İslami mücadelenin sönmeyen meşalesi Metin Yüksel, 47 yıl sonra Fatih Camii’nde anıldı
1980 öncesine damgasını vuran Metin Yüksel, şehadetinin 47. yılında Fatih Camii’nde anıldı.
Sağ-sol çatışmalarının yaşandığı yıllarda binlerce gencin İslam ile tanışmasına vesile olan Fatih Akıncıları Başkanı Metin Yüksel, Şehid Metin Yüksel Platformu’nun çağrısıyla Fatih Camii’nde rahmet ve özlemle yad edildi.
Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Grup İslami Direniş Metin Yüksel’e ilişkin ezgiler seslendirdi. Platform adına basın açıklaması yapan Sefa Taşkın, Metin Yüksel’in Türkiye Müslümanlarına ümmet bilinci kazandırdığını kaydetti.
Taşkın, “Küresel şer odakları tarafından, karşılarına adeta kale gibi dikilen Metin Yükselin durdurulması için düğmeye basılmış, 1977 yılında sol örgütler tarafından silahla vurulmuş öldürülememiş,23 Şubat 1979 yılında ise Cuma namazı çıkışında bu sefer CİA tarafından organize edilen bir pusuda sağ çetenin kurşunlarıyla şehit olmuştur.” ifadelerine yer verdi.
Gazze’ye özel yer ayrılan anma programında sık sık ‘’Kahrolsun Amerika, Kahrolsun İsrail’’, ‘’Siyonist Elçilik Kapatılsın’’, ‘’ABD Üsleri Kapatılsın’’ sloganları da yükseltildi.
Basın açıklamasının ardından yürüyüş korteji ile şehidin Edirnekapı’daki mezarı başına gidildi ve burada dualar edildi, şehidin yoluna bağlılık mesajı verildi.
https://youtu.be/GuI9FvV3I3w?si=E4AX7xxhfVwEC9a0
Duayı 1980 öncesi Kadıköy Akıncıları Başkanı ve aynı zamanda Yüksek İslam Enstitüsü Talebe Başkanı Ömer Özdemir yaptırdı. Özdemir, Metin Yüksel’in mücadele ile bezenmiş hayatına dikkat çekti ve dinleyenleri o yılların manevi iklimine götürdü.
Anma programı, gençlerin Metin Yüksel’in mezarı başında fotoğraf çekilmesiyle son buldu.

Şehid Metin Yüksel Platformu Basın Açıklaması:
Bismillahirrahmanirrahim
“Allah yolunda öldürülenlere sakın ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler ama siz farkında değilsiniz.” (Bakara: 154)
“Müminler arasında öyleleri var ki, Allaha verdikleri sözde dururlar. Kimileri sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir. Kimileri de şehidlik beklemektedir. Onlar hiç sözlerini değiştirmediler.” (Ahzab: 23)
Tarih Hak ile batıl arasındaki mücadeleden, Tevhid ile şirk arasındaki savaştan, mazlumlar ile zalimler arasındaki çarpışmadan ibarettir. Rabbimiz bu mücadelelerin tanıklığını yapmak üzere aramızdan şehidler edinmiştir.
Şehidler, Tevhid ile şirki ayrıştıran mihenk taşlarıdır.
Şehid yalnızca Hakka adanmış olmanın adıdır.
Şeytan ve şeytanlaşmış güçlerin bizlere kurduğu tuzaklardan ancak şehidlerimizin adımlarını takip ederek kurtulabiliriz.
Şehadet bilincini kuşanmak, dünyevi arzu ve heveslere dair ne varsa reddetmektir.
Şehadet bilincini kuşanmak, dünyanın neresinde olursa olsun Müslüman kardeşinin derdiyle dertlenmek, gerekirse onun için hayatından vazgeçmektir.
Şehadet bilincini kuşanmak, sınırsız, sınıfsız İslam Toplumunu oluşturmak için coğrafya, kavim, mezhep, meşrep farkı gözetmeksiniz tüm Müslümanları kucaklayabilmektir.
Yaşadığımız zaman diliminde bizler de Emperyalizme, acımasız Kapitalizme, Siyonizme, yozlaşmaya, çürümüşlüğe ve kör şiddete karşı; İslami Direniş bayraklarını yükseltmek için şehadet şerbetini içmiş yiğitlerimiz gibi şehadet bilincini kuşanmalıyız.
Yaşadıkları zaman ve mekanda tuğyana ve şirke karşı İslami Direnişe güç katmış, ışık olmuş her biri gökyüzünde parlayan yıldızlar gibi olan şehidlerimizden birisi de bugün burada toplanmamıza vesile olan Metin Yüksel’dir.
Metin Yüksel 21 yıllık kısacık hayatına büyük bir mücadeleyi sığdırmış, hayatının her anını Şehid gibi yaşayarak bizlere unutulmayacak bir örneklik bırakarak Rabbine geri dönmüştür.
