Türkiye,Pakistan ve Suudi Arabistan’ın Mekke Ortak Savunma (İttifak) Anlaşması’nı, kısaca “MEKKE ANLAŞMASI” olarak adlandırması, ABD’nin İran’a karşı yetersiz kaldığı ve bölgesel gerilim ile risk faktörlerinin gün geçtikçe arttığı bir dönemde acilen imzalanması, büyük soru işaretlerini beraberinde getirmeye yönelik olup, ABD’nin bu ittifak anlaşmasının neresinde durduğunun da iyice irdelenmesi gerekmektedir.
Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve Adalar Denizi’ndeki mevcut hassas durum ülkemiz açısından büyük önem oluştururken, oldu bittiye getirilen “MEKKE ANLAŞMASI” nın Siyonist İsrail’in Gazze,Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te artarak devam eden soykırımına, Suriye’deki Golan Tepeleri ve Güney Lübnan’daki işgallere veya binlerce kilometreden gelip egemen ve bağımsız bir ülke olan İran’a karşı savaş başlatan ABD’ye karşı alınmış önleyici bir tedbir olduğu düşünülemez.
ABD ve Siyonist İsrail’in İran’a yönelik başarısızlıklarını örtbas etmeye yönelik yeni bir jeopolitik hedef olduğu muhakkaktır. Bu ittifak anlaşmasının , “Genişletilmiş Büyük Ortadoğu” ve onun uzantısı olan ” İbrahim Anlaşmaları”na zemin hazırlamaya yönelik bir adım olarak görülmesi mümkündür.
Bu anlaşmayı ABD Başkanı Trump’ın Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a her fırsatta methiyeler dizmesinin bir tezahürü olsa gerek.
Trump’ın NATO Zirve toplantısı nedeniyle Türkiye ziyaretinde , “Türkiye önemli bir güç ve Erdoğan çok iyi anlaştığım biri” sözlerinin arkasında Ortadoğu’nun kaygan zemininde Türkiye’ye biçmeye çalıştığı yeni jeopolitik rolün yansımalarını “MEKKE ANLAŞMASI” nda görmek mümkündür.
Doğan Bekin
Yeniden Refah Partisi
Genel Başkan Yardımcısı
İstanbul Milletvekili
MEKKE ANLAŞMASI VE MUHTEMEL SONUÇLARI




