Viyana’da genç suç çeteleri endişe yaratıyor
Artan genç suçları ve çete olayları kentte güvenlik endişesini artırıyor.

Avusturya‘da 2025 yılında polis tarafından 75.724 genç ya da çocuk yaşta şüpheli tespit edildi. Bu rakam, bir önceki yıla göre yüzde 2,3’lük bir artışa işaret ediyor. Kriminal istatistiklere göre, gençlere en çok hırsızlık, yaralama ve ev soygunu suçları yöneltildi.
Çocuk yaşta şüphelilerde ciddi artış
Özellikle 10 ila 14 yaş arasındaki şüphelilerde belirgin bir artış görülüyor. Bu yaş grubunda 13.179 şüpheli tespit edildi; bu da 2024’e göre yüzde 32,3’lük dikkat çekici bir yükselişe işaret ediyor. Ayrıca bu gruptaki gençlerin yüzde 51,3’ünün Avusturya vatandaşı olmadığı, ilk kez yerli gençlerin oranını geride bıraktığı kaydedildi. 10 yaş altındaki şüpheli sayısı ise 2025’te 1.119 olarak kayıtlara geçti. Suç şüphelilerinin en büyük bölümünü ise 14-18 yaş grubu oluşturdu. Bu yaş aralığında 34.769 genç şüpheli kayıtlara geçti.
Viyana’da çete şiddeti olayları öne çıkıyor
Genç suç oranlarının en fazla hissedildiği şehirlerden biri Viyana oldu. 2025 Kasım’ında Floridsdorf’daki su parkında yaşanan olayda, yaklaşık 30 Suriyeli genç yanlarında bıçaklar, bir ses tabancası, beyzbol sopası, boks eldivenleri ve biber gazı ile, aralarındaki onur anlaşmazlığı sebebiyle üç vatandaşa saldırdı. Suç ve şiddet olayları yalnızca kenar mahallelerle sınırlı kalmadı. Şehrin daha varlıklı bölgelerinde dahi genç çeteler sorun teşkil ediyor.
Örneğin, Heiligenstadt istasyonunda gerçekleştirilen bir operasyon sonucunda, 13-17 yaşları arasındaki 12 genç – Suriye, Afganistan ve Avusturya kökenli – tespit edilerek haklarında işlem başlatıldı. Bu gençler; soygun, tehlikeli tehdit, yaralama ve silah yasasına aykırı hareket etmek gibi toplamda 20 farklı suçla ilişkilendirildi. Çoğunluğu okul yakınlarında ve tren istasyonu çevresinde işlenen bu suçlardan bazıları için gençler hapis cezası aldı.
Çocuk suçlarıyla mücadelede sosyal destek
Viyana’da yetkililer, bakımlı ve destekli yaşam evleri ile genç suçluluğunu azaltmayı hedefliyor. Son dönemlerde bazı genç suçlular birkaç hafta boyunca destekli konutlarda tutuldu ve takip edildi. Neustart isimli Denetimli Serbestlik Derneği’nin verilerine göre, 2025 yılında 4.750 genç ya da genç yetişkin bu kapsamda denetimli serbestlik hizmeti aldı.
Bir dernek sözcüsü, birçok gencin aile veya çevresinden şiddeti bir çözüm yolu olarak öğrendiğine ve eğitim, iş veya gününü yapılandıracak faaliyet eksikliğinin gençleri suça sürüklediğini ifade etti. Göçmen kökenli gençlerde ise dışlanmanın ek bir risk faktörü oluşturduğu belirtildi.
Yardım bütçelerinde kesinti tartışması
Derneğe göre, eğitime yatırım, okul sosyal hizmetlerinin artırılması, ebeveynlere destek, gençlik çalışmaları ve mahalle düzeyinde ‘streetwork’ hizmetleri gibi önlemlere yatırım yapılması gerekirken, bütçelerde ise aksine kesinti yoluna gidildi. Denetimli serbestlik bütçesinin önümüzdeki iki yılda azaltılacak olması, derneğin çalışmalarını zorlaştıracak. Sözcü, özellikle gençlerle ilgili destek hizmetlerine ihtiyacın arttığı bir dönemde bu kısıtlamaların sorun yaratacağının altını çizdi.
Sosyal medya denetimi ve eğitim çağrısı
Gençlerle çalışan avukat Anna Mair ise, müvekkillerinin çoğunun göçmen kökenli olduğunu, devletin sosyal medya platformları üzerindeki kontrolünü arttırması gerektiğini dile getirdi. Birçok genç TikTok ve benzeri platformlardaki içeriklerle radikalleştiğine dikkat çekti. Okulların ve ailelerin, gençlerin davranışlarında özellikle kadınlara karşı tutumlarında değişiklik gördüklerinde müdahale yükümlülüğü olduğunu vurguladı.
Yetkililerden ‘sıfır tolerans’ mesajı
İçişleri Bakanı Gerhard Karner (ÖVP), polis kontrollerinin gerektiğinde arttırılacağını ve güvenliğin sağlanması için kararlı şekilde müdahale edileceğini belirtti. Karner, bu konuda ‘sıfır tolerans’ ilkesinin geçerli olacağını vurguladı.
Cezai sorumluluğu olmayan çocuklar da şüpheli
Sorunun bir başka boyutu ise, bazı şüphelilerin yaşının cezai sorumluluk sınırının altında olması. Örneğin Währinger Straße’de, birkaç hafta içinde 20 işyerine düzenlenen hırsızlıkların failleri arasında 12 ve 13 yaşında iki Suriyeli çocuk yer aldı.
Mair, gençlerin çoğunlukla eylemlerinin sonuçlarını tam olarak bilmediklerini söyledi. Örneğin, bir dini ilahi paylaşımının bile terör propagandası sayılabileceği konusunda bilinçlendirilmenin şart olduğunu, okullarda daha etkili bilgilendirme yapılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, radikal içeriklerin sosyal medya platformlarından hızla kaldırılması için teknik ve yasal önlemler alınması gerektiğini savundu.

