GÜZEL ÖLÜM
Cenab’ı Allah, Kur’an’ı Kerim’in Ayet’lerinde “güzel ölüm” olarak müslüman sıfatı ile can vermeyi öne
çıkarmıştır. İslâm Dini sentez kabul etmediği gibi Müslüman adının başına veya sonuna da sıfat eklemesi
yapılamaz fundamentalist, radikal, fanatik, muhafazakâr, mütedeyyin, mutaassıp, sağcı, demokrat, liberal,
laik, solcu, ılımlı ve benzeri yaftalar gibi. Kâlbin yumuşaması, huzura kavuşması için her gün ölümü
hatırlamak, meditasyon ve terapi egzersizleri ile ölüme hazırlanmak gerekir. Ruh bakidir, ölmek yok olmak
değildir. Yaşam ile ölüm iç içedir, Müslümanın ölümü çok anması ruhunu ve kalbini diriltici bir güç kaynağıdır.
Yaşadığımız batı medeniyeti insana ölümü unutturmuş, Ahiret bilincini kaybeden modern insan hem yaşadığı
hayatı putlaştırmış hem de insan olmanın amacını unutmuştur. Ölümden hiç kimse kaçamaz, bütün canlılar
ölümü tadacaklardır. Ölüm bilinci, insanın yanlış ve kötü davranışlara karşı bir frenidir.
ÖLÜM ÇEŞİTLERİ
İki çeşit ölüm vardır birisi ruhun bedenden ayrılması ile doğal ölüm, diğeri ise iradesini kiraya vermiş,
kişiliğini yitirmiş, kimliksiz ve günübirlik yaşayan bir ölü. Kişi öleceği günü ve yeri bilemez. Ömrün uzun
veya kısa olması ölçü değildir. En uzun süre yaşayan Hazreti Nuh AleyhisSelâm’a göre Hazreti Muhammed’i
(S.A.V.) düşündüğümüzde şu kanaate varırız: Önemli olan, hayatı iyi anlayıp verimli hale getirmektir. Ölümü
anmak ve ölüme hazırlanmak bir ibadettir. Sağlığında Cennetlikle müjdelenmiş adaletin sembolü Hazreti
Ömer (R.A.) her gün kendisine “Öleceksin Ya Ömer” hatırlatmasını yapması için ücretli yardımcı tutmuştur.
Hüccet’ül İslâm İmam Gazali’yi “Ölmeden önce, ölünüz.” Hadis’i Şerif’i Mutasavvuf olmasına neden
olmuştur. Hakk aşıkları ölüm anını, özlemin sona erdiği düğün gecesine benzetir. Nefsine esir olmuş
dünyevileşmiş kişilerde ölüm düşüncesi yüreklere kaygı, gerginlik ve korku düşürür.
ÖLÜMÜ DÜŞÜNMEK
Hazreti Muhammed (S.A.V.) “Ölümü ve öldükten sonra kemiklerin ve cesedin çürümesini hatırlayın.
Ahiret hayatını isteyen, dünya hayatının süsünü terk eder.” Prof.Dr. Necmettin Erbakan; “Aslında bütün
mesele, şerefli bir ölüm içindir.” Tasavvufta “Tefekkürü Mevt” diye adlandırılan “meditasyon ve terapi”
seansları gece vakti, loş ışık altında, seccade üzerinde, kıbleye dönük, kâlbe doğru eğilmiş baş, yumulmuş
ve ağlayan gözler ile aşağıdaki ideal örnek her gün yapılması istenmektedir.
1)- Ölüm Meleği’nin gelişi, Şeytan’ın yaklaşımı ve ruhun teslim edilmesi.
2)- Evde hazır bulunan bireylerin gözyaşıyla vedalaşma gösterileri.
3)- Gassalın gusül aldırması, kefenlemesi ve tabuta yerleştirmesi.
4)- Musalla taşında cenaze namazının kılınması ve helâlleşme.
5)- Cenazenin toprağa verilmesi, Kur’an okunması ve dua edilmesi.
6)- Gelenlerin ayrılması, imamın telkini ile sorgu meleklerinin gelişi.
7)- Cennet veya Cehennem’in açılan bir pencerede izletilmesi.
8)- Mahşer Günü’nün gösterilmesi ve ölen kişinin durumu.
9)- Sırat Köprüsü’nden geçerken kul hakkı dahil 7 sorunun sorulması.
10)- Amel defterinin soldan veya sağdan verilmesi.
“Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.” (Hadis’i Şerif)
KUR’AN’DA ÖLÜM
Ali İmran:185 “Her canlı ölümü tadacaktır.”
Enbiya:34 “Biz senden önce hiçbir beşere dünyada ebedîlik vermedik.”
Ali İmran:145 “Allah’ın emri olmadıkça hiçbir kimseye ölmek yoktur.”
ÖLÜMÜ ANANLAR
Hz. Muhammed (S.A.V); Kim ölümü çok zikrederse ona üç şey ikram edilir.
1)- Günahlarından çabuk tevbe eder.
2)- Hırs yerine kanaat sahibi olur.
3)- Allah rızası için amel işler.
AKILLI ve AHMAK
- Sahabe’i Kiran sordu; Ya Resulullah! Akıllı kimdir?
- Hz. Muhammed (S.A.V); Akıllı kimse, kendisini ölüme hazırlayan ve salih amel işleyendir.
- Sahabe’i Kiran sordu; Ya Resulullah! Ahmak kimdir?
- Hz. Muhammed (S.A.V); Ölümü unutup Dünya sevgisine dalan, nefsin heva ve emellerine kapılandır.





