Loading...
tr usd
USD
0.09%
Amerikan Doları
44,73 TRY
tr euro
EURO
0.46%
Euro
52,83 TRY
tr chf
CHF
0.62%
İsviçre Frangı
57,38 TRY
tr jpy
JPY
0.01%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.54%
Rus Rublesi
0,59 TRY
tr cny
CNY
0.23%
Çin Yuanı
6,57 TRY
tr gbp
GBP
0.67%
İngiliz Sterlini
60,81 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
0.35%
Euro Amerikan Doları
1,18 TRY
bist-100
BIST
0.78%
Bist 100
14.168,35 TRY
gau
GR. ALTIN
-0.66%
Gram Altın
6.915,78 TRY
tr btc
BTC
-1.5%
Bitcoin
3.345.580,97 TRY
tr eth
ETH
-2.04%
Ethereum
102.581,95 TRY
tr bch
BCH
-1.34%
Bitcoin Cash
19.689,12 TRY
tr xrp
XRP
-1.51%
Ripple
63,24 TRY
tr ltc
LTC
-1.86%
Litecoin
2.447,44 TRY
tr bnb
BNB
-0.23%
Binance Coin
27.869,30 TRY
tr sol
SOL
-1.31%
Solana
3.792,10 TRY
tr avax
AVAX
-1.67%
Avalanche
410,09 TRY
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. “Hicret” diye Gazzelileri İslam Ülkelerine mi tahliye ettirecekler

“Hicret” diye Gazzelileri İslam Ülkelerine mi tahliye ettirecekler

featured

Karışık ve bir o kadar da tehlikeli yeni bir dönemden geçiyoruz.

Hatırlanacağı gibi israil, Gazze’de soykırıma başladığında, İslam Ülkelerinin liderlerinden kimileri rahatsızlıklarını dile getirmişti. Bunun üzerine Netanyahu, “koltuklarınızı korumak istiyorsanız, oturun oturduğunuz yerde” diyerek susturmuştu onları. Ve dikkat ederseniz o gün bugündür, bildiğiniz bir iki ülke dışında soykırıma karşı direnen bir İslam Ülkesi lideri yoktur. Direnmelerini de geçtik, israile olan ihracatlarını bile kesmediler. İhracatlarını kesemedikleri gibi azaltma cesareti dahi gösteremediler.

Tabii bu, liderlerle sınırlı olan bir ihmal, bir sorumsuzluk ve bir ihanet değildir. Ümmet olarak sınav üstüne sınav kaybediyoruz. Çünkü liderlerimiz kadar bir kısım âlimlerimiz ve dahi biz bireyler de çoğunlukla ihmal, sorumsuzluk ve ihanet içindeyizdir.

İstisnalarımızı tenzih ederek söyleyelim; halimizin, yani duruşumuzun bir adı varsa o da zillettir. Liderlerimizin bu zillete zillet katmaları yetmiyormuş gibi şimdi de bir kısım âlim, zilletimizi arttırıcı söz ve eylemlerde bulunuyor. İman ettiklerini söyledikleri Kur’an’ın hükümlerinden hareketle bizleri bu zilletten ve Gazzelileri de bu soykırımdan kurtaracak çözümler üreteceklerine ve önereceklerine, zilleti daha bir pekiştiriyorlar. Örneğin, en azından sivil itaatsizlik gibi meşru eylemlere öncülük edecek kadar onurlu olacaklarına, soykırımcıların bugüne kadar yapamadıklarını Gazzelilere yaptırmaya yeltenecek kadar alçalıyorlar. Evet, Gazzelilerin haklarını yerinde savunmaları ve başta sorumluluk makamında olanlar olmak üzere herkesi, Gazzelilerin haklarını savunmaya çağırmaları ve buna öncülük etmeleri gerekirken, suret-i haktan görünüp Gazzelilere hicreti önermeleri zillettir ve dahi ihanettir.

Hele hele Trump, kanlı ağzıyla, “ya öldürerek ya da sürerek, ama sonuçta Gazze’yi Gazzelilerden temizleyip orayı turizme açacaklarını ve adeta bir dünya cenneti yapacaklarını” ilan etmişken, bu sözde bir kısım âlimler hicret çağrısını Gazze’ye doğru mu yoksa Gazze’den dışarıya doğru mu yapmalılar?

Bugünlerde Gazzelilerin hicretinin konuşuluyor olması, ister istemez akla başlıktaki soruyu getiriyor; Bu durumda akla gelen ilk iki ülke de Mısır ile Türkiye’dir. Gazzelilerin Mısır’a sürülmeleri daha önce de konuşuldu, ama şimdiye kadar sürmeye muvaffak olamadılar. Şimdi de Gazzelilere kendilerince bir güzellik yapmak istiyorlar. Canlarını kurtarmalarına karşılık tahliyeyi kendilerine hicret olarak sunuyorlar. Bunun için de en ideal ülke Türkiye görülüyor. Eğer Gazzelilerin tahliyesini Türkiye’ye yaptırabilirlerse bir taşla iki değil, onlarca kuş vurmuş olacaklar.

Peki, Türkiye bunu yapar mı? Bu arada tahliyenin karşılığında azımsanamayacak kadar büyük bir para gibi cezbedici bir yanının olduğu düşünüldüğünde akla gelen ilk şey, Türkiye’nin de pastadaki payını almaktan çekinmeyeceğidir. Çünkü tahliyeyi, israile yapageldiği ihracattan daha ehven görebilir. Bugünlerde Gazzelilere hicretin telkin edilmesi tahliye planının bir parçası mı, bilmiyoruz. Dolayısıyla bizim de Türkiye’nin tahliye ve benzeri konularda nasıl bir politika izleyeceğine dair net ifadeler kullanmak yerine öngörü düzeyinde tutmamız bundandır.

Sonuç olarak, dün nasıl ki, Bosnalıları soykırımcılarıyla baş başa bıraktıysak, bugün de Filistinlileri cellatlarına mahkûm etmişiz. Dün Aliya İzzetbegoviç, Boşnaklar adına, “Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır” derken, bugün Filistinliler havada uçuşan uzuvlarıyla bizlere sesleniyorlar. Nereden bakarsak bakalım, yerlerdeyiz. Bütün imkânlarımızla Gazzeli kardeşlerimizin yanında olmak üzerimize farz iken bir zamanlar tıpkı, “Ey Musa, sen Rabbinle git ve onlarla savaş” diyenler gibiyiz.

Artık bilmeli değil miyiz? Hicret, Gazzelilere değil, bizlere farzdır! Gazzelilere bir yararımızın olmasını istiyorsak da evvela biz hicret etmeliyiz. Zilletten izzete, zalim yöneticilerden adil yöneticilere ve zulümden adalete hicret…

“Hicret” diye Gazzelileri İslam Ülkelerine mi tahliye ettirecekler
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

H24 Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.
Bizi Takip Edin