GECE SAAT 4.25
Sen hiç hiçlerden hiç oldun mu?
Sen göz yaşlarını mezar taşlarına döktün mü?
Sen ey sefil, ey rezil insan. Seni var
edene hesap vereceğini düşündün mü?
Sen ey aciz mahluk.
Gururlanıp toprağı
çiğnedin de kendi bedenini hiç çiğnemedin.
İnsanlar kadar nankör kimdir?
Tasavvur etmeye çalışıyorum.
Ne buluyor, ne de bulamıyorum. Ama yine de insan denen ismi
iki heceden oluşan insanı buluyorum.
Yanılıyor muyum?
Hayatını hiçle yoğuran insan.
Kayda değer şeydir yaşamak.
Çünkü insan yaşadıkça
Rabbinin rızasına ulaşmaya çalışıyordur.
ÇIKMAZ VE AÇMAZ ÇIKMAZDAKİ DEVRİMCİLİK
Devrimin sloganik papağan misali tipleri,
artık olayları gereği gibi değerlendirme noktasında bulunmalıdırlar.
Ayakları yere basmayan devrimci söylemlerin
arkasına sığınan, heyecan yüklü bulutların yağmurunda ıslanan devrimcilik,
artık iflas etmeye yüz tutmuştur.
Kafalarda büyütülen moda isimler,
devrimci
gençliği sorgulama ve yargılamak yerine
sanki yarın devrim olacakmışcasına
genç dimağlara gaz vermekten kendilerini alamıyorlar.
Devrimci gençlik, duygularıyla
hareket etmeyi alışkanlık haline getirmiş.
Artık isimler vitrinize edilmemeli.
Bunlar da kitleler nezdinde yargılanmalı.



