Aydın, akademisyen ve siyasetçilerden çözüm süreci için deklarasyonu yayınladı
Yaklaşık 90 aydın, siyasetçi, akademisyen ve kanaat önderi, Türkiye’de 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışmaların sona erdirilmesi için “Çözüm Süreci Deklarasyonu” yayımladı.
Deklarasyonda, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP lideri Devlet Bahçeli ve PKK lideri Abdullah Öcalan’ın sürece yönelik kararlı tutumları vurgulandı ve kalıcı barış için TBMM’nin inisiyatif alması çağrısı yapıldı.
“Toplumsal İrade Çatışmalardan Daha Güçlü”
Deklarasyonda, son 50 yılda yaşanan silahlı çatışmaların 80 bini aşkın can kaybına, milyonlarca mağduriyete ve 2 trilyon doları aşan ekonomik kayba yol açtığı hatırlatıldı.
“Bunca uzun zamana rağmen etnik kitlesel çatışmaların yaşanmamış olması, Türkler ve Kürtler başta olmak üzere birlikte yaşama arzusunun en güçlü göstergesidir” ifadeleri kullanıldı.
Çözüm Deklarasyon şu şekilde:
“Yaklaşık 50 yıldır adı konulmamış çok yönlü bir çatışma yaşıyoruz. Seksen bin insanımız hayatını kaybetmiş, milyonlarcası mağdur olmuştur. İki Trilyon doları aşan bir harcamaya ve ülkenin maddi kaynaklarının tüketilmesine yol açmıştır. Tek tesellimiz; bunca uzun zamana rağmen etnik kitlesel çatışmaların yaşanmamış olmasıdır. Bu durum, Türkler ve Kürtler başta olmak üzere toplumsal birlikteliğin ve birlikte yaşama arzusunun en üst seviyede olduğunun açık bir göstergesidir.
Konjonktürel, ulusal, bölgesel ve uluslararası gelişmelerin etkisi olsa da Örgütü silah bırakma noktasına getiren asıl nedenin; toplumun birlikte yaşama inancı ve kararlılığı olduğuna inanıyoruz. Bu durumu, devlet aklının ve toplumsal sağduyunun kesiştiği nokta olarak görüyoruz.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 20 Ekim 2024 tarihinde yaptığı tarihi çağrının PKK lideri Abdullah Öcalan tarafından olumlu karşılık bulması söz konusu çatışmaların sona erdirilmesi için yeni bir umut olmuştur. Özellikle örgütün kendini feshetmesi ve silahlı mücadeleye son vermesi, çatışmasızlık yolunda atılmış en önemli adım olduğunu düşünüyoruz.
“Artık hiçbir annenin gözyaşı dökmesini, hiçbir gencin geleceğini kaybetmesini istemiyoruz”
Çatışmaların, acıların, gözyaşlarının ve kayıpların hepimize ağır bedeller ödettiğini biliyoruz. Artık hiçbir annenin gözyaşı dökmesini, hiçbir gencin geleceğini kaybetmesini istemiyoruz. Bizim ortak irademiz, şiddetin ve çatışmaların sona erdiği, diyalog ve karşılıklı anlayışa dayalı kalıcı bir barışın tesis edilmesidir. Beklentimiz; yüz yıllık cumhuriyetin artık demokratik değerlerle taçlandırılması ve halkımızın hak ettiği yüksek standartlı demokrasiye geçmesidir. Böylece insanlarımızın artık şiddet ve silah ihtiyacı duymadan sorunlarının demokratik yollardan çözülebileceğine inanmaları sağlanmış olacaktır.
