DoğuBeyazıt’lı Genç Ressam Berkan BAYCAN Babasıyla çıktığı yolculuklarda gördüğü antik uygarlıklara ait izlerden derinden etkilendi bu etkileri, tablolarına işledi
Anka Kuşu’nun kanadından Mezobotamya tuvale yansıyanlar

Oluşturulma Tarihi: Ekim 20, 2017 13:121dk okuma
Genç bir Ressam Berkan Baycan, kendine özgü puantalist tarzını(noktacılık) yansıttığı 17 eserden oluşan ‘Kadim Kentler ve Gözlemciler’ adlı sergisini, önceki akşam Next Level Sanat Galerisi’nde açtı.

Anadolu ve Mezopotamya’da yaşamış antik uygarlıklara ait mitolojileri resimlerinde anlatan ressam Berkan BAYCAN sergiyle ilgili şunları söyledi:
“Bir gün rüyamda kendimi Anka Kuşu’nun kanadında, İstanbul’un üzerinde gece karanlığında uçarken gördüm. Kuşun kanatlarından aşağıya baktığımda şehrin ışıkları nokta şeklindeydi. Uyandığımda çocukluğumdan beri hayal ettiğim antik şehirleri artık nasıl çizeceğimi biliyordum. Form arayışından uzakta, çizgisel bir yaklaşımla oluşturduğum antik kentler, bu kentlerde yaşamış karakterler ve gökyüzünde uçan mitolojik kuşlar çizmeye başladım.
Puantalism tekniğini kendime özgü yorum katarak geliştirdim. Altı yıldır bu teknikle resim yapıyorum. Altı eserim de Londra’da karma sergide sergilendi.” sergiler de Tablolarımızı Misafirlerimizin beğenisine sunuyoruz.




Antik Şehir Babil


Doğu Beyazıt’ta doğan Berkan Baycan, çocukluğunu antik uygarlıkların ve mitolojinin doğduğu Anadolu ve Mezopotamya kentlerinde geçirir. Babasıyla çıktığı yolculuklarda gördüğü antik uygarlıklara ait izlerden derinden etkilenir.
Sanat yaşamı, çizimlerindeki farklılığı gören annesinin bir gün eve getirdiği resim malzemeleriyle tanışmasıyla başlayan Baycan, eğitimine başlamak için ailesiyle birlikte İstanbul’a yerleşir. Bu yeni dünyada yıldızlar yerine kentin ışıkları, dağlar yerine yüksek binalar vardır. Ortaokul ve lise yıllarını karikatür çizerek geçirir, Bursa Üniversitesi’nde Maliye Bölümü’nde lisans eğitimini tamamlar. Mimarlık eğitimi alan üniversite arkadaşlarının çalışmalarına dahil olarak tasarım ve sanat fikirleriyle ilgilenmeye devam eder.
Lisans eğitimini tamamladıktan sonra Londra’ya yerleşen Baycan, ilk kez gördüğü çağdaş sanat eserleri karşısında adeta büyülenir. Michelangelo ve Rembrandt gibi dünya sanat tarihinin büyük sanatçıları tarafından üretilen işleri yakından görmek, sanata karşı olan tutkusunu pekiştirir.
Son on yılda kendine ait bir dil ve biçem arayışında olan Baycan, bir gün rüyasında kendisini Anka Kuşu’nun kanadında, bilmediği bir şehrin üzerinde gece karanlığında uçarken görür. Kuşun kanatlarından aşağıya baktığında şehrin ışıkları nokta şeklindedir. Uyandığında hayal ettiği antik şehirleri artık nasıl çizeceğini biliyordur. Belleğindeki çocukluk anlarını ışıklı formlara dönüştürerek tuval üzerinde çalışan Baycan, işlerini Puantilist teknik kullanarak üretmeye başlar.
Uzamda nasıl her boyut bir noktayla başlıyorsa Baycan’ın eserleri de noktanın kullanılması ve yayılmasıyla başlar ve üzerinde çalıştığı tuvalin yönlerini belirler. Form arayışından uzakta, çizgisel bir yaklaşımla oluşturduğu antik kentler ve gökyüzünde uçan mitolojik kuşlar onun imge evrenini oluşturur. Noktaların yarattığı tematik teknik Berkan Baycan’a özgü bir estetik dil ortaya çıkarır. Sanatçı böylelikle, belleğin inşası, arketipleri şimdiye taşıma ve noktalama yöntemiyle yeni bir uzam ilkesi yaratır.



