Tarihi Çağrı ve Özlem
Tarih yeniden tekerrür etmektedir, 9 asır evvel Kudüs Haçlılar bugünkü şeytani ideoloji tarafından işgal edilmiş, 90 yıl esaret yaşamış insanlar barbarca katledilmiş, zulüm ve vahşet günümüzdeki Gazze’den farksız, Bir dramdan ibaretti.
O günde Kudüs özlemi, Kudüs ‘ün Fethini merkezine alan Selahaddin Eyyubi, dağınık İslam ümmetinin dernelip, toplanmasını, entrika ve planları alt ederek, siyasi ilmi, askeri dehalığıyla şarkın sultanı olarak tarih yazmıştır.
”Kudüs yine bir Selahaddin’i bekliyor” sözü, sadece askeri bir liderin değil, aynı zamanda adalet, birlik ve hoşgörü sembolü olan bir figürün özlemini ifade eder
Bu beklenti, iki ana tarihi olaya dayanır:
İslam Birliği:
Selahaddin Eyyubi, Kudüs’ü fethetmeden önce, dağılmış durumdaki İslam coğrafyasında uzun bir mücadele vererek Mısır’dan Suriye’ye uzanan büyük bir siyasi ve askeri birlik sağlamıştır. Bugünün karmaşık ve parçalanmış Ortadoğu coğrafyasında da benzer bir birleştirici iradeye duyulan ihtiyacı yansıtır.
Merhamet ve Adalet:
Selahaddin, Kudüs’ü Haçlıların elinden aldıktan sonra intikam duygusuyla hareket etmemiş, can güvenliği fidyeyle sağlanan yoksulların fidyelerini dahi kendi hazinesinden ödemiştir. Bu, onun fethe getirdiği ahlaki üstünlüğün ve hoşgörünün simgesidir. Günümüzde Kudüs’teki gerilimin ortasında, tüm inançlara adil davranacak ve huzuru tesis edecek bir liderlik modeline olan ihtiyacı vurgular.
Bugünün Selahaddin’i Kim Olabilir?
Bugün Kudüs’ün beklediği “Selahaddin” figürü, illa ki kılıcıyla gelen bir komutan olmak zorunda değildir. Günümüz koşullarında bu figür, şu anlamlara gelebilir:
Birlik Ruhu: Bölgesel ve uluslararası çatışmaların ötesinde, Kudüs’ün kutsiyetini koruyacak bir Müslüman Devletler Birliği’nin oluşması.
Diplomatik Güç:
Uluslararası platformlarda Kudüs’ün statüsünü adalet temelinde koruyacak güçlü bir siyasi irade ve liderlik.
Hukuk ve Hakkaniyet: Kudüs’te yaşayan Filistinlilerin ve diğer halkların insan haklarını ve kutsal mekânların özgürlüğünü uluslararası hukuka uygun şekilde tavizsiz savunan bir güç.
İnançlar Arası Köprü:
Tüm semavi dinlerin mensupları arasında karşılıklı saygı ve huzuru tesis edecek, hoşgörüyü yeniden hâkim kılacak bir vizyonun vücut bulması.
Kısacası bu beklenti, kayıp adaletin, yitirilmiş birliğin ve aranan evrensel hoşgörünün çağrısıdır. Kudüs’ün ihtiyacı olan, Selahaddin’in ruhunu ve ilkelerini günümüzün şartlarına taşıyacak bir liderlik ve toplumsal uyanıştır.




