İran: ABD müzakere öncesi 4 şart öne sürdü, kabul edilmemesi halinde saldırı düzenleyeceği tehdidinde bulundu
İran Devrim Muhafızları Ordusu Siyasi İşlerden Sorumlu Komutan Yardımcısı Vekili Aziz Gazenferi, ABD’nin müzakere öncesinde Tahran’a yönelik “ya kabul et ya saldırıya hazır ol” şeklinde bir ültimatom verdiğini iddia etti.

İran Devrim Muhafızları’nın yayın organı olan Sobh-e Sadık dergisine konuşan Gazenferi, ABD’nin müzakere masasına oturmadan önce İran’dan şu dört başlıkta geri adım atmasını istediğini öne sürdü:
- Balistik Füze Programı: Uzun menzilli füze geliştirme faaliyetlerinin durdurulması.
- Bölgesel Vekil Gruplar: Orta Doğu’daki İran destekli gruplara (İran ekseni) verilen askeri ve mali desteğin kesilmesi.
- Zenginleştirilmiş Uranyum: Mevcut uranyum stoklarının ve zenginleştirme oranlarının düşürülmesi.
- Kapsamlı Nükleer Mesele: Nükleer programın tüm boyutlarıyla denetime açılması ve kısıtlanması.
Gazenferi, ABD’nin bu şartlar kabul edilmediği takdirde askeri saldırı düzenleyeceği yönünde tehditlerde bulunduğunu, ancak İran’ın bu “psikolojik savaşa” boyun eğmediğini savundu.
“Savunma Yetenekleri Müzakere Konusu Değildir”
İran’ın savunma stratejisine dair kırmızı çizgilerini bir kez daha hatırlatan Gazenferi, şu noktaların altını çizdi:
- Müzakere Çerçevesi: Görüşmelerin genel çerçevesinin ABD’nin dayatmalarıyla değil, İran’ın kararlı tutumuyla şekillendiğini belirtti.
- Konu Sınırlaması: Müzakerelerin yalnızca nükleer meselelerle sınırlı olduğunu; balistik füzeler veya bölgesel nüfuz gibi “savunma yeteneklerinin” asla pazarlık konusu yapılmayacağını vurguladı.
- Askeri Tedbirler: Diplomasi sürerken İran ordusunun askeri hazırlıklarını ve tedbirlerini artırmaya devam ettiğini ekledi.
Müzakere Heyetine “Güven” Vurgusu
İran iç siyasetindeki tartışmalara da değinen Gazenferi, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi liderliğindeki heyetin Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi tarafından çizilen rota dışına çıkmadığını belirtti. Gazenferi, heyetin üst düzey devlet politikaları çerçevesinde hareket ettiğini hatırlatarak, müzakerecilere tam güven duyulması çağrısında bulundu.




