tr usd
USD
0.06%
Amerikan Doları
48,46 TRY
tr euro
EURO
-0.02%
Euro
56,33 TRY
tr gbp
GBP
0%
İngiliz Sterlini
65,62 TRY
tr chf
CHF
-0.17%
İsviçre Frangı
59,75 TRY
tr cny
CNY
0.05%
Çin Yuanı
7,22 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
-0.7%
Rus Rublesi
0,56 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
-0.08%
Euro Amerikan Doları
1,16 TRY
bist-100
BIST
-0.27%
Bist 100
14.112,89 TRY
gau
GR. ALTIN
0.01%
Gram Altın
6.860,79 TRY
tr btc
BTC
-0.13%
Bitcoin
3.977.242,00 TRY
tr eth
ETH
-0.55%
Ethereum
115.124,00 TRY
tr xrp
XRP
-0.08%
Ripple
64,29 TRY
tr bch
BCH
0.34%
Bitcoin Cash
13.866,49 TRY
tr ltc
LTC
-0.52%
Litecoin
2.806,84 TRY
tr bnb
BNB
0.4%
Binance Coin
36.868,00 TRY
tr sol
SOL
-0.68%
Solana
4.998,29 TRY
tr avax
AVAX
-0.16%
Avalanche
443,39 TRY

Kibrit ve Çakmak Taşının Hikayesi

featured

TARİHİN KÜLLENEN SAYFALARI: OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E KİBRİT, ÇAKMAK TAŞI VE DEVLET TEKELLERİNİN YASAKLI YILLARI
​İSTANBUL — Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden Cumhuriyet’in ilk yıllarına uzanan süreçte, ateş yakmanın en temel iki aracı olan kibrit ve çakmak taşı; sadece birer tüketim malzemesi değil, aynı zamanda uluslararası rekabetin, devlet inhisarlarının (tekel) ve çok katı yasakların merkezinde yer alan stratejik birer nesneydi. Tarihsel kayıtlarda adı geçen ilk büyük üretim hamleleri ve sonrasında devreye giren yasaklar dönemi, Türkiye’nin sanayileşme mücadelesinin en ilginç kesitlerinden birini oluşturuyor.

Çakmak mı, kibrit mi? Hangisi daha önce icat edildi?

Ateş, insanlık tarihi boyunca medeniyetin en temel unsurlarından biri oldu. Yemek pişirmekten korunmaya, ısınmadan üretime kadar hayatın merkezinde yer alan ateşi elde etme yöntemleri ise çağlar boyunca büyük bir merak konusu oldu. Peki, bugün sıradan bir eşya gibi görünen çakmak ve kibritten hangisi daha önce icat edildi?


​Osmanlı’da İlk Kibrit Girişimleri ve Sarıyer-Küçükçekmece Hatlı Sanayi Tarihi


​Osmanlı Devleti’ne kibritin girişi Tanzimat yıllarına dayanır. İlk dönemlerde ithal edilen bu ürün, zamanla iç piyasada yerli imalathane ve fabrikaların kurulması yönündeki girişimleri tetikledi. Tarihsel süreçte İstanbul’un farklı noktalarında (özellikle Küçükçekmece/Menekşe bölgesinde kurulan ve Osmanlı Kibritleri Fabrikası olarak bilinen tesisler) Fransız ortaklıklarıyla ilk büyük üretim adımları atıldı.
​İstanbul’un boğaz hattı ve çevre ilçelerinde (Sarıyer ve çevresindeki dönemsel kıyı sanayi yapılanmaları dahil olmak üzere) bu dönemde kurulan imalathaneler, hammadde temini ve enerji maliyetleri gibi zorluklarla mücadele etti. Cumhuriyetin ilanından sonra ise bu tesisler millileştirme politikaları ve ekonomik bağımsızlık hareketleri çerçevesinde yeniden yapılandırılmak istendi. Ancak dönemin sermaye yetersizliği, üretimi devlet kontrolündeki imtiyazlı şirketler ve yabancı ortaklıklar arasında mekik dokuyan bir sürece sürükledi.


​”Devlet Tekeli” ve Çarpıcı Yasaklar Dönemi (1929 – 1949)


​Cumhuriyet döneminde bütçe gelirlerini artırmak ve yerli sanayiyi korumak amacıyla kibrit, çakmak ve çakmak taşı üzerinde çok sıkı bir devlet tekel (inhisar) rejimi kuruldu.
​8 Haziran 1929 tarihinde yürürlüğe giren 1503 sayılı Kibrit ve Çakmak İnhisarı Kanunu ile kibritin yanı sıra her çeşit çakmak ve suni çakmak taşının üretimi, ithalatı ve satışı tamamen devlet tekeline verildi.
​Kanunun en dikkat çekici yönü ise sıradan vatandaşları doğrudan ilgilendiren yasaklarıydı. Bu döneme ait kanun hükümlerine göre; tekel dışından çakmak, çakmak taşı veya yetkisiz kibrit bulundurmak, kullanmak, ülkeye sokmak ve satmak kesinlikle yasaktı.
​1929 ile 1949 yılları arasında Türkiye’de cepte çakmak taşı veya lisanssız çakmak bulundurmak ciddi bir suç teşkil ediyor; yakalanan kaçak ürünlere el konuluyor, cezai müeyyideler uygulanıyordu. Bu durum, çakmağın ve çakmak taşının döneminin en kıymetli ve riskli “kaçakçılık” objelerinden biri haline gelmesine neden oldu.


​Yasakların Kalkışı: 1949 Dönüm Noktası


​Türkiye’de vatandaşların günlük yaşamını kısıtlayan ve uzun yıllar karaborsaya sebep olan bu sıkı denetimler, 1949 yılında çıkarılan 5321 sayılı Kanun ile gevşetildi. Çakmak ve suni çakmak taşının devlet tekelinden çıkarılmasıyla birlikte, bu ürünlerin serbestçe alınıp satılmasının önündeki engeller kalktı.
​Bugün tarihin tozlu raflarında kalan bu yasaklar ve İstanbul’un kıyılarında kurulan ilk kibrit fabrikası kalıntıları, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık ve sanayileşme yolunda kat ettiği mesafenin en somut tanıkları olarak hafızalardaki yerini koruyor.

Kibrit ve Çakmak Taşının Hikayesi
0
Haber Bülteni
Bültenimize Katılın

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

Abone olarak Gizlilik Politikası metnini kabul etmiş olursunuz. İstediğiniz zaman abonelikten çıkabilirsiniz.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

H24 Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.