Başta Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan olmak üzere MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve PKK lideri Abdullah Öcalan’ın kararlı tutumları sonucu “Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun kurularak sürecin TBMM’nin inisiyatifine bırakılması bu istikamette atılmış önemli adımlar olarak değerlendiriyoruz.
“Sürecin uzaması provokasyonlara açık hale getirecektir”
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un öncülüğünde ve desteğinde yürütülen Komisyon çalışmaları toplumun sürece ilişkin umutlarını arttırmıştır. Ancak komisyon çalışmalarını en kısa zamanda tamamlayarak önerilerini TBMM’ye sunmasında fayda vardır. Meclis tarafından da önerilerin öncelikli gündeme alınmasını sürecin akamete uğramaması için zorunlu görüyoruz. Çalışmaların uzaması, SÜRECİ ulusal ve uluslararası güçlerin provokasyonuna açık hale getirecektir.
“Halkımızın beklentisine kayıtsız kalınamaz”
Bu nedenle silahsızlanma ve toplumsal barışın kalıcı güvencesi olacak yasal ve anayasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilerek sivil ve siyasal alanın normalleştirilmesini, şiddetten uzak, özgürlükçü ve çoğulcu bir siyasal ortamın inşa edilmesini ülkemiz için acil ve öncelikli görüyoruz. Halkımızın beklentisi açıktır: Hukuk, demokrasi ve eşitlik temelinde kalıcı bir barışın tesis edilerek bölgeye de örnek olacak bir TÜRKİYE. Kuşkusuz bu beklentiye kayıtsız kalınamaz.
“Tarihi fırsat kaçırılmamalı”
Bizler, Türkiye’nin temel sorunlarına ilgili ve duyarlı bireyler olarak bu süreci; silahlı çatışmaların sona erdirilmesi ve toplumsal barışın tesis edilmesi için “tarihi bir fırsat” olarak görüyoruz. Amacımız, silahsızlanma ve çözüm konusunda varılan mutabakatın hayata geçirilmesine destek vermektir. Çözüm aramak yalnızca siyasi aktörlerin değil, toplumun tamamının meselesidir. Bu bağlamda bizler bu sorumluluğu omuzlarımızda hissediyor, yeni sürecin yanında olduğumuzu ve her koşulda barışı, demokrasiyi ve kardeşliği savunacağımızı ilan ediyoruz.
“Toplumsal barış ve adalet için; biz varız, biz buradayız, biz birlikteyiz”
Bu nedenle, her bireyi ve her kesimi sürece katkı sunmaya davet ediyoruz. Bizler, bu topraklarda yaşayan bütün yurttaşların ortak geleceğini hukuk güvencesinde, barış, demokrasi ve kardeşlik içinde birlikte yaşama iradesinde görüyoruz. Türk’üyle, Kürd’üyle, Alevi’si ve Sünni’si ile farklı inanç ve kimlikleriyle bu ülkenin bütün evlatları, çatışmaların ve çekişmelerin gölgesinde değil; evrensel hukuk ve eşitlik temelinde özgürce bir arada yaşamalıdır.
Artık yaraları sarmak, kayıpları onarmak ve gelecek nesillere umut dolu bir ülke bırakmak zamanı gelmiştir. Bu tarihi fırsatın heba edilmemesi için herkesi aklıselim, sorumluluk ve cesaretle hareket etmeye davet ediyoruz.
Toplumsal barış ve adalet için; biz varız, biz buradayız, biz birlikteyiz.
İmzacılar
