Bir Erbakan projesi daha nasıl heba edildi: TETAŞ için Samsung’u ikna etmiştik, bürokrasiyi aşamadık
Canovate Yönetim Kurulu Başkanı Can Gür Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın projesi olan TETAŞ hakkında konuşurken “Türkiye tarihi fırsatı kaçırdı” dedi.

Ekonomim yazarı Sadi Özdemir bugünkü yazısında fizik ve elektronik mühendisi olan aynı zamanda yurt dışında ‘savunma sanayi’ alanında yüksek lisans da yapmış iş adamı Canovate Yönetim Kurulu Başkanı Can Gür ile yaptığı sohbeti köşesine taşıdı
Yazısının başında çip teknolojisinin önemine “Geleneksel sanayilerden, yapay zekaya bütün üretim sistemlerinin ve ürünlerin en kritik bileşeninin ‘çip’ olduğunu herkes çok iyi anlamış görünüyor.” sözleriyle değinen Sadi Özdemir, bu konuda Can Gür’ün de düşüncelerini aldı.

ERBAKAN’IN VİZYONUYLA KURULAN TETAŞ NASIL HEBA EDİLDİ?
Can Gür bu konuda yaptığı girişimleri anlatırken Milli Görüş lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan‘ın projesi olan TETAŞ‘a da yer verdi.
Türkiye’de 1976’da kurulan çip üreticisi TETAŞ’ın Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın vizyonuyla kurulduğunu ifade eden Gür, projenin kamu tarafından destek görmemesiyle Türkiye’nin çok büyük bir fırsatı kaçırdığını dile getirdi.
Geçmişte TETAŞ’ı canlandırmak için çalışmalar yürüten Gür bu konuda “Samsung’u ikna etmiştik, bürokrasiyi aşamadık” ifadelerini kullandı.
İşte Can Gür’ün TETAŞ hakkındaki o sözleri:
“1980’lerde Samsung’un, semi conductor (yarı iletken, çip) Türkiye temsilciliğini almıştık. Yılda birkaç kez Kore’ye gitmeye başlamıştım. Samsung’un çip tesislerini gördüm ve çok etkilendim. Hindistan’da yeni çip fabrikası kuracaklarını da öğrenmiştim, 1989’du ve Türkiye için önemli bir fırsat görüyordum.
Merhum eski başbakan Necmettin Erbakan’ın vizyonu, İslam Kalkınma Bankası’nın da desteği ile devlet tarafından 1976’da kurulmuş çip üreticisi TESTAŞ vardı ama 1980’lerin sonundaydık ve durumu iyi değildi. Samsung’u ikna edersem yeniden canlandırabilirdik. Fabrika Ankara’da, paketleme tesisi Aydın’da kurulmuştu. İleri teknolojiye sahip tesislerdi, yurt dışına mühendisler gönderilmiş eğitimler de aldırılmıştı. Samsung’un başkan yardımcısına ‘ülkemizde hazır tesisimiz var, büyütelim’ deyince Avrupa pazarına çok yakın olduğumuz için Türkiye’yi tercih edebileceklerini söyledi. İki direktörünü aldım, Türkiye’ye getirdim. Tesisleri gördüler, beğendiler. Buradan da yetkilileri Samsung’a götürdük ve ortak anlayış gelişti. Ancak fabrikaya ’20 milyon dolarlık tevsi yatırımı’ gerekiyordu. Samsung tarafı bunun 5 milyon dolarını Türkiye’nin koymasını istedi. TESTAŞ o dönemde özelleştirme kapsamındaydı ve bizim taraf ‘bir kuruş bile harcayamayız’ dedi. Ben kendi imkanlarımı zorlayıp ‘2 milyon dolar ben koyarım ne olur 3 milyon dolar da kamu koysun’ dedim ama kabul görmedi. Böylelikle çabalarımız başarısız oldu. Türkiye tarihi fırsatı kaçırdı, bugün çok başka teknolojiler üretebilen bir seviyede olabilirdik. Samsung şu anda çip üretiminde yüzde 10,5 pay ile dünyanın en büyük şirketi konumunda bulunuyor. 2024’te 66,5 milyar dolarlık çip satışı yaptı.”