Metin Yüksel ve arkadaşları genç yaşlarına rağmen sosyal, kültürel ve aksiyon anlamında kısıtlı imkanlarla pek çok projeyi hayata geçirmiş, Türkiyeli Müslümanların gücü ve cesareti oldukları gibi, Ümmet bilinciyle Eritreden Pataniye, İran’dan Filistine, Moro’dan Türkistan’a kadar çizdikleri afişler, pankartlar ve bildirilerle İslami mücadelelerin Türkiye’deki sesi ve soluğu olmuşlardır.
Küresel şer odakları tarafından, karşılarına adeta kale gibi dikilen Metin Yükselin durdurulması için düğmeye basılmış, 1977 yılında sol örgütler tarafından silahla vurulmuş öldürülememiş,23 Şubat 1979 yılında ise Cuma namazı çıkışında bu sefer CİA tarafından organize edilen bir pusuda sağ çetenin kurşunlarıyla şehid olmuştur.
Şehadetle taçlanan bir ömürle Rabbine geri dönen Metin Yüksel, mücadele ve İslami anlayışının özeti olan şu üç şiarı bizlere miras bıraktı.
“En büyük ibadet Hakkı müdafaa etmektir.”
Yani bedeli ne olursa olsun, mazlumun kimliğine ve inancına bakmadan her zaman hakkı söylemek ve haklının yanında yer almak.
“Şehadet bir çağrıdır tüm nesillere ve çağlara”
Yani zalim ve zorba güçlerin karşısında korkmadan, geri adım atmadan dik durmak, ölüm korkusu olmadan tüm zamanların firavunlarına Musa’ca meydan okumaktır.
“Müslümanlar birleşin”
Bugün yaşadığımız zaman diliminde en çok ihtiyacımız olan şey bu şiarın gereğini yerine getirmektir.
Büyük şeytan Amerika, yedeğindeki Batılı güçlerle İslam’ın bağrına hançer gibi saplanmış Siyonist katilleri tetikçi olarak kullanarak başta Gazze ve Filistin olmak üzere İslam beldelerine kudurmuş köpekler gibi saldırmak suretiyle kardeşlerimizi katletme ve topraklarını işgal etme sürecini devam ettirmektedir.
Tüm bu katliam ve işgal dünyanın gözü önünde uluslararası tüm değerler hiçe sayılarak pervasızca yapılabilmektedir.
Düşmanlarımız hep birlikte hareket ederken ne yazık ki Müslümanlar olarak bizler bir araya gelmeyi becerememiş, Emperyalist ve Siyonistlerin Müslümanların izzet ve şerefini ayaklar altına almasına mani olunamamıştır.
Bugün küresel zalimlerin ve onların işbirlikçilerine karşı her türlü ayrılıklarımızı bir tarafa bırakarak ümmet, cihad ve şehadet bilincimizi kuşanmak ve şehidimizin “Müslümanlar birleşin” şiarını yükseltmekten başka çaremiz yoktur.
Hususen Filistin, Lübnan, Yemen, Suriye, İran ve Türkiye, bu alçak düşmanların hedefi haline gelmişken Şehid Metin Yüksel Platformunu oluşturan bizler de şehidimizin yaptığı gibi, hiçbir ayırım gözetmeksizin vatanımızda ve diğer İslam ülkelerindeki siyasi iradeleri uyarmak ve bir araya gelmelerini sağlamak için sesimizi yükseltmeliyiz.
Şehidimiz Metin Yüksel’i anmaya, anlamaya çalıştığımız bugün, aynı zamanda Dünyanın var olduğu ilk günden bugüne kadar, şehadet şerbetini içmiş tüm Şehidlerimizle ahit tazeleme günüdür.
Şehidlerimizin yolunu sürdürme azmi ve kararlılığımızı bir kez daha ilan ederken, İsmail Heniyye, Yahya Sinvar, Ebu Ubeydenin şahsında tüm Filistin direniş şehidlerimizle birlikte siyonist katillerin ve büyük şeytan Amerikanın saldırıları sonucu Tüm İslam coğrafyasında şehid olan kardeşlerimizi rahmetle anıyor ve selamlıyoruz.
Buradan küresel şer odaklarına ve Siyonist katillere sesleniyoruz. Küfür ve şirk var oldukça mücadelemiz var olacak, Mücadelemiz var oldukça bizlerde var olacağız.
Hayatımız sizin kurşunlarınızla sonlanacak olsa da, Metin Yükseller ve Ebu Ubeydeler gibi küfrün bağrına darbe üstüne darbe indirmeye devam edeceğiz.
Yaşasın Ümmet, Vahdet, Cihad ve Şehadet yolundaki kutlu yürüyüşümüz.
ŞEHİD METİN YÜKSEL PLATFORMU
https://www.youtube.com/watch?v=KkpAAOCfwck










