Loading...
tr usd
USD
0.09%
Amerikan Doları
44,73 TRY
tr euro
EURO
0.46%
Euro
52,83 TRY
tr chf
CHF
0.62%
İsviçre Frangı
57,38 TRY
tr jpy
JPY
0.01%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.54%
Rus Rublesi
0,59 TRY
tr cny
CNY
0.23%
Çin Yuanı
6,57 TRY
tr gbp
GBP
0.67%
İngiliz Sterlini
60,81 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
0.35%
Euro Amerikan Doları
1,18 TRY
bist-100
BIST
0.78%
Bist 100
14.168,35 TRY
gau
GR. ALTIN
-0.66%
Gram Altın
6.915,78 TRY
tr btc
BTC
-0.84%
Bitcoin
3.368.696,02 TRY
tr eth
ETH
-1.93%
Ethereum
103.403,09 TRY
tr bch
BCH
-1.62%
Bitcoin Cash
19.553,52 TRY
tr xrp
XRP
-0.5%
Ripple
63,75 TRY
tr ltc
LTC
-1.49%
Litecoin
2.455,30 TRY
tr bnb
BNB
-1.09%
Binance Coin
27.984,67 TRY
tr sol
SOL
-0.86%
Solana
3.835,75 TRY
tr avax
AVAX
-1.78%
Avalanche
413,63 TRY
  1. Haberler
  2. Eğitim
  3. ALNIMDAKİ KAN İZİ

ALNIMDAKİ KAN İZİ

featured

Terkedilmiş kulelerin gölgesi
Düşüyor üstümüze
Parçalanmış bulutlar arasından ay ışığı
Vuruyor yorgun yüzüme bir alev gibi
O mahut sancı yaralı yüreğimde bir sığınak arıyor; bir öfke
Çöl kumları gibi kanatan ellerimi, yanıyor bedenimde
Bir dost yüzü, bir ocak, kutsal bir söz anımsatan eski günleri
Kendine bir yurt arıyor, bir ana evi
İnsanların yüzüne ürkmeden bakacağı
Bir tebessüm arıyor; parçalanmamış iktidarların o kanlı elleriyle
O acı sözleriyle suratına çarpılmamış bir muhacir olduğu
Bir yoldaş arıyor sadâsı alnında yankılanacak
Bakmayan bir fâcir gibi gülerek yeryüzüne
Müreffeh bir kıyının sakinlerine inat
Dönerek hep yeniden yarım kalmış sözlere:
Ateşi harla, rüzgârı çevir, umudunu eksiltme
Zorla bir kere daha kapanmış kapıları, arala bir başka gökyüzünü
Tutarak özgürlüğünü bir kor gibi avuçlarında; yeni bir dost ara
Utanmadan bakacağın yüzüne; sussa da
Konuşsa da bir dilsizin sözleriyle, kalbine ayna olan
Anımsatmayan yenilmişliğini; eğilmeyen
Köle ruhlu zorbaların önünde; yürüyen
Hep yanında, en zor gününde bile

Tanığımızdı uzaklarda kalan şehirler, alnımdaki kan izi
Aklımda kalan o son kelime: Yemin olsun döneceğiz Kudüs’e

Sokaklar kuşatılmış, insanlar netameli
Bir hayalet görmüş gibi bakmaktalar yüzüme
Anlıyorum hepsini, ama umursamıyorum
Bakıyorum gözlerinin içine bir uçuruma bakarmış gibi
Korkmuyorum yalnızlığımdan, bana vaat edilen
Kahır dolu günlerden. Fırlatıp atıyorum elimdeki tabletleri öfkeyle
Tutarak yoldaşlarımın sakallarını, şehrin o eski asi çocuklarını
Alnından öpüyorum. Bir zamanlar, hiç kimsenin olmadığı günlerde
Düşlemiştik bir sevinci birlikte; şimdi, kamplara ayrılmıştı Medine
Devrimci bir tutum bellemiştik kavle aykırı durmayı
Olumlamayı yalancı bir baharın kibrini
Siyahını o batmayan güneşlerin
Belki geceydi daha; belki kalbimizdi aldanan
Sımsıcak bir gülüşe; adayan umutlarını
Güzel günlere; paylaşmak isterdim bunu, ama kiminle
Kim sürdürecek ahdini kâbusların altında
Umudunu; adımlayacak bir labirente dönüşen yolları içimizde
Açıklamak için gelmiştim boğazıma düğümlenmiş sözleri; oysa
Vakit dolmak üzere, hiç kimse fark etmese de
Çekilmekte ışıklar içimizden
Şimdi vakit yok dedi biri; sadece birkaç kelime
Ellerimizde kalan, kirletilmemiş bir edim
Bir kurban, bir ayet, bir müjde: Döllenmeye utanan
Sığınan incir yapraklarının altına, ırmağın yoldaşlığına
Kozasını ören bir kelebek gibi; bilerek vaktinin geldiğini
Kapanmış o kendisine sımsıkı bir aşktır
Ve hep bir çocuk kalacaktır, ne çare
İçimizde büyümeyen bir öfke: Ey koşmaya tövbe etmiş küheylan
Ey pusulasını yitirmiş zaman, ey içindeki fırtınalar sükûna ermemiş ozan
Bakmayın yüzüme bir köle gibi, kardeşlerinin arasında bir gölge
Bir bilgeyim yaban ülkelerin birinde
Yüzüne doyasıya bakılmamış, ayna tutulmamış kalbine
Tuzağa düşürülmüş bir kelime. Ay’a yoldaş, Güneş’e kardeş kılınmış
Secde edilmiş dört kitabın kavlince; yitirmiş cennetini
Fark etmiş kendisini bir beşer suretinde

Hep bırakıldığımız yerdedir o, hep yeni bir başlangıçta
Işıkla karanlığın kesiştiği o dar vakitte
Bekler zamanı gelsin diye, bekler bir ilksöz’ün içtenliğiyle
Bir kere daha ışısın dünya ve sorsunlar: Bu gelen ne
Bu kimin vakti? Ötelerden gelen kim? Yenileyen sevinci bir bahar gibi
Karakışa sabreden, ufka diken gözlerini o kadim bilgeliğiyle
Sürgün günlerin. Yenilemek için ahdimizi; sorgulamak ve hesaplaşmak için
O bizi hiçe sayan, kavlimizi çiğneyen umursuzca
Sımsıkı tutunduğumuz bu şehirle: Aldatan bizi, sömürgen
Sokaklarına düşen o sinsi sessizlikte
Bir rüzgârın havalandırdığı, parçaladığı asit yağmurlarının
Bir günah gibi sızlayan kemiklerimizde
Yine de umutlarımız
Dile gelir en ummadığımız bir vakitte
Ya da inkâr edilir, gün doğmadan önce, üç kere
Bilerek bastığını adımlarını yasak ülkeye
Aldanır yüreğinin sesine; yitirmek olsa da cennetini
O zehirli yemişi tatmanın bir bedeli
Taksa da göğsüne aşırılmış nişanlar
Bizi devşirme kılan, bir sürgün yeryüzüne. Oysa
Alnımızda ışıyan, emanet edilen bize, o rahmet
Çarpar yüzümüze utancı, kefareti, bağışı
Yenilenir her daim dünya, farkında olmasak da
Eksilmez üstümüzden bir meleğin bakışı
Keser ufkumuzu, göğü biçer ikiye
Kanatlanır umursanan günlerin üzerine…

ALNIMDAKİ KAN İZİ
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

H24 Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
Bizi Takip Edin