Loading...
tr usd
USD
0.07%
Amerikan Doları
44,90 TRY
tr euro
EURO
-0.06%
Euro
52,91 TRY
tr chf
CHF
-0.1%
İsviçre Frangı
57,60 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.43%
Rus Rublesi
0,61 TRY
tr cny
CNY
0.07%
Çin Yuanı
6,59 TRY
tr gbp
GBP
0.02%
İngiliz Sterlini
60,81 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
-0.2%
Euro Amerikan Doları
1,18 TRY
bist-100
BIST
-0.15%
Bist 100
14.463,76 TRY
gau
GR. ALTIN
-0.49%
Gram Altın
6.919,43 TRY
tr btc
BTC
0.09%
Bitcoin
3.405.144,78 TRY
tr eth
ETH
-0.38%
Ethereum
93.300,04 TRY
tr bch
BCH
0.16%
Bitcoin Cash
14.130,97 TRY
tr xrp
XRP
1.48%
Ripple
61,85 TRY
tr ltc
LTC
0.42%
Litecoin
2.417,68 TRY
tr bnb
BNB
7.28%
Binance Coin
31.610,53 TRY
tr sol
SOL
0.07%
Solana
3.810,54 TRY
tr avax
AVAX
0.37%
Avalanche
412,78 TRY
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Kürtlere Özgürlük Çığlığı!

Kürtlere Özgürlük Çığlığı!

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Coğrafyamızda özgürlüğü en çok hak edenlerin başında Kürt halkı gelir. Zira asırlardır ‘Hürriyet’ için acı çekiyor. Gözlerinden yaş yerine kan akıyor. İhanet üzerine ihanete uğruyor. Düşmanın ihaneti bir tarafa, nesiller boyu kendilerinden olanların ihanetine maruz kalıyor.

Ne yazık ki 21. Yüzyılda da tarihin en büyük ihanetiyle karşı karşıyadır Kürtler.

Irak’ta “Bağımsız Kürdistan” engelleniyor.

Suriye’de “Federasyon” önleniyor.

İran’da idamlar sürüyor.

Türkiye’de ise bir Tiyatro oynanıyor;

“Silahsızlanma ve Eve dönüş” olarak tanımlayabileceğim Çözüm Süreci, Kürtler için öncelikle kendilerine yönelik Öz eleştiri yaparak ve PKK vesayetinden de kurtularak yeni bir yol haritasının çizilmesi için bir fırsata dönüştürülmesi gerekirdi.

Bunun yerine Senaryoya dahil olarak Tiyatronun bir parçası olmak, 21. yüz yılın bir trajedisi olarak tarihe geçecektir.

PKK’nin kendisini feshetmesi ve silahlı mücadelenin sona ermesi, Kürt halkı için bir toparlanma ve yaralarını sarma fırsatını vermiştir.

Şiddetten arınarak özgürlük taleplerini daha güçlü ve organizeli bir siyasal mücadeleye dönüştürmek için Çözüm Sürecinin önemsenmesi gerekirdi.

Ne yazık ki beklentilerin aksine Kürtlerin aleyhine başka senaryoların sahneye konulduğunu gözlemliyoruz.

Kürtlerin Özgürlük talepleri, “Barış ve Demokrasi” adı altında bir kişinin özgürlüğüne ve “Statü” talebine odaklanmıştır.

Elbette tutsaklara, mahpuslara özgürlük talep edilebilir. Bir kişinin özgürlüğü için dahi topyekûn bir halk mücadele verebilir, bunu da erdem sayıyorum. Ancak erdemli bir halk, özgürlüğünü bir kişinin “Statü” talebine feda etmez.

Trajik olan; yaklaşık 50 yıl süren silahlı mücadelenin ve ödenen ağır bedellerin sonunda halk adına bir kazanım olmadığı halde, bazı Kürt kesimlerinin halkın özgürlüğünü, özgür olmayan bir kişiye verilecek statüye bağlamalarıdır.

Gerçekte “Statü” halk için talep edilir. Halkın statüsü de onuru da öncelikle Özgürlüktür, HÜR olmaktır.

Özgürlük olmadan Onur olmaz. Halkın özgürlüğü söz konusu olmadıkça, birilerine “Statü” verilerek Onur da Özgürlük de kazanılmaz!

“Kişiye Özel Statü” Projesinin, Kürtler aleyhine geliştirilmiş ve Kölelik prangalarıyla döşenmiş bir tuzak olduğunu düşünüyorum.

Bir halkın özgürlüğü bir kişiye veya bir ideolojiye kurban edilemez!

Yeryüzünde Kürtler kadar, dost bildikleri, din kardeşleri ve kendilerinden olanların ihanetine uğrayan başka bir halkı bilmiyorum. Kürdün hürriyetini yine Kürdün engellemesi trajik değil de nedir?

Kürt atasözü bugün de bütün çıplaklığıyla yaşanıyor:

Kurmê darê ne ji darê be dar kurme nabe.

(Ağacı kemiren kurt ağaçtan olmasa ağaç kurtlanmaz.)

Açıkça belirtmeliyim ki Prangalardan kurtulmayı beklerken yeni prangalar takmaya hazırlanmak Kürtler için yeni bir felaket olacaktır.

Kürtlerin, kendi kadim topraklarında, kendi yurtlarında, birlikte yaşadıkları Türkler, Farslar, Araplar kadar Özgür yaşama hakkına sahip olmaları gerekmiyor mu?