A. Aziz Özkılıç (DOGÜNSİFED YİK Başkanı), A. Cemil Tunç (Eski Bakan), Abdulbaki Erdoğmuş (Eski Milletvekili), Abdulbaki Türkoğlu (Eski Milletvekili), Abdulhamit Çelik (Araştırmacı), Abdurrahim Aksoy (Eski Milletvekili), Abdurrahman Anık (Eski Milletvekili), Adem Kılıç (Akademisyen), Ahmet Kıran (Kanaat önderi), Alaattin Epözdemir (İzmir Doğu ve Güneydoğu Derneği Genel Başkanı), Alaattin Fırat (Eski Milletvekili – Akademisyen), Ali Bulaç (Yazar), Ali Güner (Eski Milletvekili), Aziz Yağan (Akademisyen), Bahri Çakabey (Prof. Dr. – Akademisyen), Barış Tarhan (İş insanı), Behmen Doğu (İş insanı), Büşra Yentürk (İnsan hakları aktivisti), Cafer Solgun (Yazar), Cemal Acar (Avukat – Eski Baro Başkanı), Cemal Kaya (Eski Milletvekili), Cevat Korkmaz (Gazeteci – İş insanı), Davut Güler (Yazar – Yayıncı), Ekrem Baran (Yazar), Enes Akdemir (Avukat), Enüş Yaşar (İş insanı), Enver Fehmioğlu (Eski Milletvekili), Erdal Aydemir (Eski Milletvekili – Eski Baro Başkanı), Fatma Akdokur Aktaş (Yazar), Fatma Ünsal Bostan (Hak İnisiyatifi Genel Başkanı), Faysal Fırat (Kanaat önderi), Faysal Mahmutoğlu (Yazar), Felat Aygören (Eski Belediye Başkanı), Feridun Taş (Avukat – Eski Baro Başkanı), Ferit Özcan (İlahiyatçı – İş insanı), Ferzende Göktimur (Ziraat Mühendisi), Halil Paydaş (Siyasetçi – İş insanı), Halil Ürün (Eski Milletvekili – Konya Eski Belediye Başkanı), Hamit Yavuz (Eczacı), Hasan Postacı (Yazar), Helün Fırat (Kültür ve sanat işletmecisi), Hüseyin Yıldız (Eski Milletvekili), İbrahim Gezer (Akademisyen – Siyasetçi), İbrahim Halil Çelik (Eski Milletvekili – Şanlıurfa Eski Belediye Başkanı), İlhami Işık (Yazar), İrfan Cenger (Sanayici), İsmail Şanlı (İş insanı), Kenan Karagüzel (TEKSAM Ar-ge Baskanı) Lütfü Baksi (KADEP Eski Genel Başkanı), Mahfuz Güler (Eski Milletvekili), Mehmet Ali Özel (Avukat – Eski Baro Başkanı), Mehmet Atilla Maraş (Eski Milletvekili), Mehmet Kahraman (Eski Bakan), Mehmet Şahin (Eski Milletvekili), Mesut Değer (Eski Milletvekili), M. Salih Yıldırım (Eski Bakan), M. Xalid Sadini (Yazar), Muhammed Salar (Yazar), Murat Cengiz (İş insanı), Mustafa Çevik (Akademisyen), Mustafa Galip Akengin (Gazeteci), Mustafa Koç (Emlakçılar Odası Başkanı), Mustafa Paçal (Yazar), Mustafa Sevinç (Yazar), Müslüm Doğan (Eski Bakan), Nedim İlci (Eski Milletvekili), Nevzat Bingöl (Gazeteci – Yazar), Nilüfer Akbal (Sanatçı), Nurettin Aktaş (Eski Milletvekili), Nurten Ertuğrul (İnsan hakları aktivisti), Nuşirevan Elçi (Avukat – Eski Baro Başkanı), Ramazan Demir (Akademisyen), Rüstem Zeydan (Eski Milletvekili), Sabir Fırat (Avukat – Siyasetçi), Sabahattin Göçmen (Avukat – Eski Baro Başkanı), Seher Akçınar Bayar (Eski Milletvekili), Sedat Yurttaş (Eski Milletvekili), Serhat Şabap (Uluslararası İlişkiler Uzmanı), Sezai Topalan (İş insanı), Sıtkı Zilan (Avukat – İnsan hakları aktivisti), Şah İsmail Bedirhanoğlu (GÜNSİAD Başkanı), Şefik Atilla (Kanaat önderi), Şeyhmus Diken (Yazar), Talip Akoy ( H24 Genel Yayın Yönetmeni) Ümit Aktaş (Yazar), Vahap Canan (Cumartesi Anneleri Üyesi), Yaşar İçen (Yazar), Zahit Mutlu (Eski Bürokrat), Zeki Eker (Eski Milletvekili), Zülfükar Anık (Eğitimci), Zülfükar İzol (Eski Milletveki
Haberle ilgili daha fazlası:# Deklarasyon# Kürt aydınlar. # Kürt siyasetçiler
h24 Yazıları

