”Mazlumun ahı, indirir Şahı ” Mazlum ve mustazaf halklar tarihsel olarak direnmiş ve sonuçta yaradanın desteği ile zalimler, müstekbirler kaybetmiştir.
Bir mazlumun, maruz kaldığı zulümden sonra zalime dönüşmesi, insanlık tarihinde sıkça karşılaşılan ve üzerine düşünülmesi gereken karmaşık bir durumdur. Bu durumun altında yatan psikolojik ve sosyal dinamikler oldukça derindir.
Bu dönüşümün birkaç temel nedeni olabilir:
Travmanın Aktarılması: Yaşanan travma, bireyin dünyaya bakışını kalıcı olarak değiştirebilir. Mazlum, hissettiği acıyı ve çaresizliği, başkalarına yaşatarak bu döngüyü yeniden üretir. Bu durum, bir nevi “acıdan kurtulma” mekanizması olarak ortaya çıkabilir.
1990’larda kardelenlerimiz bacılarımıza zulmeden, Siyonistler ve onların yerli maşası CHP, ANAP, MHP,v.s di mağduriyet ten AKP’yi doğurdu. Zülme uğramak üzerine polim yapan özlem zengin ve kademi kadın dernekleri maalesef Cumhuriyet tarihinin en büyük kötülüklerini yapmışlardır. İstanbul sözleşmesi ve 6284 sayılı kanun ve ab uyum süreci ve siyasal İslam’la güç zehirlenmesi yapmaktadırlar
Birlikte yürüdükleri şarkı söyledikleri fetö’cü ablalarla dah sonra ters düşerek iktidarı tekrar kazanarak, MHP ile yola. Devam ederken , başörtülerini ve direnişlerini kırarak sınır tanımadılar. Cezaevlerinde de olsa adaletten uzaklaştılar. İnsan olduklarını unuttular. Çıplak arama ile onur kırdılar….
diyeceğim herkesin düşüncesine mezhebi meşrebi bizi bağlamaz adalet ve insan haklarına uyulması farzdır. Bizim başkasından farkımız nedir onu realitede göstermemiz şarttır.
kime diyoruz! Zengin hanim eşcinsel bir filme hemde iki kez gidip seyrettiğini söyleyen bir zavallı, Filistin meselesinde hasan bitmezin ölümünde sebep olan bir yalancı İsrail dostu başörtülü….
Güç Arzusu
Zulüm altında kalan kişi, kaybettiği kontrolü ve gücü geri kazanmak için aşırı bir arzu duyabilir. Yeni elde ettiği gücü, bir zamanlar kendi üzerinde kurulan baskıyı başkalarına uygulamak için kullanabilir. Bu, geçmişin bir intikamı ya da bir daha asla mazlum konumuna düşmeme garantisi olarak görülebilir.
Empati Eksikliği: Kendisi mazlumken, başkalarının acısını anlama ve onlara karşı empati kurma yeteneği zayıflayabilir. Yaşadığı deneyim, onu sertleştirmiş ve başkalarının çektiği acıya karşı duyarsızlaştırmış olabilir.
Meşrulaştırma
Zalime dönüşen kişi, kendi eylemlerini meşrulaştırmak için çeşitli bahaneler bulabilir. “Bana da böyle yaptılar” veya “Hayatta kalmak için bu gerekliydi” gibi düşüncelerle kendi zalimliğini haklı çıkarabilir.
Bu durumun en bilindik örneklerinden biri, savaşlar ve etnik çatışmalar sonrası yaşanır. Bir zamanlar baskı altında olan gruplar, güç dengesi değiştikçe kendileri de baskıcı bir konuma geçebilirler. Kişisel düzeyde ise, çocukluğunda zorbalığa maruz kalan birinin, büyüdüğünde bir zorba haline gelmesi bu durumun bir yansımasıdır.
Bu durum, mazlum ve zalim rollerinin sabit olmadığını, koşullar altında bu rollerin değişebileceğini ve bu döngünün kırılmasının ne kadar zor olduğunu gösterir.
Bu, üzerine çok düşünülen ve tartışılan derin bir sorudur. “Mazlum, intikam aldığında zalim olur mu?” sorusunun cevabı, olayın bağlamına ve intikamın niteliğine göre değişebilir.
İntikamın Zalimliğe Dönüşme İhtimali
Eğer bir mazlumun intikamı, başlangıçta kendisine yapılan zulmü aşan bir boyuta ulaşırsa, bu durum kolayca bir zalimliğe dönüşebilir. Örneğin:
Orantısız Ceza
Bir kişi kendisine ait bir eşyası çalındığı için hırsızı öldürürse, bu eylem intikam sınırlarını aşar ve yeni bir zulüm yaratır.
Masumları Hedefleme: Bir mazlum, kendisine zulmeden kişiye ulaşamadığında, onun ailesine veya çevresindeki masum insanlara zarar verirse, bu kesinlikle zalimliktir. Bu tür eylemler, acıyı başka insanlara yayar ve mağdur-zalim döngüsünü pekiştirir.
Süregelen Nefret
İntikam arzusu, kişiyi öyle bir hale getirebilir ki, nefreti sadece intikam alması gereken kişiye değil, o kişiyi temsil eden bütün bir gruba veya topluluğa yöneltir. Bu durum, yeni ve daha büyük zulümlere yol açabilir.
İntikamın Zulüm Olarak Değerlendirilmediği Durumlar
Ancak, bazı durumlarda intikam, zalimlik olarak görülmeyebilir.
İsrail dünyaya mağdur, soykırım yapılmış bir edebiyat ve yalan üzerine kurdukları düzmeclerine, soykırım yaparak, işgal ederek, bebek öldürerek suç işlemektedir. Dünyaya adalet demokrasi getirecez diyen siyon artığı, emperyalist Haçlılar Irak’ta, sudan’da Bosna’da, Mısır’da hasılı heryerde zulüm altın çağını yaşamakta
Adalet Arayışı
Bir mazlum, yaşadığı acının hesabını sormak ve adaletin yerini bulmasını sağlamak için yasal yollara başvuruyorsa, bu intikam değil, bir hak arayışı olarak görülmelidir. Bu durumda amaç, bir cana karşılık can veya bir mala karşılık mal almak değil, adaletin tecelli etmesini sağlamaktır.
Savunma Eylemi
Zulmün devam ettiğini gören bir mazlumun, kendini ve sevdiklerini korumak için zalime karşı koyması, meşru müdafaa olarak değerlendirilir. Bu, intikam değil, zulme karşı bir direnme eylemidir.
Sonuç olarak, intikamın kendisi, duygusal bir tepki olarak anlaşılabilir; ancak intikam eyleminin niteliği, onu zalimlikten ayıran en önemli faktördür. Bir mazlum, kendisine yapılanı misliyle bile ödetmeye kalksa, kendi acısını dindirmek için başkasının canını veya geleceğini yok etme riskine girer. İntikam, adalet ve vicdan arasındaki o ince çizgi üzerinde hareket ettiğinde, bir intikam eylemi zalimliğe dönüşebilir.