Türkler, Araplar ve Farsların hak ve özgürlükleri tartışma konusu dahi yapılmazken, Kürtlerin özgürlük talepleri neden kişiselleştiriliyor ve bir kişinin himayesine bırakılıyor?

Kürtler var olmak için neden Türklere, Farslara, Araplara veya tek bir kişinin vesayet ve statüsüne mecbur ve mahkûm olsun?

Halklar için bir mecburiyet varsa karşılıklıdır. Birinin diğerinin üstünlüğüne veya egemenliğine değil, karşılıklı saygı, adalet, eşitlik, hürriyet, hak, hukuk ortak paydalarında buluşmaya ihtiyaç vardır.

Bu ihtiyacın en başında da ‘özgürlük’ gelir. Kürtlerin özgürlüğü başka halkların rızasına da bir kişinin özgürlüğüne de bağlı değildir ve olmamalıdır.

Herkes için HAK olan Kürtler için de HAK olmaz mı?

Bu durumda, ‘Hak ve Hürriyet’ talep etmenin neresi yanlış? İnsanlığın hangi değerine veya hangi dine ters düşmektedir?

İnsanlık onuruna sahip her insan hem kendisi hem halkı hem de insanlık için özgürlüğü vazgeçilmez görür. Hür yaşamak, her insan için olduğu kadar Kürtler için de ekmek-su gibi bir ihtiyaçtır.

Üstat Said Nursi de ‘Hürriyet’ çığlığı atmayı bir ihtiyaç ve Onur sayar:

En ziyade muhtaç olduğum ve hayatımda en esaslı düstur olan, hürriyetimdir…Ben ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam.

Hiçbir halk, onuru olan özgürlükten mahrum bırakılamaz!

Hiçbir halk, Özgürlük talepleri nedeniyle suçlanamaz!

Peki, Onuru önceleyen insanlar olarak Kürt halkının da Onuruna neden sahip çıkmıyoruz? Başkalarının sahip olduğu özgürlüğü neden Kürt halkı için de istemiyoruz?

Doğulu toplumlar için acı çeken bir peygamber gibi iki elini de yukarı kaldırarak ‘Özgürlük’ çığlığı atan Halil Cibran’ın duygularını paylaşarak Özgürlükle ilgili kendi duygularımı açığa vurmak istiyorum:

Yerin derinliklerinden sesleniyoruz sana ey Özgürlük! Bizi gör, bizi gözet!

Karanlığın içinden uzatıyoruz ellerimizi sana ey Özgürlük! Bulunduğun yerden başını çıkar ve gör bizi!

Karda, soğukta sana yöneliyoruz. Bize acı!

Üstümüze, atalarımızdan kalan kan lekeli elbiseleri geçirerek, başlarımızı onların kemikleriyle dolu mezarların tozuyla örterek, yüreklerimizde onların yüreklerine saplanmış kılıçları taşıyarak, bağırlarımız onların bedenlerini delik deşik eden kargılarla, mızraklarla delik deşik, ayaklarımızda onların prangalarını sürükleyerek, onların hançerlerini yırtan çığlıkları atarak, dünya büyüklüğündeki bu hapishanede yankılanan yenilgi şarkıları ve ağıtlarla, atalarımızın yüreklerinden başlayarak bizim dudaklarınıza kadar uzanan dualarla senin yüce tahtının önünde dikilmiş duruyoruz. Bizi dinle ve sesimizi işit ey Özgürlük!

Nil nehrinden Fırat’a kadar, bu yörede akan bütün sular, cehennemden yükselen iniltilerle, mustarip ruhların feryatlarıyla çağıldıyor.  Doğunun en ucundan Lübnan dağlarına kadar bütün yoksullar, zulmün, makus talihin ve ölümün tehditleriyle titreyerek sana uzanıyor. Denizin kıyılarından çölün derinliklerine kadar yaşlarla dolu gözler, yalvaran bakışlarla sana yönelmiş. Gel, ey Özgürlük! Kurtar bizi ve kendi onurunu!

Yoksulluğun ve zulmetin gölgesi altındaki harap kulübelerde, bu insanlar göğüslerini döverek senin merhametini istiyorlar. Gör bizi ey Özgürlük ve acı bize!

Yoksul evlerde ve çıktıkları daracık patikalarda sefalet içindeki gençler seni çağırıyor; kiliselerde ve mescitlerde, unutulan kutsal kitaplar seni gösteriyor; mahkeme salonlarında ve saraylarda hiçe sayılan yasalar seni işaret ediyor. Merhamet et bize ey Özgürlük ve kurtar bizi onursuzluktan…

Gel, ey Özgürlük ve yardım et bize! Ta başından beri karanlıkta yaşıyoruz biz ve zaman felaketimizle alay ederken, mahkumlar gibi bir zindandan çıkarıp bir başka zindana tıkıyorlar bizi. Şafak ne zaman sökecek?

Çağların alay ve aşağılamasına daha ne zamana kadar dayanmamız gerekecek? Nice taşlar bağlanmış ayağımıza; nice boyunduruklar vurulmuş boynumuza. Bu, insanın insana verdiği eziyeti ne zamana kadar çekeceğiz?…”

İşit bizi, ey Özgürlük!

Özgürlük Çığlığımı duy ey Türkiye ve ey onurlu insanlar!

Kürtlere Özgürlük Çığlığı!
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

H24 Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.