”Fındık deposu serendi,” Doğu Karadeniz bölgesine özgü, ahşap malzemeden yapılmış geleneksel bir depodur. Bu yapılar, özellikle fındık, mısır ve fasulye gibi tarım ürünlerini saklamak için kullanılır.
Serendi’nin temel özellikleri şunlardır:
Yüksek Mimari: Genellikle dört veya daha fazla ahşap direk üzerine inşa edilir ve yerden yüksektir. Bu yükseklik, hem nemden hem de fare gibi zararlı hayvanlardan koruma sağlar.
Havalandırma: Yapının duvarları ve tabanı aralıklı ahşap çıtalardan yapılır. Bu yapı sayesinde ürünler doğal bir şekilde havalanır ve küflenme önlenir.
Çivisiz İnşaat: Serendiler, çoğunlukla çivi veya vida gibi metal malzemeler kullanılmadan, ahşapların birbirine geçme yöntemiyle inşa edilir. Bu geleneksel yapım tekniği, ahşabın esnekliğini ve dayanıklılığını korumasına yardımcı olur.
Birden Fazla İsim: Yöresel farklılıklar gösterebilen bu yapıya serender, merek, çöten veya nayla gibi isimler de verilir.
Serendiler, Karadeniz halkının tarım ürünlerini sağlıklı bir şekilde saklama ihtiyacından doğmuş, bölgenin kültürel mirasının önemli bir parçasıdır. Günümüzde hala bazı köylerde aktif olarak kullanılmaktadır.
Seren sahibi Mustafa Yazıcı, yapının tamamen el işçiliğiyle, makine kullanılmadan yapıldığını belirterek, “Bu ahşap yapı Rize’den geldi. Eskiden mısır, fasulye gibi ürünleri saklamak için kullanılıyordu. Fare giremez, havadar yapısıyla erzaklar bozulmadan korunabiliyor. Şimdilerde fındık depoluyoruz” dedi.
Yaklaşık bir buçuk asırlık tarihiyle bölgenin kültürel simgelerinden biri olan serendinin artık çok az bulunduğunu ifade eden Yazıcı, “Tam olarak kaç yıllık olduğunu bilmiyoruz ama dedelerimizden duyduğumuza göre 150 yıldan fazla geçmişi var. Bazen yabancılar da görmeye geliyor. Belediyemiz de bu yapıyı videoya çekerek kültür varlıkları listesine almıştı. Atalarımızdan bize yadigâr olarak koruyoruz” diye konuştu




