Erbakan’dan Akın Gürlek ve CHP’yle ittifak açıklaması
Gazetecilerle bir araya gelen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Erbakan Özgür Özel’in Akın Gürlek iddiaları ve CHP’yle ittifak sorularına yanıt verdi.
Erbakan ayrıca AKP’ye geçen belediye başkanlarına dair de açıklamalarda bulunurken asgari ücret ve emekli aylığının da düşük kaldığını ifade etti.

Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin 3. Olağan Büyük Kongresi öncesinde basın yayın organlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi.
Burada gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Erbakan, eski HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın tahliyesinden Öcalan’a ziyaret gündemine, CHP Lideri Özel’in Akın Gürlek iddialarından ittifak ihtimallerine kadar birçok konuya değindi.
DEMİRTAŞ VE ÖCALAN
AİHM’in Demirtaş hakkında verdiği ihlal kararı sorulan Erbakan, “Hukuka uymamız gerektiğini ifade ediyoruz demirtaş ile ilgili. Devlet olarak bir sözleşme imzalanmışsa ahime uyma gereklişiği varsa kararlara uyulması gerekir” dedi.
“Komisyonun İmralı’ya gitmesinin uygun olmayacağını ifade ettik” diyen Erbakan, “Bu konuda çok istekli olan Bahçeli’nin gitmesi uygundur. Öcalanın serbest kalması veya cinayet işlemiş terör örgütünün faaliyetinde bulunmuş olanların serbest kalması anlamına gelmiyor bu süreç bizim için” ifadelerini kullandı.
AKIN GÜRLEK İDDİALARI
CHP Lideri Özel’in Akın Gürlek hakkındaki iddialarına da değinen Erbakan “Belgeleri ortada böyle bir şey varsa uygun bir durum olmadığı açık bir şekilde ortada. maalesef kurumsallık ortadan kalktı, devlet ciddiyeti ortadan kalktı ve maalesef bu tablolar yaşanır hale geldi.”
İTTİFAK İHTİMALLERİ
İttifak ihtimallerine ilişkin de konuşan Erbakan şunları söyledi: “Biz cumhurbaşkanlığı için kararımızı açıklamıştık, 2028’de yeniden refah partimizin bir aday çıkaracağını ve kendi adayı ile seçime gideceğini bu adayın da ben olacağımı teşkilatımızın milletimizin isteği olarak ifade etmiştik. Ama tabi seçimlerde ittifak yapılabilmesi mümkündür taban olarak seçim olarak partiler arasında olması mantıklıdır böyle olursa sinerji olması mümkün olur. Bir örneği 91 yılında görülmüştür. Ama bunun için çok erken. Bizim CHP ile herhangi bir şekilde ittifak yapmamız veya onların adayını desteklememiz gibi bir durum söz konusu olamaz.”
İBB operasyonlarına ilişkin soru üzerine ise Erbakan şöyle dedi: “Yargıda Çifte standart olmamalı. Anketlerde cumhurbaşkanının önünde çıkan kişilere bunlar yapılıyor şüpheli bulmakta haklıyız. Kendi belediye Başkanlığı 90 üzerinde dosyası var takipsizlik çıkıyor ama iş muhalefete gelince alacağım diyor.. Bir suç örgütü tanımlanıyor, CHP belediyelerşe de çalışmış AK PARTİlerle de. Sadece CHPli ilgili işlerde adım atalım derseniz bu standart olur.”
