Loading...
tr usd
USD
0.07%
Amerikan Doları
44,90 TRY
tr euro
EURO
-0.06%
Euro
52,91 TRY
tr chf
CHF
-0.1%
İsviçre Frangı
57,60 TRY
tr jpy
JPY
0%
Japon Yeni
0,00 TRY
tr rub
RUB
0.43%
Rus Rublesi
0,61 TRY
tr cny
CNY
0.07%
Çin Yuanı
6,59 TRY
tr gbp
GBP
0.02%
İngiliz Sterlini
60,81 TRY
tr eur-usd
EURO/USD
-0.2%
Euro Amerikan Doları
1,18 TRY
bist-100
BIST
-0.15%
Bist 100
14.463,76 TRY
gau
GR. ALTIN
-0.49%
Gram Altın
6.919,43 TRY
tr btc
BTC
0.08%
Bitcoin
3.681.429,56 TRY
tr eth
ETH
-0.64%
Ethereum
104.042,08 TRY
tr bch
BCH
0.03%
Bitcoin Cash
20.246,59 TRY
tr xrp
XRP
-0.92%
Ripple
65,80 TRY
tr ltc
LTC
0.79%
Litecoin
2.648,00 TRY
tr bnb
BNB
2.51%
Binance Coin
30.801,62 TRY
tr sol
SOL
-0.89%
Solana
4.322,52 TRY
tr avax
AVAX
-0.46%
Avalanche
451,85 TRY
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Eylül Devrimi Mela Mustafa Berzani

Eylül Devrimi Mela Mustafa Berzani

featured

​Mele Mustafa Barzani, Kürt ulusal hareketinin sembol isimlerinden biridir ve Eylül Devrimi olarak bilinen harekete önderlik etmiştir.

Eylül Devrimi, 11 Eylül 1961’de Irak’ın Baas rejimine karşı Kürt halkının ulusal haklarını elde etmek amacıyla başlattığı bir isyandır.
​Bu isyanın temel amacı, Kürtlerin kültürel, ekonomik ve siyasi haklarının tanınmasıydı. Mele Mustafa Barzani liderliğindeki peşmergeler, dokuz yıl süren bu mücadele boyunca önemli başarılar elde etti.

Sonunda Irak hükümeti geri adım atmak zorunda kaldı ve 11 Mart 1970’te Irak rejimi ile Mele Mustafa Barzani arasında Otonomi Anlaşması imzalandı.
​Bu anlaşma ile Irak hükümeti, Kürt halkını resmen tanıdı ve Kürt dilini Arapça ile birlikte ikinci resmi dil olarak kabul etti. Ayrıca, Kuzey Irak’ta bir özerklik statüsü tanındı. Bu anlaşma, Eylül Devrimi’nin en önemli kazanımlarından biri olarak tarihe geçti ve daha sonraki yıllarda Kürtlerin elde ettiği kazanımların temelini oluşturdu.

Mela” unvanı, geleneksel olarak İslam ilimlerini tahsil etmiş kişilere verilen bir sıfattır. Bu nedenle, kullanıcıların Mustafa Barzani’nin “ilmi” hakkında merak duyması gayet doğaldır.
​Mustafa Barzani’nin ilmi, modern bir akademisyen veya din aliminin ilmi gibi değildi. Aksine, ilmi kimliği daha çok geleneksel Kürt dini ve aşiret liderliğinin birleşimi olarak görülmelidir. İşte bu konunun ana hatları:

Mele Mustafa Berzani Kimdir

Barzani, Kürdistan Cumhuriyeti’nde tümgeneral rütbesiyle başkomutanlığa getirildi.

Mele Mustafa Barzani, 16 Ağustos 1946’da Kürdistan Demokrat Partisi’ni (PDK) kurdu.

Aralık 1946’da Sovyet ordusunun İran’dan çekilmesinin ardından İran güçlerinin saldırısı üzerine Kürdistan Cumhuriyeti dağıldı.

Kürdistan Cumhuriyeti’nin yıkılmasının ardından 500 Peşmergesiyle birlikte Haziran 1947′de Sovyetler Birliği’ne geçti.

Sovyetler Birliği’nde kaldığı dönemde Moskova Dil Enstitüsü’nde öğrenim gören Barzani, 1958′de Irak’ta Abdülkerim Kasım’ın krallık yönetimine karşı darbe yapması üzerine Güney Kürdistan’a döndü ve burada yasal olarak tanınan KDP’nin başına geçti.

