Mezhebi taasub ve ayrılıkları ilim adamlarına, kitaplara ve ilmi tartışmalara bırakmamızın zamanı geldi de geçiyor. Biz, bu mezhebi tartışmalara girersek sadece emperyalistlere yem oluruz. Bunları uzmanlara havale edip, siyasi birliği ve yakınlaşmayı seçmeliyiz. Devletler, siyasi ve ekonomik menfaat ve stratejik işbirliği ekseninde olayları değerlendirmelidir. Enerjimizi bizi yoracak meselelere harcamayacağız ama aptal da olmayacağız…
Müslümanların mezheb sorunlarını bir tarafa atıp siyasi birliktelik yapmalarından başka bir çıkışı yok. Ya biz bunu gerçekleştirir ve tekrar dünyaya nizam veririz ya da taasubumuzla boğulur emperyalistlerin oyuncağı oluruz. Tarih önümüze bir fırsat getirdi ve bunu kaçırırsak bir yüzyıl daha kaçırırız.
Şu an Batı Dünyası parçalanmış ve zayıf iken İslam dünyası dinamik ve güçlü bir an önce dini tartışmaları dini kurumlara ve ilim meclislerine havale edip siyasi birliği sağlamalı ve bu konuları siyasete alet etmemeliyiz…

