İLLAH BİTLİS’TE GÖZIM
Bitlisli’yi severem, billâh doğridür sözım Yiddi göbek dededan, Bitlisli’yem men özım Felek böyle emretti, gerçi düştım gurbete Çoh memleketler gezdım, illâh Bitlis’te gözım.
Men Bitlis’ın torpaği, men Bitlis’ın taşiyem Men Bitlis’ın insani, elde üzük kaşiyem Men Bitlis’ın bahari, yazi güzi, kışiyem Bahçesinde bağınde, illâh Bitlis’te gözım.
Üskek üskek dağınde tipi menem, kar menem Men insanın hasiyem, namus menem, ar menem Yitmişdört vilayete kardeş menem, yâr menem Her memleket hoş amma, illâh Bitlis’te gözım.
Diş Hekimi Hüsamettin BİLGEN üstada Allahtan Rahmet dileklerimle
Kadim Şehrin Mührü: Bitlis ve Erenler’in Vefa Yürüyüşü
Bitlis; sadece dağların arasına sığınmış bir şehir değil, coğrafyanın ruhu, hanların ve prenslerin nefes aldığı kadim bir başkenttir. Toprağına basan her adımda Sultan Alparslan’ın heybeti, Yavuz Sultan Selim’in kararlılığı ve İdris-i Bitlisi’nin ilmi yankılanır. Ey Bitlis! Abdal Han’dan, Şerefhan’a, Xoyitli Musa Beg’e, Said-i Nursi’den, Müstak baba’ya, Halil Hayali‘den, Fuat Sezgin hoca’ya Prensliğin, İlmin, bilimin merkezisin
Bu şehir, Milli Mücadele’nin şafağında Sivas ve Erzurum kongrelerinde Mustafa Kemal’in yanında saf tutan, tarihin her kritik eşiğine kendi mührünü vuran bir iradenin, Rojkan’ın bakiyesinin adıdır.
Erenler: Bir Neslin Gönül Köprüsü
Bitlis’in dar sokaklarından yükselen bu tarihsel ses, bugün Eren Ailesi’nin şahsında hayat buluyor. Çocukluğumda gittiğimiz Güzeldere’nin o eşsiz güzel köylerinden biri olan Saké’nin bereketli topraklarının aslında Müftülerin olduğunu büyüklerimiz bize anlatırlardı. “Mala Müftü” (Müftügiller) adıyla filizlenen bu çınar, köklerini derin bir alimlik geleneğinden almıştır. Ahmet Eren Bey’in dedesi; hem ilmin ışığında bir rehber hem de Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal’in kadim bir dostu olarak bu asil mirası başlatmıştır.
İstanbul’un kalbinde “Eros” markasıyla bir tekstil efsanesi başlatan, Vakko gibi devlerle yarışarak Türk sanayisine yön veren bu serüven, bugün 14 bin kişiye aş sağlayan dev bir gölgeye dönüşmüştür. Ancak Erenler için mesele sadece ticaret değil, her daim “memleket” olmuştur.

Bir “Bitlis Abisi” Portresi
Zülfikarlar’dan Şerefxanlar’a kadar bu şehre değer katan tüm ailelerin yanında Erenler, bugün bir tevazu abidesi olarak yükseliyor. Ahmet Eren; sadece bir iş insanı değil, her kesimin saygıyla selamladığı gerçek bir “Bitlis Abisi”dir. Onun memleketine yaptığı her yatırım, aslında bir kentin geleceğine örülen bir tuğladır. Devletin en üst kademelerinde bile “Bitlis’i ve Ahmet Eren’i örnek alın” seslerinin yükselmesi, bu mütevazı ve vakur duruşun en büyük nişanesidir.

Geleceğe Çağrı: “Haydi Bitlis’e Menim Babam!”
Bitlis; organize sanayisiyle, inanç turizminin huzuruyla ve dört mevsimi kucaklayan doğasıyla bir dünya markası olmaya adaydır. Şimdi vakit, Ahmet Eren gibi bu şehre gönül vermiş her ferdin elini taşın altına koyma vaktidir. Sanatçısından akademisyenine, hekiminden şairine kadar her Bitlisli bu çağrıya kulak vermelidir.
Gönlümüzden kopan o samimi nida ile sesleniyoruz:
“İyi ki varsın kadim şehir, iyi ki varsın Eren Ailesi! Haydi Bitlis’e menim babam!”





