Nefret had safhada. Nefret suçları, ayrıca camilere yönelik saldırılar istatistiklerle ortada. Sadece Hollanda’da değil, aynı zamanda Batı Avrupa’da da bu giderek artıyor.” diye konuştu.
“İSLAMOFOBİ ÇOK BÜYÜK VE GİDEREK BÜYÜYEN BİR SORUN HALİNE GELDİ”
Hollanda’da bir dönem PVV milletvekili ve partide ikinci isim olan, İslam karşıtı kitap yazarken İslamiyet’i seçen Joram van Klaveren de PEGIDA’nın sürekli Müslümanları kışkırttığını, bu tür örgütlerin ve PVV gibi partilerin bu politikaya sahip olduklarını dile getirdi.
İnsanlara hakaret etmenin normal olmadığını ve bunun tüm ülkelerde suç sayıldığını belirten van Klaveren, “İslamofobi, çok büyük ve giderek büyüyen bir sorun haline geldi. Bu tür eylemler, insanlar provoke edilmek istenildiği için daha yaygın hale gelirse şaşırmam.” dedi.
BATI’DA DİNİN AZALMASI NEDENİYLE İNSANLAR ANLAYAMIYOR
Van Klaveren, Kur’an-ı Kerim’in yırtılması gibi provokatif eylemlere aslında ilgi gösterilmemesi gerektiğine işaret ederek, “Diğer taraftan tabii ki bu eylemin yapılmasına göz yumamazsın ve bu, aynı zamanda bir hakarettir. Buna karşı tepki göstermeniz hiç şaşırtıcı olmaz. Birisi anneme küfretse o zaman da bir tepki gösteririm. Kur’an-ı Kerim, İslam ve din de aynı derecede değerlidir. Belki daha da fazlasıdır ve bu, dinsiz büyüyen insanlar için inanılmaz ve anlaşılmaz bir durum. Batı’da dinin azalması nedeniyle insanlar, kelimenin tam anlamıyla bunun tüm dünyadaki insanlar için çok önemli olduğunu anlayamıyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.
POLİS TEVRAT’IN YAKILMASINA MÜDAHALE ETTİ
PEGIDA’nın eyleminin çok üzücü olduğunu anlatan van Klaveren, “PEGIDA üyelerinin geçmişte camilerin önüne hakaret içeren maketler koyduklarını, ısrarla Kur’an-ı Kerim’i yakmaya ve yırtmaya çalıştıklarını gördük. Hollanda’da bir dine hakaret etmek ve dinle alay etmek, 2014 yılına kadar ceza gerektiren bir suçtu. Bazı AB ülkelerinde bu halen var. Ayrıca tahrik etmek, halkı nefrete tahrik, ayrımcılık, bireysel hakaret ve bir gruba yönelik hakaret, kanunda ceza gerektiren hususlardır. İnsanlara hakaret etmek normal değil yani hakaret etmek tüm ülkelerde boşuna cezai suç sayılmıyor.” ifadelerini kullandı.
Van Klaveren, “Geçen hafta İsveç’in Stockholm kentinde İsrail Büyükelçiliğinin önünde Tevrat’ı yakmak isteyenler oldu. Polis, bunu önlemek için müdahale etti. Bu eylem gerçekleşmedi yani bu şekilde de oluyormuş. Sadece hangi kitap olduğuna bağlı anlaşılan. Bu durum elbette büyük bir sorundur.” diye konuştu.
PVV’nin, Belçika’da aşırı sağcı Flaman Partisi, Fransa’da Ulusal Birlik Partisi, İtalya’da Lig Partisi ile birlikte çalıştığını ifade eden van Klaveren, aşırı sağın büyük bir Avrupa hareketi başlattığını, organize olduklarını ve daha profesyonel hale geldiklerini, Müslümanların da buna karşı birlik olmaları gerektiğini sözlerine ekledi.