Eylül Devrimi’ni başlattı

Yeni hükümetin Kürt halkının haklarıyla ilgili oyalayıcı tavrının sürmesi üzerine Mela Mustafa Barzani, 11 Eylül 1961′de Kürdistan tarihine “Eylül Devrimi”  olarak geçen yeni bir devrime öncülük etti. Musul ve Kerkük dahil birçok Kürt şehrini kurtarılmış Kürt bölgesi ilan etti.

1966′da Irak yetkilileriyle başlayan müzakereler sonucu, 1970 yılında Irak hükümeti ile Kürt halkı adına PDK Başkanı sıfatıyla Otonomi Anlaşması’nı imzaladı. Ancak Bağdat yönetimi anlaşmanın hiçbir maddesine uymadı. Bunun üzerine Mele Mustafa Barzani öncülüğündeki Kürtler 12 Mart 1974′te tekrar direnişe başladı.

1975′e kadar Kürt tarafının üstünlüğüyle süren direniş, 6 Mart 1975’te imzalanan Cezayir Anlaşması’yla, bazı tavizler karşılığında Irak ile anlaşmaya varan İran şahı Muhammed Rıza Pehlevi’nin Kürtlerle yaptığı ittifak sözleşmesine ihanet etmesiyle tam tersine döndü ve Barzani’nin tüm girişimleri sonuçsuz kaldı.

1 Mart 1979’da vefat etti

Barzani bu yıllarda rahatsızlandığı için önce İran’a ardından da 1976′da tedavi amacıyla Amerika’ya gitti.

1 Mart 1979′da Washington’daki George Town Hastanesi’nde hayata gözlerini yumdu. Naaşı Doğu Kürdistan’ın Şino kentinde defnedildi.

1991 yılında Güney Kürdistan’da Büyük Ayaklanma’nın (Raperin) başarıya ulaşmasıyla birlikte naaşı Barzan’a getirildi.

Efsanevi Kürt lider Mela Mustefa Barzani, her yıl olduğu gibi bu yıl da vefat yıl dönümünde Kürdistan Bölgesi’nde ve diğer merkezlerde değişik etkinliklerle anılıyor.


​Ailesel ve Dini Kökenleri
​Mustafa Barzani, Nakşibendi tarikatının önemli bir kolu olan Barzani Şeyhleri ailesinden geliyordu. Babası Şeyh Muhammed, kardeşi Şeyh Ahmed ve amcası Şeyh Abdusselam Barzani, hem dini hem de siyasi olarak Kürt toplumunda büyük saygı gören kişilerdi. Ailesinden miras aldığı bu dini ve manevi otorite, onun halk nezdindeki saygınlığını pekiştirdi. “Mela” unvanı da kendisine, bu köklü dini geleneğin bir parçası olarak verildi.
​Geleneksel Medrese Eğitimi
​Mustafa Barzani, modern bir üniversite veya okul eğitimi almadı. Onun eğitimi, ailesinin ve bölgesinin geleneksel medrese usulüne dayanıyordu. Bu eğitim, genellikle Kur’an-ı Kerim, tefsir, hadis, fıkıh ve Arapça dil bilgisi gibi temel İslami ilimlerden oluşuyordu. Bu bilgisi sayesinde, halkına dini vaazlar verebiliyor ve onların manevi dünyasına hitap edebiliyordu. Bu durum, sadece askeri bir lider olmaktan öte, manevi bir önder olarak da görülmesini sağladı.
​Siyasi Liderliğe Etkisi
​Barzani’nin dini bilgisi ve “Mela” unvanı, siyasi mücadelesinde de hayati bir rol oynadı.


​Meşruiyet ve Otorite:

Kürt toplumu içinde, dini bir otoriteye sahip olmak, siyasi liderliğe meşruiyet katıyordu. Barzani, hem aşiret lideri hem de dini bir figür olarak çift yönlü bir saygınlık kazandı.
​Halkın Seferberliği: Kürt halkının büyük bir kısmı dindar olduğu için, “Mela” unvanıyla liderlik yapan birinin çağrısına kulak vermeleri daha kolaydı. Bu sayede, farklı aşiret ve grupları ortak bir dava etrafında toplama yeteneği arttı.
​Kültürel Birleştiricilik: Barzani, İslam’ı Kürt kimliğinin ayrılmaz bir parçası olarak görüyordu. Bu yaklaşımı, hem dini değerleri koruyan hem de ulusal haklarını savunan bir lider arayan kitleler için çekiciydi.
​Sonuç olarak, Mela Mustafa Barzani’nin “ilmi”, sadece kitaplardan öğrenilen bilgiyle sınırlı değildi. Ailesinden aldığı dini miras, geleneksel medrese eğitimi ve halkının inancını anlama yeteneğiyle birleşerek, onun hem ruhani hem de siyasi bir lider olmasını sağlamıştır.

