Modern toplumların “görünmeyen omurgası” olarak tanımlanan Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar), akademik literatürde bunlar, devlet (kamu) ile piyasa (özel sektör) arasında yer alan, gönüllülük esasına dayalı ve toplumsal fayda üretmeyi amaçlayan örgütler olarak ele alınır ve öylece tanımlanırlar.
Think Tank (düşünce kuruluşu) kavramını doğru anlamak için şunu netleştirmek yarar vardır: Bunlar, klasik anlamda “sahada faaliyet gösteren” STK’lar değil, daha çok bilgi üreten, analiz yapan ve karar vericileri etkileyen entelektüel merkezlerdir. Yani bir bakıma “fikrin üretildiği yerlerdir”.
Kelime anlamı olarak “Think Tank”, düşünce kuruluşu anlamına gelmekle birlikte, araştıran, analizler yapan, düşünce yayınlayan ve danışmanlık hizmetleri gerçekleştiren sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu kuruluşlar, toplumdaki ihtiyaçların tespitinde ve projelendirilmesinde demokratik aktörler olarak önemli bir yere sahiptirler. “Entelektüel girişimciler” olarak da adlandırabilecek bu düşünce kuruluşları, özgür, bağımsız yapılarıyla yeni fikirler ve siyasi inisiyatifler yaratma aşamasında, siyasi partilerin baskılarından arınmış kurumlar olarak farklı ve yenilikçi birçok fikir ortaya koyabilmektedirler.
Think Tank’ler genellikle politika, teknoloji, ekonomi veya toplum üzerine çalışan bağımsız araştırma kuruluşlarıdır. Akademik kaynaklara göre:
Politika önerileri geliştirirler.
Raporlar, analizler ve veri çalışmaları yayımlarlar.
Hükümetlere, özel sektöre ve kamuoyuna yön verirler.
Konferanslar, paneller ve çalıştaylar düzenlerler.
Bu kuruluşlardan biri de çiçeği burnundaki Think Tank kuruluşu TEKSAM (Toplumsal Ekonomik Kültürel Sosyal Araştırmalar Merkezi)’dir. Türkiye’de toplumsal, ekonomik ve kültürel alanlarda projeler üreten, “güzel bir gelecek” inşası amacıyla faaliyet gösteren bir düşünce kuruluşu olarak üstüne düşeni yapmaya çalışan TEKSAM, toplum yararına stratejiler geliştirmeyi hedefleyen bir merkez halinde, geniş katılımlı buluşmalar ve çalışmalar yapmaktadır.
Kendisini bir ideale adamış insanların, topluma karşı sayısız ödevleri vardır kuşkusuz. İnandıklarını, doğru bildiklerini ve bulduklarını söylemek… Şehirlerin kapalı ve kirlenmiş havasına taze dağ havası getirmek. Bunun için de kurumsallaşmak ve bu kurumlar sayesinde yeni şeyler ortaya koymak. İşte bütün heveslerin özü, niyetlerin arılığı, düşüncelerin aydınlanışı, ruhların sağlamlığı ve davranışların tazeliği, bu tür kurumlar için ana hedef çizgileridir.
TEKSAM “Tink Tank” kuruluşunun ve sitesinin mimar Talip Aksoy, bu amaçla yola çıkmış ve H 24 kanalıyla var olmanın yollarını aramanın, iyiye kucak açmanın, kötüye de en azından pasif bir mukavemet ağının gerisine çekilerek antipati tavrını göstermenin peşindedir.
Başarı, gerçek başarı, halk kalabalıklarının insanın peşinden geçici sürüklenişinde değil, halkın kalbine, halkın ruhuna, belki yavaş, fakat sağlam yerleşmede ve kök salmadadır daima… Ve başarının devamı da içine kök salınan halk ruhunun canlı tutulmasında ve korunmasındadır…
Çağımızda insan yığınları, adeta radarla yönetilen makineler gibi bir akış içindedirler. Gün gelir, suyu çekilen denizdeki gibi derin bir var oluş hikmetinden yoksun tuz kayalarıymışçasına eriyecekleri su vaktini beklerler. Gün gelir, kabaran azgın dalgalar gibi yıkmadıkları sahil, parçalanamadıkları yapı kalmaz. Yığınlara bu akışta yöneticilik yapacak kurum ve kişilere ihtiyaç vardır. İşte TEKSAM, bu amaçla yola çıkmış ve büyük bir kararlılıkla faaliyetlerini sürdürmeye çalışmaktadır…
Kurucusu Mimar Talip Aksoy’un verdiği bilgilere göre TEKSAM, 2025 yılında bazı etkinliklerde bulunmuş ve kadim şehirleri ele alarak birçok il ve bu illerde ün yapmış, ses getirmiş, iz bırakmış tarihi şahsiyetler, tanıtıcı programlarla ön safa çıkarmıştır. Bu etkinliklerin ilki Eyüpsultan’da Bitlis’in iki ünlü ismi, Kürdolog Mutkili Halil Hayali ve Zaro Ağa ele alınmış ve konunun uzmanları tarafından detaylı bir şekilde anlatılmıştır.
Her ay düzenlediği kahvaltı program ve buluşmaları ile kanaat önderleri, gazeteciler ve ülke mutfağın ünlü şefleriyle bir araya gelerek, istişarelerde bulunmuş ve faydalı toplantılar yapmıştır.
2026 yılında gerçekleştirmeyi düşündüğü etkinlik ve faaliyetleri arasında, Said Nursi ve Sultan Selahaddin gibi ünlü iki ismi öne çıkararak programları arasına almayı ve böylece 2026 yılını, adalet ve barış gibi temel iki kavramın ruhuna uygun etkinliklerle “Barış ve Adalet Yılı” olarak ilan etmeyi kararlaştırmıştır.
Ayrıca Bitlis Eren, İstanbul ve Trakya üniversiteleri gibi önemli eğitim ve bilim kurumlarıyla dirsek temasında bulunarak bazı antlaşma ve protokollerle ortaklaşa projeler yürütmenin mutluluğu ve sevinci içindedir…
Devletin ifadesiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde gökle yer arasında insanın anlamı çerçevesinde sürekli arayan, Ay’ın, yıldızların, Güneş’in, uzayın, zamanın ve mekânın varoluş anlamını arayan ve bu aramasına bir türlü ara vermeyen, durmadan arayan eski çağlarda da bu arayışı sürdürmeğe niyetli görünen bir düşünce kuruluşu… Tarih boyunca Dicle ile Fırat arasında varlığını sürdüren Mezopotamya medeniyetinde insanın anlamını kavramamızı sağlayacak her türlü girişim ve etkinliklere destek olan TEKSAM, nice başarılara ve hayırlı işlere imza atma ve gerçekleştirme projelerinin hayata geçirilmesi için dualarımızı eksik etmiyor ve arkasında olduğumuzun sözünü veriyoruz…
Yüzyıllarca insanlığın beşiği olan, en eski medeniyetlerin yaşayıp geçtiği Akdeniz, Mezopotamya ve Güney Asya ülkelerinde yakın çağlara kadar üstün insan anlayışı egemendi. Toplum, her çağda binlerce, yüzlerce, milyonlarca üstün insan yetiştirdi. İşte bu Tink Tank kuruluşunun amacı, gerek erdem, gerek bilgi ve gerekse irfan ölçüsüyle birçok medeniyetin bugüne kadar ulaşamadığı üstün bir seviyeyi bulmak ve bunu topluma yaymaktır…



