İslâm Dini insanların akıl sağlığını önemsemiş, azda ve çokta aşırılığa izin vermediği gibi orta yolu
yaşamalarını önermiştir. Bilgili, görgülü ve inançlı kişiler duygularını kontrol altında tutarak huzurlu ve mutlu
bir hayat sürme olanağı elde ederler. Sevginin, korkunun, öfkenin ve iyiliğin kriteri, koşulları, miktarı, yöntemi
ve vaktini belirleyerek olgunlaştırmak güzel bir davranıştır. Özgüveni ve kontrol yeteneği yüksek olanlar öncü
olmayı hak ederler ve toplumu da peşinden sürüklerler. Tedbirli başa kar yağmaz, ayağını yorganına göre
uzat, düşenin dostu olmaz, tırnağın varsa başını kaşı, elden gelen öğün olmaz o da vaktinde bulunmaz
benzeri atasözleri kontrollü yaşamamız gerektiğini bize hatırlatmaktadır. Hazreti Yusuf AleyhisSelâm’ın yedi
yıl gıda maddelerini depolamasını ibretle hatırlayalım ve dersler çıkaralım.
KONTROLLÜ SEVGİ
Sevgi insanların yaratılış içgüdüsü, kâlbin merkezinde imani bir duruştur. Hayatımızın her alanında
sevgi duygumuzu kontrol altında tutmalı, bu davranışımızı da alışkanlığa çevirmeliyiz. Sevgimiz, pişirdiğimiz
yemeğin içerisindeki tuz miktarı kadar olmalıdır. Tuzsuz aş tatsız ve lezzetsiz, bol tuzlu yemek ise
yenmeyecek derecede acı olur. Çağdaş modern hayat insanlara, sevgi yerine rekabeti önermektedir. Cenab’ı
Allah’ın hoşuna gitme arzusuyla yapılan sevgi gösterisi ibadete dönüşür. Sevginin çokta aşırılığına kara
sevda denir ki insanın gözü kör eder. Farsça kökenli, sarmaşık anlamındaki aşk sözcüğü, aşırı sevginin insan
karakterini bozabildiği hatta maşukunu putlaştırdığı görülmüştür. İnsanlığın örnek rol modeli Hazreti
Muhammed (S.A.V.) Hadis’i Şerif’inde “Sevgini ölçülü tut, ileride belki bir gün düşmanın olur.” demiştir.
KONTROLLÜ ÖFKE
Öfkelenmek, kızgınlık, gazaplanmak kavramları insana özgü bir davranıştır. Kontrol edilmeyen öfke
kendisine ve çevresine umulmadık zararlar verir. Öfke anında akıl devre dışı kalır, nefs ile Şeytan iş birliği
sergiler ve kontrolsüz öfke gelecekte pişmanlığa neden olur. Öfkenin verdiği olumsuzlukların sonrasında yol
gösteren veya akıl veren çok olur, ancak iş işten geçmiştir. Akıl nimeti, bir işin sonunu önceden sezinlemek,
düşünmek ve olabilecek zararları görebilmektir. Öfkelenmek sağlıklı bir duygudur, kullanılmazsa korkaklığa,
aşırısı saldırganlığa, kontrollüsü cesurluğa neden olur. Öfkenin kontrol altında tutulması takvadandır ve
ibadettir. Öfkeyle kalkan zararla oturur. Hapishaneler öfkesini kontrol edemeyen mahkümlerle doludur.
Boşanmaların çoğu, öfkesini kontrol edemeyen bireylerden oluşur.
KONTROLLÜ KORKU
Kişi sonradan edindiği korkularla yüzleşmeli, ruh dünyasında korku ve umut dengesini kurmalı, Akıl ve
şahsi hukuk birlikteliği ile sağlıklı düşünmelidir. Akıl; Bir işin sonuçlarını görebilmektir. Hukuk; Kişinin lehinde
ve aleyhinde olanları bilmektir. Allah (C.C.) Kur’an Kerim’de, korkulara karşı uyanık olmak ve önlem almak
için münafıkların, müşriklerin, zalimlerin, kâfirlerin belirtilerinden bahseder. Bakara Suresi 155.Ayet’i
Kerime’de Allah kulunu korku ile test eder. “And olsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, mallardan, canlardan ve
ürünlerden eksiltmekle sınayacağız. Sabredenleri müjdele.” Allah korkusuyla kuşatılan insanlar, hiçbir şeyden
korkmazlar ve de komplekse kapılmazlar. Atalarımız korkunun ecele faydası yoktur demişler. Her çeşit önlem
alınmalı, kadere teslim olunmalı ve taktiri de Cenab’ı Allah’a bırakmalıdır.
KONTROLLÜ İYİLİK
Bütün ibadetler, İslâm kurallarına uygun ve Allah’ın hoşuna gidecek şekilde yapılmalıdır. Sadaka
vermede, iyilik yapmada yarışmak şuurlu olmanın bir gereğidir. Ancak bu konuda Kur’an’ı Kerim, İsra Suresi
29.Ayet’i Celile’de “Eli sıkı olma, ölçüsüzce eli açık da olma, sonra kınanacak kendi kendine hayıflanacak
duruma düşersin.” uyarısına dikkat ederek sadaka dağıtımında, iyilik yapılmasında, hediye verilmesinde,
adakta bulunmada, yardımlaşma ve dayanışmada kontrolü elden bırakmamalı, bilinçli davranarak genel
sorumluluklarımız göz önüne getirilmeli dolduruşa gelmemelidir. Atalarımız, yiğit derler candan ederler
cömert derler maldan ederler demiş. Yapılacak iyilikler az da olsa devamlılık göstermeli, akraba, komşu ve
yakın çevreden başlayıp, uzak bölgelere ve ülkelere doğru gidilmelidir.
KONTROLLÜ BİRİKİM
Namerde muhtaç olmak için, gençlikte taş taşıyıp ihtiyarlıkta rahat etmek için, aşırıya kaçmadan
insanca yaşamayı kolaylaştıracak deneyimlerde bulunmak veya gerekli önlemler almak kontrollü birikimdir.
Atalarımız mecazi anlamda, işten artmaz dişten artar demişler. Çağdaş modern hayat insanlar için sığınma
evleri ile huzur evlerini gündemine almış çaresizlere merhem üretmeye çalışmıştır. Hayatın gerçekleri ile
yüzleşmek ve insan onurunu korumaya gayret etmek erdemli olmanın bir sonucudur.
KONTROLLÜ HAYAT




