Osmanlı Devlet Sultanı İkinci Abdulhamid Han döneminde, Cenab’ı Allah’ın vahiy sistemi
yeryüzünde tanınsın ve yücelsin diye ülke genelinden seçkin ve nitelikli erdemli insanları sınır boylarına
yerleştirilmiş gayri müslümlerin etkilenmesi sağlanmıştır. Arapça kökenli fazilet kelimesi, günümüzde erdemli
sözcüğü ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Erdemli insanlar sosyal hayata yön veren, binlerce yüreğe
dokunarak sevgi tohumları eken, toplumun kültürel değerlerini gelecek kuşaklara taşıyan, toplumsal maya
konumunda öncü güzel liderlerdir. Erdemli olmak, var olan üstün karakterin dışa yansımasıdır. Ancak erdemli
insanlar Hakkı üstün tutarak insanlığa adalet, barış, kardeşlik, refah, huzur ve mutluluk getirirler.
ERDEMLİ İNSAN
Erdemli insan İslâm’ın güzel ahlâkıyla donanmış, dürüst, cesur, adil, merhametli, namuslu, söz ve
eylemlerinde tutarlı, sabırlı, vefalı, onurlu çevresine güven veren, güç zehirlemesi yaşamayan, başarınca
şımarmayan süzülmüş bal gibi bilge kişiliğe sahiptir. Erdemli insan iyilik sever, alçak gönüllü, aşırılıktan
kaçan, başkalarına zarar vermeyi düşünmeyen, öfkesini kontrol edebilen, çıkarlarına öncelik tanımayan
sağlam karakterli toplumda aranan insandır. Dejenere olmuş, çürümüş ve kokuşmuş topluluklarda erdemli
insanın sayısı pek az olduğu gibi bunlar dışlanır, ötekileştirilir ve marjinal kategorisine girer.
ERDEMLİ YÖNETİCİ
Problem çözücü, donanımlı, liyakâtli, karar vermede yetkili erdemli bir yönetici sorumlu iş yerinde
görev dağılımı yaparken ilk önce görev alanının sınırını çizer ve görevliye sorumluluğunu tek tek anlatır,
görev verdiği kişiye de görev alanı içerisinde tam yetkili kılar. Yetki paylaşımı yapılmayan iş yerlerinde güven
problemi ile üretim azalması yaşanır. Erdemli yönetici, iş yerinde yetenekli, ilkeli, şeffaf ve denetime açık
erdemli eleman çalıştırır. Ünlü İslâm düşünürü ve bilim insanı Farabi’ye göre: Erdemli yönetici fetanetli,
metanetli, basiretli, ferasetli, nezaheti, adaletli, dürüst, güvenilir ve öfkesini kontrol edebilen olmalıdır der.
ERDEMLİ OKUL
Beyinleri doğru bilgiyle, kâlbleri sevgiyle, konuşmaları hikmetle, davranışları güzel ahlâkla
donanmış bireyler erdemli okullardan yetişir. Erdemli okullar çok eskiden tasavvuf mektebleri adıyla anılırdı.
Erdemli okul öğrencileri Hazreti Muhammed’i (S.A.V.) örnek rol model alır, erdemli okul mezunları mazlumun
inancına ve soyuna bakmadan elinden tutar, gerekirse yamalı elbise giyer ama namerde asla minnet etmez.
Erdemli okul öğrencileri siyasilerin güdümüne girmeden, patronların çarkına yağdanlık olmadan onurlu
yaşamayı amaç edinirler. Tarihte ilk erdemli okul “Medine İslâm Devleti Parasız Yatılı Erkek Suffe Okulu”
olmuştur.
ERDEMLİ YAKLAŞIM
İslâm Dini’nin temel kutsal kitabı Kur’an’ı Kerim, Nisa Suresi:135. Ayet’i Celile’de erdemli insana
yaklaşım örneği “Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti
ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. İnsanlar zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara
sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize
düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.” Erdemli insan iç ve dış
düşmanları konumunda olan nefsini, şeytan’ı, münafığı, zalimi, kâfiri ve siyonizmi iyi tanıyan kişidir.
ERDEMİN İSTİSMARI
Değerli olan her şeyin sahtesi elbette olacaktır. Peygâmberin, kanaat önderinin, milli ve manevi
değerlerin, altın ve gümüşün, döviz ve paranın sahtesi çıktığı gibi erdemin de istismarı yapılacaktır.
Aldanmamak ve mağdur olmamak için erdemli kişilerin vasıflarını iyi bilmek gerekir. Şeytan’ın işbirlikçisi
istismarcı gerçek yüzünü ve duygularını gizleyerek, yapmacık tavırlarıyla bir şeyin mahiyetini gizler.
İnsanlığın örnek rol modeli Hazreti Muhammed’in (S.A.V.) Hadis’i Şerif’i “Bir mümin; bir delikten iki defa
ısırılmaz.” kulağımıza küpe olmalı, aldatan insanlardan uzak durmalı ve prim vermemelidir.
BİR ERDEM ÖYKÜSÜ
Baba, oğluna “Sen adam olmazsın.” dermiş. Çocuk büyümüş paşa olmuş. Paşanın emrindeki
görevliler babasını makamına getirmişler. Oğlu babasına “Bak sen bana ‘adam olamazsın’ derdin; ama ben
paşa oldum.” demiş. Babası da oğluna “Oğlum ben sana ‘adam olamazsın’ dedim, ‘paşa olamazsın’
demedim. Sen adam olsaydın, babanı böyle yaka paça ayağına getirtmez, kalkar kendin gelirdin.” Çocuk
paşa olmuş fakat bu yaptığıyla insanların diline de düşmüş. Böylece halk içinde makama, paraya, şöhrete
ulaşıp da adam olamamış erdemsiz kişilere günümüze kadar bu deyim söylenir olmuş.

