısının adı Sadaka kapısıdır. Bütün ibadetler, İslâm kurallarına uygun ve Allah’ın hoşuna gitmesi adına yapılmalıdır. İbadetler yerine getirilirken laubaliliğe yer verilmez. Cennete girme arzusu da dahil, hiçbir karşılık beklemeden yapılan her çeşit güzel davranışa, yapılan maddi ve manevi iyiliklerin tamamına sadaka denir. Az da olsa sürekli tekrarlanan ibadetler daha hayrlıdır. Ailemizden, dostlarımızdan, yakın çevremizden, hısım ve akrabalardan başlayarak, uzak beldelere doğru yapılan sadaka ibadeti daha etkili ve kıymetlidir. Yapılan ibadetleri koruma altına almak, geçersiz duruma düşürmemek uygulamadan daha zordur. En çok sevdiğimiz değerli kâğıt olan parayı sadaka olarak vermek ideal bir uygulamadır. Sadaka ibadetini yerine getirmek isteyenlerin sadaka ile ilgili bilgileri öğrenmesi ise farzdır.
SADAKANIN KAPSAMI
Sadaka geniş kapsamlı İslâmi bir kavramdır. Yapılan her bir iyilik sadakadır. İhtiyaç sahibine borç para vermek, işlediği suçun karşılığı olarak kefaret ödemek, göz hakkı olmasın diye paylaşımda bulunmak, toplumun yararına kalıcı gayrimenkul bağışlarda bulunmak, elde ettiği malların zekatını ve öşürünü vermek, dileği gerçekleştiğinde adağını yerine getirmek, Ramazan’da ailesinin fitresini ödemek, bakmakla yükümlü olduğu kişilere infakta bulunmak, tanıdığı veya tanımadığı insanlara iyilikte bulunmak, hayatında insanların yararlanacağı güzel bir çığır açmak, insanlara güzel söz söylemek, sevdiklerine tebessüm etmek, mağdur ve mazlumu teselli etmek, deneyimsizlere öğüt vermek, meyve ağacı dikmek, borcunu ödeyemeyene süre tanımak, yoldaki eziyeti kaldırmak, birisine yol tarifinde bulunmak, yaşlılara ve engellilere yardım etmek, iki kişinin arasında adaletle hükmetmenin hepsi birer sadakadır.
SADAKADA ZAMANLAMA
Huzur kapısı sadaka, insanın sigortasıdır. Sadaka vermenin zamanı yoktur, her zaman verilebilir ancak, ideal tercih vakitleri vardır, Bunlar; Yolculuk öncesinde kazaya karşı manevi önlem, düğün öncesinde musibetlerin önüne geçmek, ameliyat öncesinde şifa beklemek, sınav öncesinde az heyecan duymak, işyeri açılışında hayırlı kazançlar umut etmek, Ramazan Ay’ında bonus sevap kazanmak, Cuma ve Bayram ile kandil günlerinde gönül huzuru bulmak, hasta iken tedavi olmak, musibetten kurtulunca Allaha şükür eden bir kul kalabilmek sayılabilir. Ancak; Şeytanın işbirlikçileri, sadaka vermek insanları tembelliğe sevk ediyor. Her gelene para verirsek, sermayeyi kediye yükleriz. Aklını kullansın, heybeyle para kazan diyeceklerdir. Hazreti Muhammed’e (S.A.V.) bir kulak verelim; Sadaka, belayı önler ve ömrü uzatır. Bela sadakanın önüne geçemez. Hastalıklarınızı sadaka ile tedavi ediniz.
SADAKANIN DAĞITIMI
Şeytan; Sadaka verilmemesi için insanları gelecek ve açlık endişesi ile korkutur. Sadaka vermede cimrilik yapanlar paralarını musibet ve belalara verirler. Sadaka vermede de dengeli davranmalı, küçük yaşta alışmalı, sağ iken dağıtmalı ve geciktirilmemelidir. Verilen sadakayı başa kakmak, ranta dönüştürmek veya teşekkür beklemek sadaka ibadetini resetlemek olur. Sadakanın gizli verilmesi, ihtiyaç sahibine teşekkür edilmesi daha güzel ve daha değerlidir. Osmanlı Devleti, sadaka gizliliğini sadaka taşı, borç defteri ve gece dağıtımı şeklinde çözmüştür. Ölmüşlerimiz adına da sadaka verilir. Sadaka vermede en yakından uzak beldelere doğru yapılmalıdır. Komşusu aç iken tok yatan, onunla ilgilenmeyeni olgun Müslüman kabul edilmemiştir. İslâm Dini sadaka verene, bire ondan bire yediyüze kadar sevap verildiğini bildirmiştir. İnsanların en hayırlısı, çok yardımda bulunan kişidir.
SADAKA YÖNTEMİ
Yardımlar, Allah rızası gözetilerek yapılmalı, gösteriş karıştırılmamalı, verilecek mal helalden kazanılmış olmalı, haramdan kazanılmış ise hiç sevap beklememelidir. Yardımlarda, rencide etmekten özellikle kaçınmalı, yardım isteyeni azarlayıp gönlü kırılmamalıdır. Defolu, eski, işe yaramaz şeyden hayır olmaz. En büyük yardım ise, bir insanın hidayetine sebep olmaktır. Sadaka istemeyen hayasından dolayı dilenemeyen yoksullara verin. (Bakara Suresi:273) buyrulur. Yoksul insanların sadakası, ihtiyaç sahibine hizmette bulunmak ve yardımların teminin edilmesinde organizatör olmaktır. İnancımızda üzüntüler paylaşılınca azalır, sevinçler ise paylaşınca çoğalır. Sadaka vermede ve iyilik yapmada yarışmak şuurlu olmanın bir gereğidir. Kalbleri İslâm’a ısındırma niyetiyle ihtiyaç sahiblerinin inancı, konumu, ırkı cinsiyeti hiç önemli değildir. Sadaka veren de alan da Allah’ın sınavındadır.
BİR ÖNERİ
Klâsik yardım kolilerinin dağıtımı azaltılmalı, elden nakit para verilmeli, market kullanım kartı dağıtılmalı, banka iban hesap numarasına para yatırılmalıdır. Asıl amaç gerçek ihtiyaçları karşılamaktır. Sadaka, yalnız üç aylara özel değil, oniki ayı kapsamalıdır. İhtiyaç sahibi insanlar bazen acımasız sorgulamayla rencide edilmekte, kişiliği zedelenmektedir. Yardım yapan kurum ve kuruluşlar aşırı prosedura boğulmadan önceden belirlenmiş basit kriterler doğrultusunda ihtiyaç sahibleri ajite edilmeden, aile hayatını ilgilendiren soru yağmuruna tutulmadan ve fotoğraf, video çekilmeden “İslâm Ahlâkına Uygun” yapılmalıdır. Sadaka kavramında, hayr severler teşvik edilsin diye reklam, tanıtım, ifşa, haber ve benzeri çalışmalara asla tevessül edilmemelidir.




