Loading...
tr usd
USD
0.07%
Amerikan Doları
44,90 TRY
tr euro
EURO
-0.06%
Euro
52,91 TRY
tr chf
CHF
-0.1%
İsviçre Frangı
57,60 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.43%
Rus Rublesi
0,61 TRY
tr cny
CNY
0.07%
Çin Yuanı
6,59 TRY
tr gbp
GBP
0.02%
İngiliz Sterlini
60,81 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
-0.2%
Euro Amerikan Doları
1,18 TRY
bist-100
BIST
-0.15%
Bist 100
14.463,76 TRY
gau
GR. ALTIN
-0.49%
Gram Altın
6.919,43 TRY
tr btc
BTC
-1.53%
Bitcoin
3.415.227,41 TRY
tr eth
ETH
-2.78%
Ethereum
101.322,38 TRY
tr bch
BCH
-1.62%
Bitcoin Cash
20.114,09 TRY
tr xrp
XRP
-1.09%
Ripple
61,89 TRY
tr ltc
LTC
-1.11%
Litecoin
2.492,52 TRY
tr bnb
BNB
-1.41%
Binance Coin
27.805,81 TRY
tr sol
SOL
-1.83%
Solana
3.744,83 TRY
tr avax
AVAX
-1.35%
Avalanche
411,07 TRY
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Ebu Ubeyde’nin Portresi

Ebu Ubeyde’nin Portresi

featured

Bir ahlâk ve şehadet portresi olarak şehit Ebu Ubeyde Huzeyfe

Bir ahlâk ve şehadet portresi olarak şehit Ebu Ubeyde Huzeyfe

Milli Gazete yazarı Mustafa Uzun, Kassam’ın efsane sözcüsü şehit Ebu Ubeyde’yi kaleme aldı.

“Bir ahlâk ve şehadet portresi olarak şehit Ebu Ubeyde Huzeyfe ” başlıklı yazı şu şekilde:

Tarih her zaman gürültüyü kayda geçirmez. Bazen en kalıcı izler, en az konuşanların ardında kalır. Bugün adını andığımız Ebu Ubeyde Huzeyfe, tam da bu sessiz tarihin adamıydı. O, çağımızın yüksek sesli liderlik anlayışına karşı, vakarla duran bir ahlak örneğiydi. Bir figür değil, bir ölçüydü. Bir sembol değil, bir karakterdi.

Ebu Ubeyde’nin sesi yükselmezdi. Çünkü hakikat, onun dilinde bağırmaya ihtiyaç duymazdı. Konuştuğunda kelimeler çoğalmaz, azalırdı. Söz, onun ağzında tüketilen bir araç değil, tartılan bir emanet hâline gelirdi. Sessizliği ise uzun nutuklardan daha öğretici, daha sarsıcıydı. Bu yüzden hitabı bir propaganda dili değil, bir bilinç inşasıydı.

Onu yakından tanıyanların ortak ifadesi şudur: Ebu Ubeyde sade idi. Gösterişsizdi. Utangaç ama vakurdu. Kibar, mütevazı ve ağırbaşlıydı. Bulunduğu yerde ağırlık oluşturmaz, bilakis ferahlık yayardı. Varlığı yük değil, emniyet hissiydi. Oturuşu insanı yormaz, kalkışı iz bırakırdı. Sessizce girer, sessizce çıkardı. Ardında kalan boşluk ise doldurulamazdı. Çünkü bazı insanlar sayılarıyla değil, nitelikleriyle eksilir.

Bu şahsiyet inşasının merkezinde Kur’an vardı. Huzeyfe, küçük yaşta Kur’an’ı ezberlemişti. Fakat onu yalnızca hafızasında değil, ahlakında taşımıştı. Kur’an onun için bir metin değil, bir hayat düzeniydi. Bu yüzden gereksiz sözden sakındı, dedikodudan uzak durdu. Dili, hakikati söylemek için terbiye edilmişti. Ahlakı, konuşmasından önce gelirdi. Bu da onu kendiliğinden bir otoriteye dönüştürüyordu.

Kardeşinin tanıklığı, bu olgunluğun erken yaşlarda başladığını gösteriyor. Çocukluk ve gençlik yıllarında beraber yürüdükleri yollar, Kur’an’la yoğrulmuş bir kardeşliğe işaret eder. Fakat zamanla Huzeyfe uzaklaştı. Daha doğrusu, yükü ağırlaştıkça görünürlüğü azaldı. Hayatı sabit bir mekâna değil, sürekli bir yolculuğa dönüştü. Kendisi bunu böyle tarif ediyordu: “Ben yolcuyum.” Bu cümle, onun dünyayla kurduğu mesafenin de özetidir.

Arkadaşlarının tanıklığı Ebu Ubeyde’nin iç dünyasını berrak biçimde açar. Küçük bir odada, mütevazı bir yer yatağının bulunduğu mekânda çay ikram eden genç, dünyanın tanıdığı maskeli sözcüden bambaşka görünüyordu. Fakat fark şuydu: Maskenin ardında bir imaj değil, bir hakikat vardı. Yüzünde saflık, hâlinde yumuşaklık, tavrında hayâ vardı. Medyayı sevmediğini açıkça söylemesi, onun bu görevi bir arzu değil, bir itaat olarak kabul ettiğini gösteriyordu. Görev verilmişti. Kabul etmişti. Çünkü onun dünyasında itaat, ahlaki bir sorumluluktu.

Ebu Ubeyde’nin direnişi bağırmakla ilgili değildi. Onunki bir duruştu. Bir bilinç hâliydi. Hakaret etmedi. Gerçeği sulandırmadı. Kabul edilebilir kılmak için eğip bükmedi. Sözleri Filistin’in zeytin ağaçları gibiydi: derin köklü, sarsılmaz ve evcilleştirilemez.

Şehadetinden kısa süre önce gönderdiği sessiz selam, bir veda idi. Yüksek sesle yapılmamış, ama derinden hissedilen bir veda. Bilenlerin bilgeliğiyle edilmiş bir son bakış. Ardından kalan acı, yalnızca bir komutanın kaybı değildi. Bir ahlak örneğinin, bir ölçünün, bir istikametin kaybıydı.

Ailesiyle birlikte şehadete yürüdü. Eşiyle, evlatlarıyla, kardeşleriyle. Bu bir rastlantı değil, kaderin diliydi. Geride kalan İbrahim ise bir isimden öte, bir emanet olarak kaldı.

Son konuşmasında İslam dünyasının liderlerine yönelttiği söz, tarihe kazınmıştır: “Ahirette hasmımızsınız.” Bu bir öfke cümlesi değil, bir hesap ilanıdır. Ve bu hesap henüz kapanmamıştır.

Lider aramızdan ayrıldı. Ama liderlik bitmedi. Çünkü bazı insanlar ölür, fakat bir miras bırakır. Ebu Ubeyde’nin mirası şudur: Liderler gider, yerlerini başkaları alır.

Allah rahmet eylesin. Şehadetini kabul buyursun. Makamını âli eylesin.

Ebu Ubeyde’nin Portresi
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

H24 Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.