Fransa’da bir yasa çıktı…
Marketler, restoranlar, oteller artık yenilebilir gıdayı çöpe atamıyor.
Çöpe gidecek her ekmek, her meyve, her tabak yemek artık bir hayır kurumuna, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak zorunda.
Sonuç mu?
Gıda israfı %10’a kadar geriledi.
Ama bu sadece rakam değil; bu bir vicdan meselesi.
Bizde ise hâlâ gün sonunda çöpe giden tencereler dolusu yemek, raflarda çürüyen meyveler, fırınlarda kalan onlarca pide var.
Oysa bizim kültürümüz, sofradan kalkarken “artanı komşuya gönder” diyen bir kültür.
Bizim topraklarımızda “nimet çöpe atılmaz” diye büyüyen çocuklar var.
Ama modern hayatın telaşında bu cümleleri unutur olduk.
Fransa, bugün bize bizim değerlerimizi hatırlatıyor.
Bir yasa çıkardı, vicdanı korudu.
Belki biz de artık bu konuda adım atmalıyız.
Türkiye’de restoranlardan marketlere kadar uzanan bir “gıda paylaşım ağı” kurulabilir.
Hem israf azalır, hem ihtiyaç sahipleri doyurulur.
Hem de mutfaklarda yeniden bereket konuşulur.
Unutmayalım:
Bir ülkenin medeniyetini sofradaki artığa gösterdiği saygı belirler.
Bizim mutfağımız, sadece lezzetin değil, paylaşmanın da mutfağıdır.