​Erken Yaşamı ve İlk Ayaklanmaları
​Aşiret Liderliği:

Barzani, Kürtlerin geleneksel aşiret yapısının içinde büyüdü ve 1943’te Irak hükümetine karşı bir isyan başlattı. Bu isyan, onun siyasi ve askeri liderliğini pekiştirdi.
​Sürgün ve Kaçış: 1945’te Irak hükümetinin isyanı bastırması üzerine, Barzani ve beraberindeki peşmergeler İran’a geçmek zorunda kaldılar.
​Mahabad Cumhuriyeti Dönemi (1946)
​Askeri Liderlik: İran’da Sovyetler Birliği’nin desteğiyle kurulan kısa ömürlü Mahabad Kürt Cumhuriyeti’nde Genelkurmay Başkanı olarak görev aldı. Bu, Kürtlerin kendi devletlerini kurma hayalinin somut bir örneğiydi.


​Sovyetlere Uzun Yürüyüş:

Mahabad Cumhuriyeti’nin yıkılmasının ardından Barzani, İran ve Irak güçlerine teslim olmayı reddederek 500’den fazla peşmergesiyle birlikte 1947’de Sovyetler Birliği’ne doğru tarihi bir yürüyüşe başladı. Yaklaşık 11 yılını sürgünde geçirdi.
​Irak’a Dönüş ve Eylül Devrimi (1958-1975)
​Irak’a Dönüş: 1958’de Irak’ta General Abdülkerim Kasım’ın darbe yapmasıyla birlikte Barzani, sürgünden geri döndü ve Kürtlerin haklarını savunmak için siyasi mücadeleye atıldı.
​Kürdistan Demokrat Partisi (KDP): 1946’da kurucusu olduğu KDP’nin başkanlığını üstlendi ve bu parti, Kürtlerin temel siyasi gücü haline geldi.
​Eylül Devrimi: 1961’de, Irak rejiminin Kürtlere verdiği sözleri tutmaması üzerine Eylül Devrimi olarak bilinen büyük bir ayaklanma başlattı. Bu mücadele, 1970’te Irak hükümetiyle yapılan ve Kürtlere otonomi tanıyan Otonomi Anlaşması’yla sonuçlandı.

*

​​Mustafa Barzani ile Kadı Muhammed arasındaki Dostluk

özellikle Mahabad Kürt Cumhuriyeti (1946-1947) döneminde şekillenmiştir ve bu ilişki hem iş birliğini hem de bazı gerilimleri içermektedir.


​İş Birliği ve Ortak Hedefler:


​Askeri ve Siyasi Güçlerin Birleşmesi: Barzani, Irak’taki mücadelesinin ardından İran’a geçtiğinde, Kadı Muhammed’in liderliğindeki siyasi hareketle tanıştı. Kadı Muhammed, entelektüel ve siyasi bir liderken, Barzani ise askeri bir lider ve tecrübeli bir savaşçıydı. Bu iki ismin bir araya gelmesi, Mahabad Cumhuriyeti’nin askeri ve siyasi temellerini güçlendirdi.
​Genelkurmay Başkanlığı: Mahabad Cumhuriyeti ilan edildiğinde, Kadı Muhammed cumhurbaşkanı oldu. Barzani ise, sahip olduğu askeri yetenek ve güç nedeniyle cumhuriyetin Genelkurmay Başkanlığı görevine getirildi. Bu görevlendirme, Kadı Muhammed’in Barzani’ye duyduğu güvenin bir göstergesiydi.


​Sembolik İş Birliği:

Kadı Muhammed, idam edilmeden önce yaptığı savunmada, Kürt bayrağını Mustafa Barzani’ye emanet ettiğini söylemiştir. Bu, iki liderin Kürt davasının sürekliliği konusundaki ortak inançlarını ve birbirlerine olan saygılarını göstermektedir.
​Farklılıklar ve Gerilimler:
​İran Ordusuna Karşı Tutum: Mahabad Cumhuriyeti’nin son günlerinde, İran ordusunun kente yaklaştığı sırada iki lider arasında taktiksel bir görüş ayrılığı yaşandı. Barzani, İran güçlerine karşı savaşarak direnmekten yanayken, Kadı Muhammed hükümetin aldığı kabine kararıyla daha fazla kan dökülmemesi ve halkın katliama uğramaması için teslim olmayı tercih etti.
​Cumhuriyetin Yıkılışı: Kadı Muhammed, Barzani’nin direniş önerisine rağmen, daha büyük kayıpları önlemek amacıyla İran ordusuna teslim oldu.

