İnsanlar maddi ve manevi sıkıntıya girdiklerinde, çaresiz kaldıklarında, doğal afetler karşısında sığınacak liman, tutunacak dal, başını yaslayacak bir omuz ararlar. İhtiyaç bağımlısı, materyalist, rasyonel, putperest, ateist düşünceli olanlar dahil bütün insanlar “eylemli duaya” muhtaçtırlar. İhlaslı bir niyetle başlatılan ve kâlbin onayladığı eylemli hareketin, dile dökülmüş söylem biçimine sözlü dua denir. Dua; Bütünlük içerisinde iyi niyet, geçerli yöntem, uygun eylem, tatlı söylem ile yapılan etkili bir ibadettir. Tehlikelere karşı önceden önlem almak, sorunların çözümünde planlanmış eyleme geçmek duanın önemli ilk aşamasıdır. Dua; Allah ile iletişim kurmanın, bazen gözyaşı dökmenin, bütün içtenlikle ve tam teslimiyetle Cenab’ı Allah’ı vekil tayin etmenin dışa yansımasıdır. Her ibadet ihlasla ve kurallara uygun olarak yapılırsa ancak bir anlam kazanır. Hasta kişi önce uzman doktora giderek eylemli duada bulunur, reçetesini eksiksiz uygular, şifayı da Allahtan bekleyerek söylemli dua eder. Bal bal demekle ağız tatlanmaz, ancak kavanozdan bir kaşık bal yenirse eylemli dua yapılmış, şifayı Allah’tan istemekle, söylemli dua tamamlanmış olur.
YAŞANMIŞ EYLEM
Asr’ı Saadet Dönemi’nde Mekke’nin 3.000 Kişilik müşrik ordusu, Medine İslâm Devleti ile savaşmak üzere yola çıktığı öğrenilince, İnsanlığın örnek rol modeli Hazreti Muhammed (S.A.V.) Şura Meclisi’nde İran asıllı Sahabe’i Kiram Selman-ı Farisi’n (R.A) önerisi üzerine 6 kilometre uzunluğunda, 5 metre genişliğinde, 3 metre derinliğinde ve bizzat Peygâmber’in (S.A.V.) kazma-kürek çalıştığı, aç kaldığı vakitlerde karnına taş bağlayıp ara vermeden cihat ettiğini kitaplardan öğreniyoruz. Hendek Savaşı’nın başlamasına çok az bir zaman kala kuvvetli kum fırtınalı hortumun oluşmasıyla Mekkeli müşriklerin havada uçuşması sonucu savaşı kaybetmişler Mekke’ye yenilmiş olarak geri dönmüşlerdir. Cenab’ı Allah’ın Elçisi Habibullah (S.A.V) bizzat kendisi “sözlü dua” eder sahabeler de âmin derler, hendek kazmaya hiç gerek duymazlardı. Bu olaydan anlıyoruz ki en önce eylemli dua, ardından söylemli dua gerekiyormuş.
GÜNAHSIZ AĞIZ
Kişinin kendisine dua etmesi elbette önemlidir ancak başka birisinin size dua etmesi çok daha kıymetli ve etkilidir. Yolculuğa çıkarken, ameliyata girerken, inşaat temeli atarken, yeni otomobil alınca, doğum öncesi sadaka vermenin hikmeti, günahsız dua isteme niyetinden kaynaklanır. Başkasının bize yaptığı dua “günahsız ağız” niteliğindedir. Hazreti Muhammed (S.A.V.) “En çabuk kabul edilen dua, Müslüman bir kimsenin diğer Müslümanın gıyabında yapmış olduğu duadır.” Hadis’i Şerif’i kıymetlidir. Örneğin;
01)- Hac’dan yeni gelmiş hacının duası
02)- Oruçlunun duası, engellinin duası
03)- Mazlumun zalime karşı bedduası
04)- Anne ve babanın evladına duası
05)- Yoksulun duası, hastanın duası
06)- Yolcunun duası, yaşlının duası
07)- Mücahidin duası, garibin duası
08)- Eşlerin birbirine yaptıkları dua
09)- Salih ve saliha kişilerin duası
10)- Misafirin ev sahibine duası
11)- Adaletli yöneticinin duası
12)- Dul ve yetimin duası ve benzeri.
Kur’an’ı Kerim,Mümin Suresi; 60. Ayet’i Celile: “Bana dua edin, size icabet edeyim.”
Kur’an’ı Kerim, Furkan Suresi:77.Ayet’i Celile: “De ki, duanız olmasa Rabbim size ne diye değer versin.”
Kur’an’ı Kerim, Bakara Suresi; 186. Ayet’i Kerime: “Kullarım sana beni sorduklarında bilsinler ki şüphesiz ben yakınım, bana dua ettiğinde dua edenin dileğine karşılık veririm.”
BİLİM ve DUA
Güneş’in uydusu Dünya’nın 23,5 derece eğik olması, Hidrojen ve oksijen gazlarının biraraya gelerek suyu oluşturması, Dünya’nın merkezkaç kuvvetine karşı durması, Dünya’da yaşayan sekiz milyar insanın parmak izlerinin birbirine hiç benzemeyişi, Hazreti İsa AleyhisSelâm’ın bakire Meryem Validemizden babasız doğmasının bilimsel açıklaması yoktur. Doğal koşullarda bakire bir kız evlenme eylemi yapmadan sözlü dua ile çocuk sahibi olamaz. 1912 Yılında “Nobel Tıp Ödülü” almış ünlü Fransız fizyolog Opr.Dr. Alexi Carrel (1873-1944) Dua adlı kitabında kanser, ülser, verem, böbrek iltihapları gibi hastalıklar süratle dua ile iyileştiğini yazmıştır. İnsan madde ve ruhtan oluşan özel bir varlıktır, Cenab’ı Allah insana şah damarından daha yakındır (Kaf Suresi:16.Ayet) ve şifayı veren de yalnız Cenab’ı Hakk’tır.