Özel’den Tekin’i İhraç Kararı
21 saat önce

Guardiola:
1 hafta önce

Bakan Fidan Mossad ile Görüştüğü İddiası Yalanlandı
3 hafta önce

Gazze Ölüyor STK’lar Zeki Mürence Tepkili
4 hafta önce

Atina Belediye Başkanı’ndan İsrail’e Tepki
4 hafta önce

ispanya Gazze’ye Yardım gönderdi
1 ay önce

BİTLİS EMİRİ AHMET FÂİK HAN İLE MEM Û ZİN
1 ay önce

Hoşap Kalesi’nin Zamana Direnen Görkemi
1 ay önce

500T’nin Güzergahı Değişti
2 ay önce

Köprüde İntihar
2 ay önce
Diğer Yazarlar

Mazlum Sevinç
“Kürt Mutfağının İncisi”

Mazlum Sevinç
“Kürt Mutfağının Zenginlikleri”

Erdal Tüksoy
“Kars’ın Sofrası: Kaz, Peynir ve Umaç Helvası”

Mehmet Kudat
“Diyarbakır’da Balığın Yeni Hikâyesi: Chef’in Denizi”

Müfid Yüksel
“İshak Paşa Sarayı ve Şeyh Ahmed el-Hani/Şéx Ehmedé Xani”

Necip YAVUZER
“MÜMİNLER Mİ KARDEŞTİR YOKSA MÜSLÜMANLAR MI”

Necip YAVUZER
“AMERİKANCI İSLAMIN ÖNCÜLERİ AKP VE CEMAAT Mİ?”

hasan Postacı
“Toplumsal Empati ve Güvensizlik”

Ümit AKTAŞ
“Başka Türlü Yapmak”

Mehmet Kudat
“GASTRONOMİDE YENİ TREND: GÖLOKAL YAKLAŞIM”
- Yazarlar
- Özel’den Tekin’i İhraç Kararı
Özel’den Tekin’i İhraç Kararı
2 Eylül 2025, 21:28 yayınlandı 2 Eylül 2025, 21:31 güncellendi

Paylaş
CHP Genel Başkanı Özgür Özel Halk TV kranlarında Kürşad Oğuz, Fikret Bila ve Sinem Fıstıkoğlu‘nun sorularını yanıtlıyor.
Özgür Özel’in açıklamalarından satır başları şu şekilde:
“Haberdardık. Bu 10. denemeydi. 10. denemede tutturdular. Ankara’da 6 İstanbul’da 4 dava var. Bu dava 4 davanın birleşimi. Ankara’da da 6 davanın birleşiminden dava yürüyor. Asliye Hukuk Mahkemelerine başvuruyorlar. İstanbul İl Kongresini iptal edin ve tedbir kararı verin diyorlar. Yani mahkemeyi daha görmeden görevdekileri uzaklaştırın diyorlar. Bunu bugüne kadar 9 ayrı Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Başkanı reddetti. Hukukçular, bu davada tedbir kararı verilemez, doğrudan sonuç doğurur diyor

Şimdi, yönetimin uzaklaştırılmasını talep ediyorsun bir gerekçeyle, daha doğrusu yapılan kongrenin iptalini talep ediyorsun. İptal olursa yönetim uzaklaşacak. Sen bunu yapmadan ilk günden iptal et. diyorsun. Bunu dokuz mahkeme reddetti. 10’uncuda tutturdular. 11’incisini de bugün bir Akın Gürlek, bir birleştirme kararıyla yapmaya çalışıyor.
Yani o da diyor ki, ‘Nihayet tutturdunuz. Sürece ben de vaziyet ediyorum’ deyip kendince, kendince baş kötü olarak bu kötülükten de benim haberim var. Dolayısıyla en baştakinin haberi var. Sayın Erdoğan’ın talimat ve direktifleriyle biz sizinle uğraşıyorduk. Nihayet bu kadar hukuksuzluğu kabul edebilecek bir asliye hukuk mahkemesi bulduk deyip zil takıp oynuyor bugün.
Ankara’da böyle bir hakim bulamadıkları için İstanbul’daki bir hakime bu kararı aldırmışlar. Bu durum, hukuk sistemi açısından tamamen bir kanunsuzluk hali olduğu için Anayasa Mahkemesi’ne de bu durum açısından tedbir talebiyle başvuracağız. Bunların hepsini teker teker yaparız.

Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdirYorumunuz *Adınız *E-Posta *Bir dahaki sefere yorum yaptığımda kullanılmak üzere adımı, e-posta adresimi ve web site adresimi bu tarayıcıya kaydet.Yorum GönderGiriş Yap
- Yazarlar
- Kürt Mutfağının İncisi
Kürt Mutfağının İncisi
1 Eylül 2025, 19:02 yayınlandı 1 Eylül 2025, 19:03 güncellendi

Paylaş
Kürt Mutfağının İncisi
Sergedan Sofralarında Kürt Yemek Kültürü
Kürt kültürü, yüzyıllardır dağların, ovaların ve bereketli toprakların sunduğu nimetlerle şekillenmiş zengin bir mutfak geleneğine sahiptir. Bu mutfak, yalnızca karın doyurmayı değil; aynı zamanda aileyi, misafirperverliği ve paylaşmayı merkezine alır. Sofralar, Kürt toplumunda bir araya gelmenin en güçlü sembollerinden biridir.
Yemek ve Kültürün Buluşması
Kürt mutfağında yemek, çoğu zaman günlük yaşamın ötesinde bir ritüeldir. Misafirlik kültürü çok köklüdür; eve gelen misafir için en güzel yemekler hazırlanır. Sofranın başına oturmak, beraber ekmek bölmek bir dostluk ve güven ifadesi olarak kabul edilir.
Düğünlerde, bayramlarda veya mevsimsel kutlamalarda sofralar adeta bir şölen havası taşır. Özellikle sonbaharda yapılan sergedan (yayladan köye dönüş) zamanı, kışa hazırlık için pek çok yiyecek hazırlanır: kurutulmuş et, peynir, tarhana ve çeşitli bakliyatlar depolanır.
Kürt Mutfağının Özel Yemeklerinden: Şilêr (Kürt Çorbası)
Kürt mutfağında öne çıkan yemeklerden biri de Şilêr adlı çorbadır. Bol yoğurt, pirinç, buğday veya mısırla yapılan bu yemek, hem sade hem de besleyici oluşuyla kış sofralarının vazgeçilmezidir. Yoğurdun ekşi tadı, dağlardan toplanan otlarla buluşur ve ortaya eşsiz bir lezzet çıkar.
Şilêr’in bir diğer önemi ise paylaşım kültürüdür. Büyük kazanlarda pişirilen çorba, yalnızca ev halkı için değil, komşular ve misafirler için de hazırlanır. Bu, Kürtlerin toplumsal dayanışma ruhunun yemeklere yansıyan en güzel örneklerinden biridir.
Sofraların Ruhu
Kürt yemek kültüründe tandır ekmeğinin yeri ayrıdır. Sıcacık tandırdan çıkan ekmek, çoğu zaman yemeklerin eşlikçisidir. Aynı zamanda etli yemekler, bulgur pilavı, sumaklı salatalar ve çeşitli ot yemekleri sofranın zenginliğini artırır. Her yemekte doğallık ve sadelik ön plandadır.
Kürt mutfağı, yalnızca damaklara değil, gönüllere de hitap eder. Her bir yemek, toprağın bereketini, dağların serinliğini ve yüzyılların kültürel mirasını taşır. Şilêr gibi sade ama anlam yüklü yemekler, Kürtlerin hem geçmişle olan bağını hem de geleceğe taşıdığı misafirperverlik ruhunu simgeler.
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdirYorumunuz *Adınız *E-Posta *Bir dahaki sefere yorum yaptığımda kullanılmak üzere adımı, e-posta adresimi ve web site adresimi bu tarayıcıya kaydet.Yorum GönderGiriş Yap
- Yazarlar
- Gastronomi
- Kürt Mutfağının Zenginlikleri
Kürt Mutfağının Zenginlikleri
1 Eylül 2025, 18:57 yayınlandı 1 Eylül 2025, 18:58 güncellendi

