Diyarbakır’ın Sur ilçesinde Dört Ayaklı Minare adında günümüze kadar sağlam olarak gelebilmiş bir minare var. Dünya’da eşi ve benzeri yok. Bu minare yalnızca taş ve harçtan ibaret bir mimari eser değildir. Bu yapı, kentin çok katmanlı tarihinin, toplumsal belleğinin ve kırılgan hafızasının canlı bir parçasıdır.
Son yıllarda, özellikle dışarıdan gelen, şehri tanımayan, tarihi eserlerin tarihlerini hiç bir kaynakta olmayan çöp bilgiler ile süsleyerek ve sözlü olarak çarpıtarak anlatıyorlar. Kentin tarihini yerli ve yabancı turistlerin gözünde basitleştirme gayretinde olan kimi tur operatörleri şoven hisler ve asılsız bilgileri ile sorumlu oldukları gruplara anlatarak şehre zarar verme gayretinde olduklarını da çok iyi biliyoruz.
Bahse konu tur operatörleri turistlere ‘Dört Ayaklı Minarenin’ etrafında yedi defa dönerlerse boşanacaklarını turistlere söylüyorlar. Bu aslı astarı olmayan bir YALAN. Hiçbir kaynakta olmayan, hiçbir Diyarbakırlının bilmediği ve günümüze kadar duymadığı bu uydurma bilgiye maalesef tur operatörlerinin ağzından çıktığı için mutlak doğru bilgi olduğuna inanıyorlar. Bu YALANI sistemli bir şekilde anlatan tur rehberlerine günün herhangi bir saatinde minarenin yanına gidip kulak misafiri olmanız durumunda kulaklarınız ile şahit olabilirsiniz. YALAN bilgiler havada uçuşuyor, CEHALET diz boyu, kötü niyetin hiç bu kadar açıkça dile getirilmediğini de göreceksiniz. Büyükşehir Belediyesine ve Valilik kurumuna çok görevler düşüyor. Kurum olarak bu yalan ve dezerformasyon bilgi ile mücadele etmeleri gereken kurumlar bu kurumlardır. Kent savunucusu olan ve bu minvalde faaliyet gösteren STK’larda bahse konu dezerformasyon ile mücadele etmelidirler.

Hurafeler ve çarpıtılmış anlatılar
Şüphesiz en sık karşılaşılan örneklerden biri, minarenin etrafında yedi kez dönüldüğünde boşanmanın gerçekleşeceği yönündeki iddiadır. Bu söylenti, ne tarihsel kaynaklarda yer alır ne de Diyarbakır’ın yerel kültürel hafızasında karşılık bulur. Buna rağmen bazı tur rehberleri tarafından turistlere aktarılmakta ve yapı bir “hurafe noktası” gibi sunulmaktadır. Bu yaklaşım, turizmin bilgilendirme işlevinden uzaklaşarak kentin tarihini yüzeyselleştiren bir “hikâyeleştirme” pratiğine dönüşmektedir.
Hafızanın mekânı: Tahir Elçi’nin katli
Oysa Dört Ayaklı Minare’nin bulunduğu alan, yakın tarihin en ağır olaylarından birine tanıklık etmiştir. Diyarbakır Barosu Başkanı Avukat Tahir Elçi, bu yapının hemen dibinde katledildi. Minarenin çevresinde ve ayaklarında hâlâ görülebilen kurşun izleri, yalnızca bir çatışmanın fiziksel kalıntısı değil; aynı zamanda kentin toplumsal hafızasının derin bir işaretidir. Bu nedenle, yapının etrafında dolaşıma sokulan yanlış anlatılar, sadece turistik bir hata değil; hafızanın görünmezleştirilmesi riskini de taşımaktadır.
Turizmde sorumluluk ve yerel eleştiriler
Sahada yapılan gözlemler, bazı tur rehberlerinin Diyarbakır’ın tarihsel ve toplumsal bağlamına yeterince hâkim olmadan bu tür hurafeleri aktardığını ortaya koymaktadır. Yerel kamuoyu ve kültürel miras savunucuları, bu noktada Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Önerilen model, Dört Ayaklı Minare çevresinde dönüşümlü görev yapacak çok dilli bir bilgilendirme ekibinin oluşturulmasıdır. Bu ekip, yerli ve yabancı ziyaretçilere doğru bilgiyi aktararak, özellikle İngilizce başta olmak üzere farklı dillerde açıklamalar yapabilir.

Hafızayı korumak için kamusal müdahale
Yanlış bilginin boş bıraktığı alan, zamanla kalıcı bir anlatıya dönüşür. Eğer bugün Dört Ayaklı Minare’de bu tür çarpıtmalara müdahale edilmezse, yarın başka bir tarihî yapının da benzer şekilde hurafelerle anılması kaçınılmaz olacaktır. Bu durum, yalnızca Diyarbakır için değil, tüm kültürel miras alanları için bir tehdit oluşturmaktadır. Kentin belleği, taş yapılarda değil; bu yapıların taşıdığı anlamlarda yaşamaktadır. Dolayısıyla mesele, turizmden çok daha geniş bir alanı, yani hafızanın korunmasını ilgilendirmektedir.
Bu dezerformasyon bilgiye karşı her Diyarbakırlı mücadele etmeli. Böyle bir bilgi eski ve yeni hiçbir kaynakta geçmemektedir. YALAN VE BİR HURAFEDEN BAŞKA BİR ŞEY DEĞİLDİR..




