Moody’s Başekonomisti: ABD’nin 1 haftası kaldı
Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi, İran ile yakın zamanda diplomatik bir çözüme varılamaması halinde, fırlayan akaryakıt maliyetlerinin halihazırda kırılgan olan ABD ekonomisini resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulundu.

İran’a yönelik savaşın enerji fiyatlarını artırmaya devam etmesi halinde ABD, büyüyen ekonomik risklerle karşı karşıya kalırken; önde gelen bir ekonomist, uzun süreli bir petrol piyasası şokunun resesyon olasılığını artırabileceği konusunda uyardı.
Cuma günü Bloomberg’e konuşan Zandi, ABD ekonomisinin ham petrol ve benzin fiyatlarındaki sürekli artışın yıkıcı sonuçlarından kaçınmak için kısıtlı bir zamanı olduğunu vurguladı.
Finans piyasalarının, İran’la sağlanacak diplomatik bir atılımın küresel enerji piyasalarındaki baskıyı hafifletmesini umduğuna işaret eden ekonomist, “Bunun önümüzdeki birkaç gün ya da en geç gelecek hafta içinde gerçekleşmesi gerekiyor. Aksi takdirde gerçekten çok büyük bir sorun yaşayacağımızı düşünüyorum.” dedi.
Hürmüz Boğazı ve 5 Dolar Eşiği
Körfez’deki denizcilik rotalarının etkilenmesi halinde küresel arzın sekteye uğrayacağı endişeleri petrol fiyatlarını tırmandırırken; analistlerin gözü, uluslararası petrol ihracatı için kilit bir geçiş koridoru olan Hürmüz Boğazı’na çevrilmiş durumda.
Kalıcı yüksek akaryakıt maliyetlerinin Amerikalı tüketiciler üzerinde ağır bir baskı yaratarak harcamaları azaltabileceğine ve ekonomik faaliyeti yavaşlatabileceğine dikkat çeken Zandi, galon başına 5 doları aşan benzin fiyatlarını “kritik eşik” olarak tanımladı. Zandi, “Galonu 5 dolar seviyesine ulaştığında, bu durum zaten kırılgan olan ekonomiyi resesyona itmek için yeterli olacaktır.” uyarısında bulundu.
ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine atıfta bulunarak ülkenin Stratejik Petrol Rezervi’nin 365 milyon varille son iki yılın en düşük seviyesine gerilediğini hatırlatan Başekonomist, ham petrolün varil fiyatının 125 doların üzerine çıkmasının da resesyon riskini derinleştirecek bir başka kırmızı alarm olacağını kaydetti.
Piyasalarda Tahran Tedirginliği
Ekonomistlerin bu uyarıları, Tahran’ın taleplerinin karşılanmaması halinde müzakereleri askıya alabileceği ve deniz trafiğine müdahale edebileceğine dair haberlerin gölgesinde geldi. İran’ın yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, pazartesi günü geçtiği haberde; özellikle İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının devam etmesi halinde Tahran’ın şartlar sağlanana kadar görüşmeleri durdurmayı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatmayı planladığını duyurdu.
Bu rest piyasalardaki endişeyi körükleyerek hafta başında petrol fiyatlarının sıçramasına yol açtı. Hem gösterge Brent ham petrolü hem de ABD ham petrolü (WTI) pazartesi sabahı yaklaşık yüzde 7 oranında değer kazandı.
Ancak ilerleyen saatlerde ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail ile Lübnan arasında ateşkes uzlaşısına varıldığını ve İsrail’in Beyrut’a yönelik bir saldırısının önlendiğini iddia etmesiyle piyasalar bir nebze rahat nefes aldı. Bu açıklamanın ardından gevşeyen petrol fiyatları gerilese de varil başına 95 doların hemen altında, yüksek seyretmeye devam etti.
“Zaman Daralıyor”
Enerji danışmanlık şirketi HFI Research de diplomatik düğümün çözülememesi halinde yaşanacak ekonomik sonuçlar konusunda zamanın giderek daraldığına vurgu yaptı.
Şirketin yayımladığı analizde, “Tehlike an meselesi; seçenekler tükeniyor ve Trump’ın zamanı daralıyor. Haziran ayı sonuna gelindiğinde Hürmüz Boğazı hâlâ kapalı olursa, küresel petrol arzının operasyonel olarak en düşük seviyeye gerilemesi kesinleşecektir.” ifadelerine yer verildi.
Tüm bu uyarılara karşın resesyon beklentilerindeki belirsizlik sürüyor. Nitekim ABD Merkez Bankasının New York Şubesi (New York Fed) tarafından nisan ayı sonunda yapılan bir analiz, tahvil piyasası göstergelerinin ABD’de önümüzdeki 12 ay içinde resesyon yaşanma ihtimalini yalnızca yüzde 17 olarak fiyatladığını ortaya koydu.




