Artık Çalışanlar Şirket Seçiyor
İş dünyasında sessiz ama güçlü bir değişim yaşanıyor. Uzun yıllar boyunca şirketler, çalışanlarını seçen ve şartları belirleyen taraf oldu. Ancak günümüzün değişen ekonomik, sosyal ve teknolojik koşulları bu dengeyi önemli ölçüde değiştirdi.
Artık nitelikli çalışanlar sadece maaşa bakmıyor. Çalışacakları kurumun vizyonunu, kurumsal kültürünü, kariyer fırsatlarını, çalışma ortamını ve insana verdiği değeri sorguluyor. Kısacası çalışanlar, şirketlerin kendilerine ne sunduğuna daha fazla dikkat ediyor.
Özellikle genç nesiller için iş hayatı yalnızca gelir elde etmekten ibaret değil. Kendilerini geliştirebilecekleri, fikirlerini özgürce ifade edebilecekleri ve değer görecekleri kurumları tercih ediyorlar. Bu nedenle şirketler artık sadece müşteri memnuniyetine değil, çalışan memnuniyetine de yatırım yapmak zorunda.
Turizm, gastronomi ve hizmet sektörlerinde bu değişimi çok net görüyoruz. İyi yetişmiş bir çalışanı bünyede tutabilmek, onu işe almaktan daha önemli hale geldi. Çünkü kaliteli insan kaynağı günümüzün en değerli sermayesidir.
Burada insan kaynakları yönetimlerine de önemli bir görev düşüyor. Günümüzde birçok çalışan, iş arama sürecinde defalarca görüşmeye çağrılıyor, umut verici vaatlerle karşılaşıyor ancak çoğu zaman süreç hakkında geri dönüş bile alamıyor. Aynı pozisyon için onlarca aday değerlendirilirken, adayların zamanı, emeği ve beklentileri çoğu zaman göz ardı ediliyor.
İşe alım süreçleri sadece şirketlerin çalışan seçme hakkı değildir; aynı zamanda çalışanların da şirketleri değerlendirme ve seçme hakkıdır. Saygılı, şeffaf ve hızlı yürütülen işe alım süreçleri artık bir tercih değil, kurumsal bir zorunluluktur.
Unutulmamalıdır ki bir şirketin itibarı yalnızca müşterileri tarafından değil, işe başvuran adaylar tarafından da şekillenir. Geleceğin güçlü şirketleri, çalışanlarına değer veren, onların zamanına saygı duyan ve insan odaklı yönetim anlayışını benimseyen şirketler olacaktır.
Devir değişti; artık şirketler çalışan seçmiyor, çalışanlar şirket seçiyor.
Gastronomi yazarı danışman chef Mehmet Kudat




