Her değerin bir ölçü birimi vardır. İnsanlığın ve dindarlığın da kendine özgü bir ölçüsü olmalıdır. Dindarlık, birkaç ritüelin yapılması değil, İslâm’ın emir ve yasaklarına tam uymaktır. Toplum açısından dindarlığın ölçüsü, sosyal ibadetlerde kendini gösterir. Namaz, oruç, hac ve zikir gibi ibadetler Allah ile kişi arasındaki iletişimdir. Osmanlı Devleti, davetin yapılması adına dindar Müslümanları sınır boylarında ikamet etmelerini sağlamıştır. Ahlâkta milimetrik sapmalar kişinin karakterini, inancını olumsuz etkiler ve imaj bozukluğuna neden olur. Cehalete, tembelliğe, yoksulluğa ve zulme savaş açanlar dindarlığa adım atmış demektir.
İSLÂM BİR BÜTÜNDÜR
İslâm Dini, insan beyninin ürettiği bir ideoloji değil, bütünlük içerisinde anlam kazanan vahy sistemidir. Peygâmber’i (S.A.V.) kendisine örnek rol model edinmek imanın bir gereğidir. Vahy sistemini inkâr ederek, şirk kuyusuna düşerek dini çerçeveden çıkmamaya dikkat etmek gerekir. İslâm Dini, ideolojiler ile asla senteze gitmez. Müslüman, cemaat ve ümmet şuuru kapsamında bütün ibadetleri yerine getirmelidir. Güzel ahlâklı olmak sosyal bir ibadettir. Müslümanla karşılaşan herhangi bir kişi Allah’ı hatırlamalıdır. Yönetim, yargı, siyaset, iktisat, ticaret, diplomasi, aile, miras, toplum, eğitim, vatandaşlık ve savaş hukuku ile İslâm bir bütündür, bu bağlamda ceza hukukunun bireysel uygulamalarına izin verilmemiştir.
AYET’İ CELİLE MESAJI
İslâm’ın Anayasası Kur’an’ı Kerim, Nisa Suresi: 136.Ayet’i Celile’de Müslümanlara çok önemli mesajı ve uyarısı vardır. Bu mesajda Müslümanın yeniden iman etmesini, inancını filtreden geçirmesini, kendisine çeki-düzen vermesini, özüne dönmesini, beynine ve kâlbine format çekmesini, Hakk’ı üstün tutmasını ister, global modern güncellemeyi istemez. Kutlu mesaj; “Ey iman edenler Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin.” (Diyanet İşleri Bşk. yeni meali)
HADİS’İ ŞERİF MESAJI
Hazreti Muhammed (S.A.V.) Hadis’i Şerif’inde diyor ki; “Kişinin namazına ve orucuna aldanmayın, doğru konuşup konuşmadığına, güvenilir ve dürüst olup olmadığına, takvayı elden bırakıp bırakmadığına, menfaat anındaki davranışına bakıp öyle değerlendirin.” Demek ki Peygambere (S.A.V.) iman etmek, salavat getirip timsah gözyaşları dökmek, Mevlit Gecesini ihya etmek yeterli olmuyormuş. Altın, para, ev, araba, işyeri sahibi olunca, mevki makam elde edince, şöhrete kavuşunca, miras bölüşürken, haram teklifi edilince, menfaat söz konusu olunca ve damarına basılınca insanın ahlâk yapısı iyot gibi açığa çıkıverir.
AHLÂKLI DİNDARLIK
Cenab’ı Allah’a itirazsız teslim olmuş, Peygâmber’i (S.A.V.) kendisine örnek rol model edinmiş musalli, müttaki, mütevazi, ihlaslı, dürüst, sabırlı, cömert, hizmetkâr, adil, vakur, tutarlı, merhametli, ferasetli, dirayetli, sabırlı, kibar, bilgili, görgülü, şüphelilerden sakınan, Cenab’ı Allah’ın adını yücelten güzel ahlâklı bir Müslüman dindar söylemini hak etmiştir. Hazreti Muhammed (S.A.V.) güzel ahlâk abidesi, toplumda parmakla gösterilen güvenilir, dürüst bir şahsiyettir. “Ben güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderildim” Hadis’i Şerif’i konumuzun can alıcı ve en önemli noktasıdır. Hucurat Suresi “Ahlâklı Dindarlığa” projektördür.
MODERN AHLÂK
Hayvanlar içgüdüleriyle hareket ederler ve ahlâki kaygıları da yoktur. Şeref, namus, ayıp, utanma, edep, vefa, merhamet, adalet ve kutsal kavramlar yalnız insana özgüdür. Her ideolojinin kendine göre ahlâk anlayışı vardır. Eline, diline, beline sahip olmak anlamındaki “edeb” ahlâkın zirvesidir. Bugün ahlâkın yerini çağdaş, uygar, modern ilerici, aydın sözcükleri yerleştirilmek istenmişse de sonuç ortadadır. İnançsız, vicdansız, sevgisiz, saygısız, şefkatsiz, küfürbaz, egoist, hırsız, arsız, dalkavuk, soytarı, yalancı, kibirli, iftiracı, sorumsuz, zalim, yozlaşmış ve kimliksiz kişiler “Güzel Ahlâk” eğitimine acilen muhtaçtırlar.
ÇAĞDAŞ DİNDAR
Modern seküler dünyada dindarlık kavaramı evrime uğramıştır. İslâm Dünyası çeşitli ideolojilerin rüzgârına kapılarak “kıl beşi bil işi” demiş, gönlünün istediği gibi ye, iç, gül, oyna, Dünya’ya geldik bir kere şarkı dizelerini uygulamaya başlamıştır. Muhafazakâr, konuşmanın içerisine İnşaAllah, MaşaAllah, Allah rızası söylemlerini serpiştirerek istismar eder. Modern topluluklar ritüellerin gösterilmesini dindarlık statüsüne almıştır. Erkek dindarlık ritüeli; Beyaz takke, badem bıyık, bir tutam sakal, esans, misvak, tesbih, baston, cübbe, şalvar, zikirmatik, yakasız gömlek. Kadın dindarlık ritüeli; Albenili türban, tepede gözlük, parfüm, yanakta allık, sürmeli göz, takma tırnak, tayt çorap, tunik elbise, topuklu ayakkabı.