Paylaş
Kürt Mutfağının Zenginlikleri
Yemek ve Kültürün Harmanı
Kürt mutfağı, Mezopotamya’nın bereketli topraklarında doğmuş, dağların serinliğiyle, yaylaların bolluğuyla yoğrulmuş bir kültürün mutfağıdır. Yüzyıllar boyunca göçebe yaşam, tarım, hayvancılık ve mevsimsel döngüler bu mutfağın hem çeşitliliğini hem de karakterini belirlemiştir. Kürt sofraları yalnızca yemek yenilen yerler değil; aynı zamanda birlikteliğin, misafirperverliğin ve kültürel hafızanın canlı birer sahnesidir.
Yemek Kültürünün Toplumsal Önemi
Kürtlerde yemek, aile ve topluluk bağlarını güçlendiren bir unsur olarak görülür. Özellikle düğünlerde, bayramlarda, sergedan (yayladan dönüş) zamanlarında büyük kazanlarda yemekler pişirilir, herkes davet edilir. “Misafir bereket getirir” anlayışı hâkimdir ve misafire yemek ikram etmek onur meselesi sayılır.
Kürt Mutfağının Öne Çıkan Yemekleri
- Şilêr (Yoğurtlu Çorba)
Kış aylarında sıkça yapılan Şilêr, yoğurt, pirinç veya buğday, bazen de mısırla hazırlanır. Hem sade hem de doyurucu oluşuyla Kürt sofralarının vazgeçilmezidir. Yoğurdun ekşiliği ve yöresel otlarla birleşen aroması, köy hayatının doğallığını sofraya taşır. - Keledoş
Kürt mutfağının en özel yemeklerinden biridir. Kuru otlar, nohut, kuru börülce, kurut (kurutulmuş yoğurt) ve bazen et ile pişirilir. Özellikle kış aylarında enerji veren bu yemek, aynı zamanda doğa ile iç içe yaşayan Kürtlerin bitkisel zenginliği mutfaklarına nasıl taşıdıklarını gösterir. - Serbidev (Kuru Fasulye Yemeği)
Kürtlerin geleneksel yemeklerinden biridir. Büyük kazanlarda, genellikle etle birlikte yapılır. Düğün ve taziye sofralarının değişmez yemeği olan serbidev, aynı zamanda paylaşım kültürünün en güçlü temsilcilerinden sayılır. - Perde Pilavı
Her ne kadar Osmanlı mutfağıyla da ilişkilendirilse de, Kürt mutfağında da perde pilavı önemli bir yere sahiptir. İçinde badem, kuş üzümü, tavuk eti ve baharatlar bulunan bu pilav, hamurla kaplanıp fırında pişirilir. Düğün sofralarının gözdesi olan perde pilavı, bereket ve birlik anlamı taşır. - Tandır Ekmeği
Kürt mutfağının en temel unsurlarından biri tandır ekmeğidir. Toprak tandırlarda pişirilen bu ince ve büyük ekmek, neredeyse tüm yemeklerin yanına eşlik eder. Tandır başında toplanmak, kadınların imece usulü çalışması, aslında yalnızca ekmek yapımı değil; bir sosyal buluşma anlamına da gelir.
Kültürün Sofraya Yansıması
Kürt yemekleri genellikle sade ama besleyici, doğal ve paylaşmaya uygun biçimde hazırlanır. Dağlardan toplanan yabani otlar, evlerde yapılan kurut, peynir, tereyağı ve tarhana sofraların vazgeçilmezidir. Sofra başında oturmak yalnızca yemek yemek değil, aynı zamanda geçmişten geleceğe kültürü taşımaktır.
Kürt Mutfağının Zenginlikleri
Yorum Yap Paylaş
Bir Cevap Yaz
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdirYorumunuz *Adınız *E-Posta *Bir dahaki sefere yorum yaptığımda kullanılmak üzere adımı, e-posta adresimi ve web site adresimi bu tarayıcıya kaydet.Yorum GönderGiriş Yap

Sitemizdeki dış bağlantılar referans amaçlıdır, dış bağlantıların içeriklerinden kuruluşumuz sorumlu değildir.
Kurumsal
Bağlantılar