Mahabad Cumhuriyeti’nin yıkılmasının ardından Kadı Muhammed ve bazı yöneticiler idam edildi. Bu sırada Barzani ve peşmergeleri, İran’ı terk ederek Sovyetler Birliği’ne doğru tarihi bir yolculuğa çıktılar. Bazı kaynaklar, bu durumun iki lider arasında bir güvensizlik yarattığını öne sürse de, Barzani’nin daha sonra Kadı Muhammed’i kurtarmak için girişimlerde bulunduğu da belirtilmektedir.
​Özetle, Mustafa Barzani ve Kadı Muhammed, Kürt tarihinde önemli bir yere sahip olan Mahabad Cumhuriyeti’nin iki ana figürüydü. Biri siyasi ve entelektüel lider, diğeri ise askeri lider olarak, ortak bir amaç uğruna birlikte hareket ettiler. Ancak, cumhuriyetin sonu geldiğinde, farklı stratejik yaklaşımları nedeniyle yolları ayrılmıştır.

Mustafa Barzani’nin Sovyetler Birliği’ne gidişi, Mahabad Cumhuriyeti’nin yıkılmasının ardından Kürt mücadelesi için bir dönüm noktası olmuştur. Bu yolculuk, “Uzun Yürüyüş” olarak anılan ve Kürt tarihinde önemli bir yer tutan, İran ve Türkiye sınırlarından geçerek Sovyetler Birliği’ne sığınma hareketidir.
​Barzani’nin bu süreçteki rolü ve Kürt davasını dünyaya anlatması şöyle özetlenebilir:
​Tarihi Uzun Yürüyüş:

Mahabad Cumhuriyeti’nin yıkılması ve Kadı Muhammed’in idam edilmesinin ardından, Mustafa Barzani ve yaklaşık 500 peşmergesi, İran rejimine teslim olmayı reddederek 1947 yılında Sovyetler Birliği’ne doğru tehlikeli bir yolculuğa çıktı. Bu 41 günlük yürüyüş boyunca İran ve Türk ordularıyla çatışmalar yaşandı. Bu yolculuk, Barzani’nin ve peşmergelerin direniş azmini ve kararlılığını sembolize eden efsanevi bir olay haline geldi.
​Moskova’da Yaşam ve Siyasi Faaliyetler: Sovyetler Birliği’ne ulaştıktan sonra Barzani ve peşmergeleri, ilk başta Azerbaycan’da ve daha sonra Orta Asya’da çeşitli kamplara yerleştirildiler. Bu dönemde zor koşullarda “toprak kölesi” gibi yaşadıkları belirtilse de, Barzani diplomatik çabalarını sürdürdü. Moskova’ya giderek Kürt davasını Sovyet yetkililerine anlattı ve Kürtlerin haklarını savunmak için lobi faaliyetleri yürüttü.
​Uluslararası Alanda Kürt Sorununun Gündeme Gelmesi: Barzani’nin SSCB’ye sığınması, Kürt sorununun uluslararası alanda daha fazla görünürlük kazanmasına neden oldu. Soğuk Savaş dinamikleri içinde Barzani, Batı ile Sovyetler arasındaki denge politikasında bir aktör haline geldi. Bu süreçte hem ABD’den hem de diğer ülkelerden destek arayışına girdi. Sovyetler Birliği’ndeki bu sürgün dönemi, Barzani’nin uluslararası diplomaside deneyim kazanmasını ve Kürt mücadelesini sadece bölgesel bir mesele olmaktan çıkarıp, uluslararası aktörlerin dikkatine sunmasını sağladı.
​KDP’nin Yeniden Yapılanması: Sovyetler Birliği’nde kaldığı süre boyunca, Barzani Kürt Demokrat Partisi (KDP) içindeki siyasi liderliğini korudu ve partinin yeniden yapılanmasına yönelik çalışmalar yaptı. Bu dönem, 1958’deki Irak’taki monarşinin yıkılmasıyla birlikte Irak’a dönerek yeni bir mücadele dönemine girmesi için zemin hazırladı.

​Mücadelenin Sonu ve Mirası


​Cezayir Anlaşması: 1975’te Irak ile İran arasında imzalanan Cezayir Anlaşması, İran’ın Kürtlere olan desteğini çekmesiyle sonuçlandı ve Eylül Devrimi sona erdi. Bu durum, Barzani’nin mücadelesi için büyük bir darbeydi.
​Ölümü ve Mirası: 1979’da ABD’de vefat eden Barzani, Kürtlerin ulusal mücadelesinin ve bağımsızlık arayışının en sembol isimlerinden biri olarak anılmaktadır. Naaşı, 1991’de Kürtlerin Büyük Ayaklanması’ndan (Raperîn) sonra Barzan’a getirilerek defnedilmiştir.

Eylül Devrimi Mela Mustafa Berzani
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

H24 Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.