TÜİK Rakamları Değil, Milletin Sofrası Konuşuyor
İktidar, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının arkasına sığınarak ekonomik başarı masalları anlatıyor. Oysa milletin yaşadığı gerçek bambaşkadır. Gerçek enflasyon TÜİK’in tablolarında değil; pazarda, markette, kasapta ve vatandaşın boşalan sofrasındadır.
Madem enflasyon düştü; öyleyse neden vergi ve harçlara peş peşe yüksek zamlar yapılıyor? Neden pasaport harçları her yıl katlanarak artıyor? Neden emlak vergileri yükseliyor, kamuya ait kira bedelleri ve vakıf kiraları kat kat artırılıyor? Devlet, kendi alacaklarına yüksek oranlarda zam yaparken vatandaşa “enflasyon düşüyor” demesi, hayatın gerçekleriyle bağdaşmamaktadır.
Bugün milyonlarca asgari ücretli, emekli ve dar gelirli ay sonunu getiremez hâle gelmiştir. Kırmızı et, milyonlar için lüks; tavuk eti ise ulaşılınca bayram sebebi olmuştur. Oysa sağlıklı bir toplum için et tüketimi bir ayrıcalık değil, temel bir ihtiyaçtır.
Daha da acısı, soğan ve patates gibi en temel gıda ürünleri bile birçok ailenin bütçesini zorlamaktadır. Bir ülkede vatandaş soğanı, patatesi ve eti hesap ederek alıyorsa, orada ekonomik başarıdan değil, ağır bir geçim krizinden söz edilir.
Millet artık TÜİK’in rakamlarına değil, cebindeki paraya bakıyor. Boş tencereler, küçülen sofralar ve eriyen maaşlar gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyuyor. Hiçbir istatistik, vatandaşın mutfağındaki yangını söndüremez.
Bu ülkenin insanı lütuf değil, hakkını istiyor. Alın terinin karşılığını, adil bir gelir dağılımını ve insanca yaşamayı istiyor. Gerçek enflasyonu gizlemek yerine, vatandaşın yükünü hafifletecek adımlar atılmalıdır. Aksi hâlde açıklanan rakamlar değil, milletin yaşadığı hayat tarihe not düşecektir. Vesselam
TÜİK Rakamları Değil, Milletin Sofrası Konuşuyor
0
Paylaş




