Pizza, Lahmacun, Börek, Pide: Bu Memleketin Hamuru
Biz bu ülkede aç kalmayız.
Çünkü biz hamurla konuşuruz.
Pizza diyorlar, yabancı sanıyorlar.
Lahmacun diyorlar, fakir yemeği sanıyorlar.
Börek diyorlar, “ev işi” deyip küçümsüyorlar.
Pide diyorlar, sadece Ramazan’a sıkıştırıyorlar.
Hepsi yanlış.
Pizza da lahmacun da pide de börek de aynı yerden gelir:
Taş fırından, el emeğinden, sabırdan.
Lahmacun; soğanı doğruysa, eti hileli değilse, hamuru lastik gibi değilse adamı doyurmaz, adam eder.
Bir lahmacun vardır, iki lokmada biter.
Bir de vardır, yedikten sonra susmazsın; çünkü et değil, bahane koymuşlardır.
Pizza desen…
İtalya deyip geçerler.
Oysa iyi pizza; iyi domates, doğru ateş ve açgözlü olmayan el ister.
Üzerine ne koyduğun değil, neyi koymadığın önemlidir.
Her şeyi basarsan pizza olmaz, karışık pide olur.
Börek…
Bu memlekette börek hafife alınır ama en zor iştir.
Hamuru konuşur, seni ele verir.
Yağını saklayamazsın.
İçini kandıramazsın.
İyi börek ustası, iyi aşçıdır. Nokta.
Pide ise bizim kimliğimizdir.
Karadeniz’de başka, Konya’da başka, Ege’de başka konuşur.
Kıyması azsa ayıp, peyniri yanık değilse eksik, kenarı gevrek değilse olmamış sayılır.
Ben şuna inanırım:
Halkın yediği yemek yalan söylemez.
Çünkü müşteri susar ama mide susmaz.
Bugün mesele pizza mı, lahmacun mu değil.
Mesele şu:
Ucuz numara mı yapıyoruz, düzgün iş mi?
Taş fırın hâlâ konuşuyor.
Hamur hâlâ karakteri belli ediyor.
Usta hâlâ kendini belli ediyor.
Gerisi tabela.




