Siyonizm’in Küresel Kuşatması ve Hakikat Savaşçılarının Kaçınılmaz Zaferi
Giriş: Bir İfsat Mekanizması Olarak Siyonizm
Siyonizm, sadece siyasi bir hareket değil; 5700 yıllık geçmişiyle insanlık tarihinde ifsat, zulüm, işkence ve şirk ile anılan, lanetlenmiş bir zihniyetin adıdır. Bu yapı, bugün dünyaya “adalet, özgürlük ve demokrasi” yalanlarını pazarlarken, perde arkasında Kabala inancından beslenen şeytani bir ajandayı yürütmektedir. Onların nazarında bütün mahlukat kendilerine köledir; başkalarının kanı, canı ve namusu bu sapkın inanca göre kendilerine “helal” kılınmıştır.
Timsah Metaforu:
Üst Çene, Alt Çene ve İşbirlikçi Kuyruk
Siyonizm’in çalışma prensibini bir timsah üzerinden okumak mümkündür:
Alt Çene: Siyonist terör şebekesi İsrail.
Üst Çene: Bu yapıyı her koşulda besleyen ve koruyan Amerika.
Gövde: Bu iki çeneyi bir arada tutan ve yönlendiren küresel Siyonist sermaye.
Kuyruk: Ne yazık ki, kendi halkına sırtını dönüp bu canavarın hareketlerine uyum sağlayan bazı İslam ülkesi yöneticileri.
Tarihsel İhanet ve Peygamberlere Kurulan Tuzaklar
Bu topluluk, Hz. Musa (as) ile firavunun zulmünden kurtulmuş olmasına rağmen, kendi kurtarıcılarına dahi ihanet edecek kadar aşağılık bir karakter sergilemiştir. Tarih boyunca kendilerine gönderilen peygamberleri katleden, Hz. İsa’ya (as) iftiralarla eziyet eden bu şer odağı, bugün de aynı nefretle hareket etmektedir. Bugünkü kavganın temel nedenlerinden biri de, son peygamber Hz. Muhammed’in (sav) kendi soylarından gelmemesine duydukları o kadim intikam hırsıdır. Bu kin, Selahaddin Eyyubi ve Nurettin Zengi dönemlerinde dizginlenmiş olsa da, Osmanlı’nın yıkılmasıyla dünya sathına bir kanser gibi yayılmıştır.
Büyük İsrail Projesi ve Kaosun Mimarları
Günümüzde “Büyük Ortadoğu Projesi” (BOP) adı altında 22 İslam ülkesinin haritasını değiştirmeyi hedefleyen bu yapı; ekonomik, siyasi ve sanatsal her alanda insanlığı sömürmektedir. Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de dökülen kanların; DAİŞ/IŞİD gibi taşeron çetelerin arkasındaki asıl niyet budur. Onlar dünyaya demokrasi değil, sadece kendi hedeflerine hizmet edecek bir kaos ve kötülük vaat etmektedir.
Erbakan’ın Vizyonu ve Direnişin Sembolleri
Merhum Necmettin Erbakan Hoca’nın Siyonizme karşı verdiği mücadele ve geliştirdiği projeler, bugün hâlâ bu canavarın beynine inen en büyük darbelerdir. “Siyonizm ancak güçten anlar” tespiti, bugün sahada füzelerle ve sarsılmaz bir iradeyle karşılık bulmaktadır. Bu kutlu yolda bedel ödeyenleri anmak, safımızı belirlemek adına zaruridir:
Metin Yüksel: “Şehadet bir çağrıdır tüm nesillere ve çağlara” diyerek aksiyonun rotasını çizmiştir.
Erbakan Hoca: “En büyük ibadet Hakkı müdafaa etmektir” sözüyle cihadın manasını özetlemiştir.
Şehit Komutanlar: Kasım Süleymani’den Abbas Musavi’ye, Şeyh Ahmed Yasin’den Muhammed Mursi’ye ve İzzettin el-Kassam’ın tüm neferlerine kadar her biri, bu gül bahçesinin birer çiçeğidir.
İçimizdeki İfsat: Müslüman Görünümlü Sapmalar
Bugün en büyük tehlikelerden biri de, mazlumlara iftira atan, “oh olsun” diyebilen, “İngiliz ehli sünnetçisi” veya “Amerikancı tarikatçı” kılıklı yapılardır. Müslüman katledilirken mezhepçilik veya meşrepçilik üzerinden fitne çıkaranlar, katledilen çocukların ve namusu çiğnenen kadınların hesabını nasıl vereceklerdir? Abdestli müteahhitlerden sekülerleşmiş tiplere kadar herkes, hidayet ve ferasetini yeniden sorgulamalıdır. Zira feraset kaybolursa, gidilecek yer ancak “Cehennem-i Zümera”dır.
Tek Süper Güç Allah’tır
Dünya, hak ile batılın mutlak savaşında sona doğru yaklaşmaktadır. Bir tarafta Şeytan’ın iktidarı, diğer tarafta Hz. Hüseyin’in sancağı altında Zülfikar’ı kuşananlar vardır. Erbakan Hoca’nın dediği gibi: “Sonunda gebereceksiniz!”
Tarih; Nemrutları, Firavunları ve Ebreheleri nasıl yerle yeksan ettiyse, bugünün Deccalî sistemini de öyle yok edecektir. 50 yıl önce Siyonizm’e ve Amerika’ya nota çeken, bedel ödeyerek İslam’ın izzetini koruyan direniş hattına selam olsun. Sabır, savaş ve zafer; ancak Allah’a teslim olanlarındır.
Vesselam.





