Aşçılık, dışarıdan bakıldığında yalnızca yemek hazırlamak olarak görülebilir. Oysa profesyonel mutfaklar, yüksek düzeyde fiziksel ve zihinsel dayanıklılık gerektiren, yoğun ve riskli çalışma ortamlarıdır.
Saatlerce ayakta kalmak, yüksek sıcaklık altında çalışmak, ağır tencere ve kasaları taşımak, kesici aletler ve sıcak yağlarla çalışmak, yoğun servis temposuna uyum sağlamak bu mesleğin günlük gerçekleri arasındadır.
Uzun çalışma saatleri, gece vardiyaları, hafta sonları ve resmî tatillerde çalışma zorunluluğu da eklendiğinde, aşçılığın ağır ve yıpratıcı bir çalışma düzenine sahip olduğu açıkça görülmektedir.
YILLAR İÇİNDE ORTAYA ÇIKAN FİZİKSEL VE ZİHİNSEL YÜK
Aşçılıkta maruz kalınan fiziksel yük, kısa vadede yalnızca yorgunluk olarak hissedilse de yıllar içinde bel, diz, ayak, omuz ve eklemler üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Bunun yanı sıra aşçılar yalnızca fiziksel güçleriyle değil, yoğun zihinsel dikkat ve sorumlulukla da çalışır. Siparişleri eş zamanlı takip etmek, pişirme sürelerini kontrol etmek, hijyen standartlarını korumak, ürün kalitesini güvence altına almak ve servisin aksamadan yürütülmesini sağlamak yüksek düzeyde dikkat gerektirir.
BU BİR AYRICALIK TALEBİ DEĞİLDİR
Aşçılığın ağır meslek grupları içinde değerlendirilmesini talep etmek bir ayrıcalık istemi değildir.
Bu talep; mesleğin fiziksel yükünün, çalışma koşullarının, iş kazası risklerinin ve uzun vadeli sağlık etkilerinin objektif ve kapsamlı biçimde değerlendirilmesine dayanmaktadır.
Bir mesleğin ağırlığı yalnızca unvanına göre değil, insan bedenine ve zihnine yüklediği sorumluluklar ile çalışma koşullarına göre belirlenmelidir.
Gastronomi sektörü büyürken, bu büyümenin arkasındaki emeği ve çalışanların karşı karşıya kaldığı zorlukları da gündeme almalıyız.
Çünkü masaya gelen her tabağın arkasında, uzun saatler boyunca yoğun tempoda çalışan bir aşçı vardır.
Aşçılık yalnızca yemek yapmak değildir.
Aşçılık; ateşin karşısında, yoğun bir çalışma temposu içinde ve büyük bir sorumlulukla emek vermektir.
Bu nedenle aşçılığın ağır meslek grupları içinde değerlendirilmesi, artık ciddi ve kapsamlı biçimde ele alınmalıdır.
Çünkü bir tabağın ağırlığı gramla, bir aşçının emeğinin ağırlığı ise yıllarla ölçülür.
Chef Ahmet Teyfur
AŞÇILIK AĞIR MESLEK GRUBU İÇİNDE DEĞERLENDİRİLMELİ
Aşçılık, dışarıdan bakıldığında yalnızca yemek hazırlamak olarak görülebilir. Oysa profesyonel mutfaklar, yüksek düzeyde fiziksel ve zihinsel dayanıklılık gerektiren, yoğun ve riskli çalışma ortamlarıdır.
Saatlerce ayakta kalmak, yüksek sıcaklık altında çalışmak, ağır tencere ve kasaları taşımak, kesici aletler ve sıcak yağlarla çalışmak, yoğun servis temposuna uyum sağlamak bu mesleğin günlük gerçekleri arasındadır.
Uzun çalışma saatleri, gece vardiyaları, hafta sonları ve resmî tatillerde çalışma zorunluluğu da eklendiğinde, aşçılığın ağır ve yıpratıcı bir çalışma düzenine sahip olduğu açıkça görülmektedir.
YILLAR İÇİNDE ORTAYA ÇIKAN FİZİKSEL VE ZİHİNSEL YÜK
Aşçılıkta maruz kalınan fiziksel yük, kısa vadede yalnızca yorgunluk olarak hissedilse de yıllar içinde bel, diz, ayak, omuz ve eklemler üzerinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.
Bunun yanı sıra aşçılar yalnızca fiziksel güçleriyle değil, yoğun zihinsel dikkat ve sorumlulukla da çalışır. Siparişleri eş zamanlı takip etmek, pişirme sürelerini kontrol etmek, hijyen standartlarını korumak, ürün kalitesini güvence altına almak ve servisin aksamadan yürütülmesini sağlamak yüksek düzeyde dikkat gerektirir.
BU BİR AYRICALIK TALEBİ DEĞİLDİR
Aşçılığın ağır meslek grupları içinde değerlendirilmesini talep etmek bir ayrıcalık istemi değildir.
Bu talep; mesleğin fiziksel yükünün, çalışma koşullarının, iş kazası risklerinin ve uzun vadeli sağlık etkilerinin objektif ve kapsamlı biçimde değerlendirilmesine dayanmaktadır.
Bir mesleğin ağırlığı yalnızca unvanına göre değil, insan bedenine ve zihnine yüklediği sorumluluklar ile çalışma koşullarına göre belirlenmelidir.
Gastronomi sektörü büyürken, bu büyümenin arkasındaki emeği ve çalışanların karşı karşıya kaldığı zorlukları da gündeme almalıyız.
Çünkü masaya gelen her tabağın arkasında, uzun saatler boyunca yoğun tempoda çalışan bir aşçı vardır.
Aşçılık yalnızca yemek yapmak değildir.
Aşçılık; ateşin karşısında, yoğun bir çalışma temposu içinde ve büyük bir sorumlulukla emek vermektir.
Bu nedenle aşçılığın ağır meslek grupları içinde değerlendirilmesi, artık ciddi ve kapsamlı biçimde ele alınmalıdır.
Çünkü bir tabağın ağırlığı gramla, bir aşçının emeğinin ağırlığı ise yıllarla ölçülür.
Chef Ahmet Teyfur