“BELEDİYE BAŞKANLARI CİDDİ BİR SİYASİ ŞANTAJLA KARŞI KARŞIYA KALIYORLAR”
Erbakan, kendisine yöneltilen soru üzerine, Yeniden Refah Partili belediyelerde istifaların olmasına ilişkin şu açıklamalarda bulundu:
“Belediye başkanlarının istifası konusu sadece Yeniden Refah Partisi’nin konusu değil. Yeniden Refah Partisi’ndeki belediye başkanları, dünya görüşü olarak, yaşantı olarak AK Parti’ye daha yakın durumdalar. Ama bu dünya görüşü, yaşantı ve siyasi çizgi olarak AK Parti’ye çok daha uzak olan CHP’li belediye başkanlarının da AK Parti’ye geçtiği bir dönemi yaşıyoruz. Burada bunun önemli bir sebebi, maalesef menfaat yoluyla veya baskı, tehdit, siyasi şantaj yoluyla belediye başkanlarının bir partiden diğerine -özellikle iktidar partisine- geçirilmesi operasyonu, bizzat Sayın Cumhurbaşkanı’nın takip ettiği, rozet taktığı, arayıp telefonla davet ettiği belediye başkanlarımız var. Bu konuya bu kadar önem veriyorlar. Çünkü iktidarın erime sürecinde olduğunu görüyorlar ve bu erimenin perdelenmesi verilebilmesi için bu çalışmayı yapıyorlar.
Burada bir siyasi şantaj ve baskı oluyor. Buna da bu insanlar dayanamıyor. Bu durum CHP için de söz konusu. Beykoz, Aydın ve başka yerlerde örneği var. Maalesef bu belediye başkanları ciddi bir siyasi şantajla karşı karşıya kalıyorlar. Benzer durum Anayasa değişikliği açısından milletvekillerine yapılıyor.”
Anketlere de değinen Erbakan “Anketler bizi 5,6 puan civarında gösteriyor. Ama anketlerin gösterdiğinin iki katı oyu alma potansiyelimiz olduğu için biz daha fazla olduğunu düşünüyoruz. Biz dolayısıyla 700-800 bin daha ilave ettiğimizi düşünürsek %8 veya 9 alabilmemiz mümkün. Mkyk’de kapsamlı değişiklikler olacak diye düşünüyorum, son süreçte çok kaliteli isimler katıldı. Hanımların sayısını artırmak gibi bir düşüncemiz var” dedi.
Aile yılı hakkında düşünceleri hakkındaki düşünceleri de sorulan Erbakan “Aile mahkemelerindeki dosya sayısı bakımından rekor bir yıl oldu ve boşanma davaları evlenme sayılarının yarısına ulaştı. Maalesef bu anlamda başarılı bir yıl olarak göremeyeceğini ifade etmek isterim. Aynen emekli yılında olduğu gibi” diye konuştu.
“ASGARİ ÜCRET, YOKSULLUK SINIRININ DÖRTTE BİRİNDEN DAHA AZ”
Erbakan, hayat pahalılığına ve yoksulluğa dikkati çekerek, şunları söyledi:
“Türkiye’nin sorunları malum. Emekli maaşı, açlık sınırının neredeyse yarısı seviyesinde. Asgari ücret, yoksulluk sınırının dörtte birinden daha az. İki asgari ücret giren bir hane bile yoksulluk sınırının yarısı kadar bir gelirle yaşam mücadelesi vermek durumunda kalıyor. Bekar bir çalışanın geçinme maliyeti bile iki asgari ücret seviyesine gelmiş durumda. Bu hesaba baktığımızda, Türkiye’de halkın yüzde 45’i açlık sınırının altında, yüzde 80’i de yoksulluk sınırının altında yaşam mücadelesi veriyor. Öte yandan borçlar alarm veriyor. Vatandaşın bankalara olan borçları 5,2 trilyon seviyesine geldi. AK Parti iktidara geldiğinde bu 6,6 milyar liraydı. Yani geçen 23 senede vatandaşın bankaya olan borçları 800 misli artmış. Bununla beraber esnafın ve işverenin borçları, kredileri 16,3 trilyon seviyesine geldi. AK Parti iktidara geldiğinde 88 milyar lira seviyesindeydi. Neredeyse 200 misli artmış. Bireysel kredi borçlu sayısı son bir yılda 43 milyon kişiye ulaştı. Peki bu borçlar yapılıyor fakat ödenebiliyor mu? Hayır ödenemiyor, çünkü icra dosyaları 25 milyona yaklaştı. Türkiye’de sosyal yardımlar ve sadaka ekonomisi hakim olmuş durumda. Açlık ve yoksulluk sınırının altındaki milyonlara sosyal yardımlarla ayakta tutmaya çalışılıyor.”




