
Bitlis sevdası; yaşadığımız her coğrafyada, yer aldığımız her mecralarda, zamanın her anında kalbimizde diri tuttuğumuz köklü bir aidiyettir.
Eğitim ve tayin vesilesiyle batıya göç eden eski Bitlislilerin yaklaşık iki asırlık İstanbul serüveni; Tophane ve Kumkapı’dan başlayıp Üsküdar, Halkalı ve Maltepe’ye uzanan onurlu bir başarı öyküsüdür. Özellikle 1980’li yıllara gelindiğinde Bitlisli gençler; ideolojik ve siyasal kulvarı ne olursa olsun İstanbul, Ankara ve İzmir ekseninde saygınlıkları, liderlik duruşları ve gençlik enerjileriyle öne çıkmışlardır. Kimi Şehit Metin Yüksel, kimi Şehit Hakkı Uzar, kimi Salih Mirzabeyoğlu olmuş; kimi de Hüsamettin Zenderlioğlu gibi yetkin bir eğitimci ve siyasetçi ya da Süleyman Kara gibi bir Belediye başkanı ve kanaat önderi olarak hem memleketine hem de toplumuna değer katmaktadırlar.
Ticarette Markalaşma ve Küresel Açılım
1990 sonrasında siyasetin ve ideolojik birikimin yanında akılcı ve reel adımlarla ticarete atılan hemşerilerimiz; marketçilikten lojistiğe, turizmden tekstile, kuyumculuktan gemiciliğe kadar pek çok sektörde kaliteli ve oturmuş markalar yaratmışlardır. Dünün kısıtlı imkânlarıyla yetişen gençleri, bugün dünya ticaretini bilen ve binlerce insana istihdam sağlayan saygın iş insanlarına dönüşmüştür.
Ne var ki, gurbetteki Bitlislilerin vizyonu ile yereldeki imkânlar arasında belirgin bir makas bulunmaktadır. Doğu’nun dar coğrafi sınırları içinde vizyonunu geliştiremeyen yapılar ne yazık ki kısır çekişmelerle vakit kaybederken; batıda yaşayan hemşerilerimiz dernekleşme, sosyalleşme, dayanışma ve lobicilik faaliyetleriyle kolektif bir güç oluşturmayı başarmıştır.
BETAV Bir Müstesna Başarının Adı
Bu güçlü birlikteliğin en somut ve müstesna örneği, İstanbul’da kurulan Bitlis Eğitim ve Tanıtma Vakfı (BETAV)’dır. Cemil Özgür gibi isimlerin harcını koyduğu, bugün ise Ahmet Eren Bey ve Eren Ailesi’nin büyük özverisiyle binlerce öğrenciye ışık olan BETAV, Bitlis’in sancağı ve gurur kaynağı durumundadır.
NASA’dan NATO’ya Uzanan Yetkinlik ve Gastronomi Mücadelesi
Gurbetteki insanımızın başarısı ticarete ya da sivil topluma sıkışıp kalmamıştır. NASA’dan NATO’ya, uluslararası kurum ve dev kooperatiflerden büyük bürokratik kademelere kadar Bitlis’in yetiştirdiği beyinler küresel ölçekte itibar görmektedir.
Ancak aynı vizyoner yaklaşımı, ne yazık ki memleketteki gastronomi ve kültür yönetiminde her zaman göremiyoruz. Kadim lezzetimiz büryanın coğrafi işaret ve tescil süreçlerinde yaşanan ihmaller, Siirt gibi komşu illerin bu değeri sahiplenme girişimlerine zemin hazırlamıştır. Üniversitelerimizin tekil çabaları dışında yerel idarelerin, esnaf ve ticaret odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının yetersiz kaldığı bir gerçektir.
Bir Gönül Elçisi: Masterchef Kemal Coşkunçay
Bütün bu kurumsal ilgisizliğe rağmen, Bitlis sevdası bireysel yüreklerde parlamaya devam etmektedir. Son olarak Afyonkarahisar’da düzenlenen ve Guinness Rekorlar Kitabı’na giren 8. GastroAfyon organizasyonunda, 25 ili kapsayan dev gastronomi buluşmasında Bitlis mutfağını İngiltere’den (Liverpool) tek başına gelerek temsil eden Masterchef Kemal Coşkunçay, takdire şayan bir duruş sergilemiştir.
Hiçbir yerel kurumun ya da sivil toplum kuruluşunun yer almadığı bu uluslararası arenada; ayran aşından ciğer taplamasına, büryandan Van Gölü havzasının simgesi olan inci kefali tuzlu balığına kadar zengin mutfağımızı gururla tanıtan Kemal Şef, memleket sevgisinin sınır tanımadığını bir kez daha ispatlamıştır.
Sonuç: Geleceğe Olan Sorumluluğumuz
Açıkça ifade etmek gerekir ki; küresel dünyada Bitlis sahipsiz değildir! Bazen sığ polemiklerle gerçekleri görmek istemeyenler olsa da bizim pusulamız açıktır: Bitlis’e ait en küçük bir başarıyı dahi başımızın üstünde taşımak ve bu değerleri geleceğe aktarmaktır.
Batıda ve dünyanın dört bir yanında markalaşan, vizyon üreten ve değer yaratan tüm hemşerilerimize; BETAV nezdinde Eren Ailesi’ne ve Bitlis’in adını uluslararası platformlarda tek başına da olsa gururla dalgalandıran Şef Kemal Coşkunçay ve emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.



